her araçta olan eylemdir. asla yağ yakmayan araç yoktur. sanayide yağ yakıyor diye tabir edilen araçlar aslında kabul edilebilir seviyenin üzerinde yağ yakan araçlardır.
Motor şu şekilde yağ yakar; yanma odasında patlama olduğu zaman piston ile gömlek arasındaki segmanlar üzerine çok yük bindiği için mikronluk seviyede esner. Senin o sıfır gibi oturduğunu düşündüğün segmanların da bir toleransı vardır. Segman ile gömlek arasından yanma odasına sürekli yağ sızar, sızmalı da yoksa tüm gömlek yağlanmaz. Yanma odasında kalan yağ da her ateşlemede yanar.

Yağ yakım miktarını değiştiren temelde iki değişken
vardır.

1. Araç kullanım şekli; eğer ki sürekli yüksek devir tapa gaz kullanıyorsanız o araç isterse sıfır km olsun bir kaç bin km için de yağ lambası yakacaktır. Hele hele son viteste tapa gaz hep yüksek süraatte ilerliyorsanız emin olun deponuzdaki benzin bitmeden karterdeki yağı bitirirsiniz. Normal devre göre neden hızla yağı tüketiyor derseniz, yukarıda da açıkladığım şekilde aracın en yüksek patlamalarının olduğu zaman son viteste son gazda olduğunuz andır. zaten düşük viteste olsanız araç kesiciye girecektir ve verdiğiniz gazın hepsi patlama yaratmayacaktır. son viteste ise zaten kesiciye sokamazsınız her patlama da en şiddetli halinde doğal olarak segmanlara her devirde maksimum yük biniyor, segmanlar piston üzerindeki yuvalarına doğru esniyor ve yanma odasına daha fazla yağ giriyor.

2.Motorun eski olma durumu; sürekli sürtünmeden kaynaklı segmanlar ve silindir gömleği aşınıp durur, belli bir noktadan sonra çiziklerle dolu olan silindirin bu mikronluk çiziklerinden yanma odasına sürekli olarak yağ sızar. Burada durum her viteste ve her devirde. Buna zaten yapılacak tek şek rektefiye dedikleri işlemdir. Silindir bloğu sökülür be silindir yuvaları bir aşındırma yöntemi olan honlama ile tekrar pürüzsüz bir yüzey elde edilene kadar dışa doğru genişletilir. Bir nevi zımpara yapılır. Bu kez orijinal piston ve segmanlarınız bu yuva için küçük kalır. Sanayilerde duyduğunuz binde 25 binde 50 binde 100 segman attık gibi terimler de buradan gelir. aslında santimetrenin binde 25 i kadar daha geniş çaplı piston ve segman takıp araç eski sıkıştırma oranına ulaştırılmaya çalışılır.

edit: bu yağ yakma olayı çoğunlukla olan olaydır. kara duman atma olayından anlaşılır. eğer soğuk marşta motor ısınana kadar beyaz duman atma olayı varsa o subap contalarının eskimesinden kaynaklıdır.
Fazla yağ yakan arabaya verilen emir. Yakma artık be yakma.
bunlar da ilginizi çekebilir