Malumunuz 3-4 gündür Volvo xc90 ile birlikteyim. E haliyle yerden yüksek bir cip ile fazlasıyla vakit geçirip bütünleştim. Başlık ülkemizde cip kullanmak, cip kullanmak, hörgüçlü araba kullanmak gibi benzer şeyler ile çeşitlendirilebilir.

Bir kere yolu yüksekten görmek fazlasıyla güven veriyor. Trafiğin akışını yüksek konumdan seyredebilmek hakimiyeti arttırıyor. Cip siyah ve gerçekten xc90'ın göründüğü gibi jilet görünüyorsa kafanızı uzattığınız yerden geçmeme ve yol almama şansınız yok. Camlara film atarsanız yollarda mekanlarda sağda solda sizi kodaman sanmamalarının imkanı yok. Buna karşılık ülkemizde genel olarak hürmet görmeniz kaçınılmaz oluyor.

Başlıktan çok sapmadan birazcık mafyavari görüntülü cip kullanmaktan bahsettim. Yerden yüksek yapı ise alışınca insana garip hissettiriyor. Ondan inip alelade bir araca dahi binseniz kendinizi formula 1 alçaklığında sanıyorsunuz.

Türkiye yol şartlarında çoğu yerde zorlanmıyorsunuz. Altımı değdi çamura mı battı yana mı düştü diye. Araca binerken eğilmiyorsunuz. İnerken çok değişik iniyorsunuz. Trafikte her yeri görebilmenin verdiği haz hoşuma gitti.
Yapmayı sevmediğim eylem.

Koltuğu hep en alçak pozisyona getiren biri olarak, yüksek bir araç kullandığım zaman kendimi araca hakim gibi hissetmiyorum. Benim gömülebildiğim kadar gömülmem lazım.
Trafiğe hakimiyet konusunda katıldığım konu. Özellikle istanbul trafiğinde böylesine yukardan bakmak güvende hissettiriyor. Tabii her fiziksel kural gibi virajlarda bu güveni alamıyorsunuz doğal olarak.
trafik sıkışınca kaldırımın üstünden atlayıp diğer yöne geçmek için yapmak gereken eylem. en sevdiğim şeydir.

(bkz: trafikte kaldırımdan atlayıp terse dönmek)
bunlar da ilginizi çekebilir