• / 2
Şimdi ülkemizde en çok merak edilen konu hakkında birkaç bilgi vermek istiyorum sizlere. Sözlük yazarlarının bunları defalarca yalamış yutmuş olduğunun farkında olsam da okumak isteyenlere bilmeyenlere bir faydası olursa ne mutlu bana.

Öncelikle kabul edin ki, tek yetenekli olan siz değilsiniz. Evet belki gerçekten yeteneklisiniz fakat maalesef üzülerek belirtiyorum ki türkiyede işler yetenekle değil PARA ile yürüyor. İmrenerek izlediğiniz çoğu yarışçıya soru sorduğunuz zaman size ilk olarak paran var mı diye soruyor. Şimdi eğer paranız varsa bu yazıyı okumaya devam edebilirsiniz. (Bunları gerçekten üzülerek belirtiyorum)

Piyasada yarışan çoğu kişinin de sırf parası olduğu için yarıştığını unutmayın. Çok yetenekli pilotlar tanısam da defalarca kez türkiye şampiyonu olmuş olsa da sponsor olmadığından yeni sezonda belki yarışamayacak. Neyse konuya gelelim.

Şimdi nerede yarışacağınıza karar vermeniz gerekiyor. Pist, ralli, drift, tırmanma, karting, volkicar tarzı birçok tercihiniz mevcut.

Ucuzlardan başlayalım. Karting gayet ucuzdur eğer düzenli ayıracak paranız varsa fakat yaşınız ilerlemişse bir faydasını göremezsiniz. Yani genelde çocuklar içindir. Ruhunda yarışçı olmayı hissettiğiniz çocuğunuz varsa mutlaka yönlendirin.

İkinci olarak şansınız Volkicar. Kaç yaşında olursanız olun katılabiliyorsunuz. Tabii ki önce 600 tl karşılığında eğitimini alıyorsunuz. Sonrasında antrenman yapmak isterseniz 10 dakikası 150 tl. Diğer branşlar düşünüldüğünde gerçekten ucuz olan bir branştır. Tek marka kupasıdır yani herkes aynı araçla yarışıyor olacak. Bu yüzden teknik anlamda kimseden geriliğiniz veya önceliğiniz yok. Eğiticidir. V2 amatörler için olanıdır. 6.000 tl karşılığında 3 yarışlık bu seriye katılabilirsiniz. 3 yarış sonucunda ilk 3e para ödülü verilir. V1 challenge profesyonellerin yarıştığı kategoridir. Aslında prof derken yani motorsporu geçmişi olan en azından v2 yapmış olanlar gibi. Bunun maliyeti 48.000 tl civarıdır. Sezonda 7-8 yarış yapılır ve her yarış sonucu para ödülü vardır. Yani verdiğinizin daha çoğunu kazanma imkanınız vardır. Fakat kolay değildir.

Pistlere geçecek olursak pist yarışları mecvuttur. Tosfedden 600 ve 900 tl arası bir lisans bedeli ödeyerek lisanslı olursunuz. Pist aracı hazırlamanız gerekir. Her şeyi fia onaylı olmalıdır. En basit aracı 15.000 tlye alabilirsiniz. Fakat zevk alır mısınız bilemem.

Rallide de mevzu aynıdır. İsterseniz eğitimini alırsınız fakat eğitim fiyatları ateş pahasıdır. Sponsor yok denecek kadar azdır. Genelde kemikleşmiş kadrolar yarışır. Gençlere çok olanak sağlanmaz. Olanaktan kastım tamamen sponsor. Yine aynı şekilde lisans alarak hiçbir eğitim almamış olmanıza rağmen yarışmaya başlayabilirsiniz ama bu çok risklidir. 2000 tlye kadar yarış başına araç kiralayabilirsiniz. Genelde servis ücreti de eklenir üzerine. Kendim araba alayım derseniz en dandiği 15.000 tldir. Gram zevk almazsınız. Başınıza birçok tatsız olay gelir. İşin büyüsü kaçar. Soğursunuz. Zevk alabileceğiniz en ucuz araç 30.000 tldir. Her yarış aracın hasarı mecvut olarak artacaktır. Basit gibi görünse de en zor motorsporlarından birisidir. Kırıcı etaplar arasında servis yapmadan kilometrelerce yol katedersiniz. Servis ücretlerini karşılamak zorundasınızdır.

Drift için yine aynı şekilde drift aracı hazırlamanız gerekir. Hali hazırda drift akademileri mecvuttur. Onlara başvurabilirsiniz.

Kaskınız tulumunuz eldiveniniz ayakkabınız her yarış branşında geçerlidir. Bu ve bunun gibi atılımlarla yarışmaya başlayabilirsiniz.

Benim o kadar param yok kendime yetecek kadar var diyorsanız önerim şudur, varsa bir aracınız yavaş yavaş yükleyerek track day kovalamanızdır. Rakip kendiniz olacaktır. Her seferinde sürenizi azaltarak ilerletmelisinizdir. Son sınıra geldiğinizi düşündüğünüzde aracınızı satıp belki daha yüksek performanslı araçlara geçebilirsiniz.

Ben onla da uğraşamam ama harcayacak ufak tefek param var diyorsanız mutlaka Volkicar'ı deneyin. Örneğin kendi aracınızla istanbul parkta pist gününe 250 tl veriyorsunuz. Kendi aracınızdan yiyorsunuz. Benzin parası veriyorsunuz. Lastikler, cosurdamış frenler derken Volkicara 10 dk 150 tl vermek mantıklı iştir. Eğlencesini alırsınız. Süre kovalarsınız. Bir süre sonra sürüş dinamiklerinizde oldukça iyi şeyler hissedersiniz. Benzin sizden değil lastik sizden değil kendi aracınız değil. Daha karlıdır.

Karar sizin?
Eğer maddi durumunuz benim gibi ise hiç bulaşmamanız gereken durumdur.
En basitinden İstanbul Park 20 dk"lık sürüş ücreti yaklaşık 320 TL"dir.
1300 TL asgari ücretle çalışan birisinin 20 dk piste çıkmak için maaşının 1/4" ünü vermesi mantıklımıdır sizce?
Hiç kimsenin 20 dk piste çıkmak için 60 saat çalışması mantıklı değildir.
İşin yasal kısmına gelincede yönetim vergi adı altında beni soyup soğana çevirdikten sonra birde utanmadan sadece pistte adrenalin aramamı beklemesin.
1300 TL maaşla dünyanın en pahalı Benzin-Araba-Parça üçlüsünü kullanıp birde piste çıkayım öylemi?
Tavsiye konusuna gelince;
Benim nacizane tavsiyem drifttir.
Benim gibi kendi çapınızda amatör olarak yanlamak isterseniz eğer sanayiden 1 çift eski lastiği 50-100 TL"ye alıp keyfinize bakabilirsiniz.
Not: Başlık sahibi üşenmemiş o kadar şeyi yazmış, kendisine teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğunuz için. Evet maalesefki asgari ücretler doğrultusunda akla fikre getirilmeyecek olaydır. İnsanı üzer hiç yoktan yere. Ülkemizde tamamen zengin eğlencesidir, bakın zengin sporu dahi demiyorum. Tamamen zengin eğlencesidir. Zamanında çok değerli Türk yarışçılar birçok yoklukla baş ederek yarışmış ve bu bilgi birikimlerini her fırsatta yeni nesile aktarmışlardır. Fakat güncel dönemde böyle bir olay söz konusu değildir. Parayla edindiği deneyimleri parasız olarak gençlere aktarmak isteyen hiçbir vefakar pilot bulamazsınız. Kendine göre haklı yönleri de vardır haksız yönleri de vardır. Ne diyelim. Amerika başta olmak üzere çoğu ülkede devlet desteği tarzı fonlar aracılığıyla yetenekler bulunur, ortalama 2000 dolara bile ralliye başlayabilir, en ala sponsorları bulabilir ve kendinizi kanıtlayabilirsiniz. Sonrasında da zaten para ile değil yetenekle yürür işler. Sonra neden uluslararası bir yarışçımız yok. İşte bu yüzden. Dünya Ralli Şampiyonasında yarışan Martin Prokop tamamen Çek cumhuriyetinin devlet desteği ile yarışmaktadır. Bu sene Serkan Yazıcı'nın geldiği federasyondan umutluyum. Bakalım genç yetenekler için olanaklar sağlanacak mı. İnşallah diyelim.
Ekleme;

İzmir ve çevresi konumunda bulunan kişiler için bir artı vardır o da Ege asal motor spor'dur. 3-4 senedir yaptıkları bedava seçmeler ile 3 kişiyi tırmanma yarışına hazırlayıp yarıştırırlar ve birçok eğitim, ralli kampı vb tarzı organizasyonlara imza atarlar. Bedava yaptıkları için çok da ismini duymamış olmanız normaldir.
(bkz: ruh)
(bkz: para)
Sponsor
Para
Boş vakit
Yetenek
Şans
Zeka

Veya
(bkz: Playstation)
(bkz: Gran Turismo )
(bkz: GT Academy)
GT Academy için bütün yeteneğiniz yerinde olsa dahi ingilizceniz yoksa hiçbir şey ifade etmiyorsunuz demektir. En son finale giderken hızlandırılmış kısa süreli bir ingilizce kursu verilir fakat eleme turlarında "takım oyunu" içerikli çok aşama vardır. Bu "takım oyunu" içeriklerinde başka ülkelerden kalan gençler çatır çatır ingilizce konuşup birbirleriyle iyi anlaştıkları sırada siz de öylece bakıp anlamaya çalışırken oldukça zaman kaybedersiniz. Şayet 2015 yılında yarışma finaline kalan Türk arkadaşımız tam olarak bu durumu yaşamıştır.
(bkz: idol)
  • / 2
bunlar da ilginizi çekebilir