Honda' nın bulup geliştirdiği ve yine onun tarafından kullanılan "Değişken Zamanlamalı Supap Kontrol Sistemi" ( Variable-valve Timing and Electronic-lift Control ) sistemdir. Bu sistem hangi devirde hangi supap zamanlamasının kullanılacağını belirler ve her devirde en verimli çalışmayı sağlar. Devir yükseldikçe egzantirik milleri supapları daha fazla açık tutarak motora giren hava&yakıt oranını yeniden düzenler. Böylece araç düşük devirde daha az yakıt tüketirken yüksek devirlerde de harika bir performans sunar. DOHC VTEC, SOHC VTEC, i-VTEC, VTEC-E gibi çeşitleri vardır. Ülkemizde en yaygın bulunanları DOHC ve i-VTEC dir. Honda ürettiği bu harika sistemde S2000 modeli üzerinde bulunan f20c kodlu DOHC VTEC motoru ile oldukça uzun bir süre litre başına güç rekorunu elinde bulundurmuştur.
Türklerin elinde mındar olan teknolojidir.
Hayatları arabalarını kesiciye sokmakla geçen bu tipler olmasa, zamanına kadar ne kadar ileri bir teknoloji olduğu daha net görülür. Filtre-egsoz modifikasyonları ile çok ciddi güçler elde edilmektedir.
Fazla devir dönmesi ile meşhur teknolojidir.
Artık emisyon sınırlamaları nedeniyle üretilmemektedir. Yerini turbo beslemeli motorlara bıraktığı için daha da değerli bir hale gelmiştir.
Emisyon kuralları yüzünden tarih olmuş teknolojidir.
kyoto sözleşmesi çerçevesinde artık firmalar düşük emisyon değerleri için uğraşmaktadırlar.
Atmosferik motorlar genel olarak yüksek emisyon değerlerine sahip bu sebepten ötürü herkes turbo ünitelere geçiyor. Vtec'te bu akıma kurban gidenlerden biri. Yeni type-r'da da bu bloğun olduğu söylenmekte olsa da video'lardan izlediğim kadarıyla pek öyle bir durum yok.
İntegra Type-R ve b18c yi hatırlatan müthiş teknoloji
90' lardan itibaren atmosferik motor performasının zirveye ulaşmasındaki en önemli unsurlarından biri olan değişken subap zamanlaması teknolojisinin Honda cephesindeki karşılığıdır. düşük devirlerde olabildiğince ekonomik (ki bu motorun ölü gibi davranmasına neden olur), üst devirlerde ise kıvrak ve güçlü (ve tabii ki olabildiğince müsrif) olmasını sağlar. En basit şekilde çalışma prensibini açıklayacak olursak:

Alt devirlerde normal bir atmosferik motor şeklinde davranan motor belirli bir üst devire ulaştığında (yanılmıyorsam 5500-6000 üzeri) emme subaplarını daha fazla ve daha uzun süre açık bırakarak yanma odasındaki hava-yakıt karışım miktarını arttırır, dolayısı ile bu oluşan güç "
VTEC just kicked in yo " deyiminin oluşmasını sağlar.

Görsel olarak nasıl çalıştığını gösteren kısa video için buraya,
azıcık daha uzun video için buraya tıklayabilirsiniz.

Bildiğim kadarıyla diğer markalardaki aynı amaca hizmet eden teknolojileri örnekleyecek olursak:
BMW: vanos
Mazda: VICS
Toyota: VVT-i
Mitsubishi: MIVEC

Not: Başka markalardaki isimleri mesaj atarsanız buraya ekleyebilirim.
bir çok japon arabasında kullanılan teknolojidir.
honda bunlardan başı çekendir. Sesini en çok duyurduğu model ise honda civic type-r 'dır.
Sanırım typr türk'lerin de en çok sevdiği hot-hatch 'tir.
Gençlerin genellikle ağızları ile açtıkları teknoloji.
Vuhaaa ta ta ta ta yapanları illa ki görmüşsünüzdür.
Aslında olay öyle değildir, vtec açmadıkça o bayıldığınız honda s2000 falan yokuş çıkamaz.
Sürekli devir çevirmek zorunda kalırsınız. En güzeli turbolamaktır.
hayat tarzı edilebilecek slogana sahiptir,

(bkz: 5500'den sonra hayat durur vtec başlar)
Yanlış bişmiyorsam müthiş performanına rağmen çok yüksek torklu bi motor değildir vtec. Bu sebeple ilk hızlanma konusunda çok da başarılı değildir.
  • / 2
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri