trafiğe dair her detayı görüp, duruma uygun çözümler geliştirebilmek yetisi.
yani aslında bir nevi, araba oyunlarını yukarıdan oynamanın gerçek hayata uyarlanmış hali.

aynı anda;
hangi şeritte hangi araç var ve ne kadar hızlı gidiyor,
yayalardan herhangi birinin yola atlama riski var mı,
tali yoldan çıkan araç bulunduğum şeride taşar mı,
araba kaçıncı viteste,
ve daha bir sürü detayı kontrol etmektir.

her ne kadar manyaklık gibi görünse de aslında akıllı bir şekilde araç kullanmaktır, zira trafik toplu halde hareket edilen bir yer ve bireysel olarak mantıklı hamleler yapılmazsa her an çığırından çıkma potansiyeline sahip.

örneklerle açıklayayım:

mesela, tek gidiş tek geliş bir yolda ilerliyorsunuz ve karı şeritteki araç sizin şeridi dikey şekilde keserek yan sokağa dalacak. ona yol vermeyi salaklık akıllılık olarak değil şeritlerin durumuna göre ayarlamanız gerekir. eğer o aracın arkasında bekleyen yoksa ve sizin varsa yol vermemeniz, bulunduğunuz şeritte trafik oluşmaması için mantıklıdır. tersi durumda ise yol vermeniz mantıklıdır. amaç trafik yoğunluğunu bireysel çözümlerle azaltmak.

yine bir başka örnekte, arkanızda ambulans belirdiği anda hangi şeritte olursanız olun, hafifçe sağa yanaşıp "beklerseniz" ambulans rahatlıkla basıp gidebilecektir. oysa siz, biraz daha hızlı basayım, şuradaki cebe gireyim ambulansa yol vereyim diye uğraşırsanız, diğer araçlar da size yol vermemek için inat yapacak, dolayısıyla ambulansı daha çok geciktirmiş olacaksınız.
(bkz: ambulansa yol verme metodu)

çok güzel bir örnek olmamakla beraber, makas atmak da bu yetiye sahip olan şoförlerin daha iyi yapabildiği bir eylemdir. o anda her şeride hakim olma zorunluluğunuz vardır, aksi halde kaza kaçınılmazdır.

en güzel ve mantıklı örneklerinden biri de taralı alan uygulamasıdır. mevzu bahis durumda kendine yeşil yansa bile kavşak tıkalıysa girilmemesi gerekir. türkiye'deki çoğu sürücü "bana yeşil yanıyor, haklıyım, dalarım kavşağa, keriz miyim ulan be niye bir sonraki ışığı bekleyeyim?" kafasındadır, güle güle kullanması dileğiyle. sana yeşil yansa kaç yazar, kavşak tıkalı bebeğim.
(bkz: taralı alan)

veya, sokak arasında ilerlerken geri geri çıkan bir araca manevra yapabilmesi için yeterli alanı bırakmazsanız, park yerinden çıkışı haliyle uzadıkça kornaya asılırsanız, bu onu değil sizi acemi şoför yapar.

sayısız örnekler bu başlık altında uzayıp gidecektir eminim.

çoğu kez tıkanan trafiğin sebebi yolu okumadan yapılan akılsızca hamleler oluyor. ondan sonra da tıkanan trafiği kornayla açmaya çalışıyoruz. gerçekten muazzam bir toplumuz. vallahi türk milletinin küçükken yeterince lego oynamadığını düşünüyorum bazen. hangi parçanın nereye nasıl takılacağını bilseler, biraz daha büyük resmi görerek trafikte araç kullanabilirler.
(ya da en başta belirttiğim gibi araba oyunlarının yukarıdan oynamak gibi bir şey)

not: başlıkta yer alan ifade futboldaki "oyunu okumak" tan yola çıkarak tarafımca bulunmuştur. benden başka kullanan görmedim, varsa bilgilendiriniz.
tümünü gör
ilgili galeri