türk insanının dedikodu kültürünün bir parçasıdır. o kazayı görecek de, yapana küfredip rahatlayacak. sonra da gittiği yerde kazayı anlatacak. boş işler müdürü.

en son yılbaşında başıma geldi bu tarz bir olay. istanbul'dan ankara'ya gitmeye karar verdim yılbaşı günü. atladım otobüse tuttum ankara yolunu. erken saatte çıktığım için sorun yaşamam diye umuyorum ama bir yandan da elim yüreğimde. bir tır kaysa bolu tüneli kapansa bitti işte her şey, yılbaşını şoförle geçireceğim. otobüste yolu izleyen dayılar gibiyim, emekli gibiyim, albay gibiyim. biraz trafik yoğunlaşınca eyvah diyorum ilerde kaza var hayatta gidemeyiz ankara'ya.

neyse efendim böyle böyle ilerlerken bir yere geldik, trafik durdu. aha dedim şimdi tamam. önümüzde kaza var kesin, kaldık burada. hemen internete baktım 13 araç birbirine girmiş. bütün umudumu yitirmiş vaziyetteyim yani. sonra haberi biraz daha okuyunca fatk ettim ki kaza ankara yönünde değil istanbul yönünde olmuş. allah allah diyorum nasıl olur, herhalde bizim tarafta olan kaza yeni ki daha internete düşmemiş. neyse bi 10 dakika adım adım ilerledik. bir de ne göreyim sözlük. karşı şeritte çok kötü kaza olmuş ama tıkanan şerit bizimkisi. çünkü gerizekalı sürücüler kazayı seyrediyorlar! hayretler içinde kaldım yemin ederim.
dünya üzerinde kazanın olmadığı şeridin tıkandığı ilk kez bu ülkede olmuştur herhalde. akıl fiki izan diliyorum.

not: ankara'ya gece 12'den önce yetiştim neyse ki.
tümünü gör