Gittikçe artan pazar payının eseri olarak Suv ve Crossover’lar etrafımızı fazlasıyla kapladı. Bilgisayarlar mı robotlar mı dünyayı ele geçirecek derken yakında bir Suv ayaklanması görmemiz kaçınılmaz oldu.

Geçtiğimiz yıl 2. nesline kavuşan Tiguan, 2 farklı 1.4 TSi, 1.6 TDi ve 2.0 TDi olmak üzere 4 farklı motor seçeneğine sahip. Bizlerle olan motor ise 150 beygir gücündeki 1.4 turbo benzinli motor.

Alman otomobilleri genellikle tasarım dili olarak köklü değişiklikler geçiren otomobiller değillerdir. Örneğin Japon otomobilleri gibi uçuk kaçık farklar çoğu kasa değişimlerinde olmaz. Tiguan da bir önceki neslinin görüntüsünü fazla kaybetmeden birazcık daha karakteristik görüntü unsurlarına kavuşmayı başarmış. Daha oval olan hatları birazcık daha keskinleşerek, köşeli tasarım dili kullanılmış.

Ön yüzünde panjurun far grubuyla bir bütün olarak görünmesi benim yeni VW tasarım dilinde en çok hoşuma giden detay. Son nesil Passat’ta da bu yüzü görmek oldukça hoş. Markaların ise çoğu otomobilini artık aynı ön yüz görünümüne kavuşturması ise kaçınılmaz bir son. Led teknolojili gündüz farları da panjurdan gelen ışıltıyı sonuna kadar devam ettiriyor.

Profilden baktığınızda ise tavan rayları ve çamurluk, marşpiye boyunca uzanan siyah plastik Suv görüntüsünü destekler nitelikte.

Arka kısmına geldiğimizde ise başta bahsettiğim köşeli hatlar aracın kaslı ve yapılı görünmesinde oldukça fazla pay sahibi. Stop gruplarının da özellikle keskin hatlara sahip olması hala tanıdık şeylerin üstüne birazcık daha karizma eklenmesine neden olmuş.

Fazla uzatmadan içeriye geçelim, lakin içerisi de hala tanıdığınız unsurlara fazlasıyla sahip.

Dışarıdaki sade ama ağırbaşlı tasarım dili kabinde de gün yüzüne çıkıyor. VW araçların kabinleri genel yapı itibariyle zaten olması gereken her şeyi olması gerektiği yerde barındırıyor ve bunu çok iyi başarıyor.

Oturmuş olduğunuz alcantara koltuk, tuttuğunuz deri direksiyon simidi, elinizin ulaştığı konsol düğmeleri gibi çoğu ayrıntı tam da olması gerektiği kaliteye sahip. Tiguan’ın iç malzeme kalitesi hiçbir rakibinin gerisinde değil. Üst kısımlarda yumuşak plastik üstüne düşen görevi tam anlamıyla yerine getirirken alt kısımlar birazcık daha sert plastikler ile kaplanmış. Kapı içlerinde kullanılan halı döşemeler ise buraya koyduğunuz malzemelerin ses çıkararak sizi rahatsız etmesinin önündeki en büyük engel.

Konsol düzeni hala çok tanıdık olsa da ortadaki 8 inçlik multimedya ekranının yanı sıra km göstergesi de tamamen dijitalleşmiş ve fazlasıyla kullanışlı bir yapıya bürünmüş. Ortadaki ekrana gerek duymadan dilediğiniz çoğu işlemi direksiyon üzerinden gerçekleştirebilmenizi de yine bu yeni dijital ekran sağlıyor. Ortadaki dokunmatik ekran ise VW’nin dokunmatik ekrana rağmen yine de çoğu şeyi tuşlarla yapabilmenizi sağlayan alt yapıya sahip. Hiçbir işlem dokunmatik ekran var diye buraya hapsedilmemiş. Kullanımı en kolay ekranlardan birisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Highline donanım seviyesine sahip olan test aracımızda, alcantara döşemeler, dijital km göstergesi, ledli gündüz farları, yağmur ve far sensörleri, hız sabitleyici, 8 inç multimedya ekranı, paddle shift, ayarlanabilir arka koltuklar ve katlanabilir ön kultukların standart gelmesinin yanı sıra ne yazık ki anahtarsız giriş, geri görüş kamerası, koltuk ısıtması ve sunroof gibi donanımların opsiyonel olması üzücü. Daha doğrusu bu opsiyon listesinde özellikle geri görüş kamerasının üst donanım seviyesinde dahi opsiyonel olması üzücü olan tek taraf oluyor.

Arka koltuklarda ise sunulan yaşam alanı fazlasıyla geniş. Panoramik cam tavana rağmen herhangi bir baş sıkıntısı çekmediğiniz gibi bir NBA basketçisi değilseniz diz mesafesinde de sıkıntı çekmenizin imkanı yok.

Havalandırma kanalları, kol dayama, ön koltuk arkasındaki hem okuma sehpası olabilen hem de düz konuma getirilebilen sehpalar, hem sırtlığı ayarlanabilen hem de ileri geri yapılabilen arka koltuklarla arka yaşam alanı fazlasıyla kullanışlı.

Bagajının ise 615 litre yükleme hacmine sahip olmasıyla segment standartlarında hayli üst konumlarda olduğunu söyleyebiliriz.

Gelelim artık sürüş özelliklerine.

Tiguan’ın sürüş özelliğinde de aynı kabinde olduğu gibi fonksiyonellik fazlasıyla ön planda. 1.4 litrelik TSi motor Aktif Silindir Yönetimi sistemine sahip. Yani kullanmanıza gerek duymadığı zamanlarda 2 silindiri devre dışı bırakarak yakıt tüketimine katkıda bulunuyor. Güce ihtiyaç duyarak gaza dokunduğunuz anda ise anında devreye sokmakta herhangi bir sıkıntı yaşamıyor. Genel yapısı itibariyle görüş açılarını fazlasıyla beğendiğim Tiguan şehir içi günlük kullanım koşullarına fazlasıyla uygun. Geri görüş kamerasının bulunmaması dışında park sensörlerinin iyi çalışması, dönüş çapı ve görüş açıları size fazla zorluk çıkarmıyor.

Tekrar motordan bahsetmemiz gerekirse 150 beygirlik güç ve 250 nm’lik tork Tiguan’a fazlasıyla yetiyor. Hızlanma konusunda 6 ileri DSG’nin de hızlı tepkileri ile birleşen motor şanzıman uyumu gerektiği zaman ara hızlanmalar gerçekleştirmenizi olabildiğince kolaylaştırıyor. DSG birazcık sıkışık trafikte ve fazla ileri geri manevralarında “acaba?” sorusu sorduruyor fakat bu pek uzun sürmüyor.

Şanzımanı sport moda aldığınızda ise ihtiyacınız olan yüksek devir ve yüksek güce rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Tabii ki performans ihtiyaçlarınız karşısında 1500 kg’lık bir kütleyle baş başa olduğunuzu da unutmamanızda fayda var. Aracın boyutlarına rağmen frenler fazlasıyla güçlü. Sürüş anlamında Tiguan’da en beğendiğim ayrıntı frenler oldu. Test aracı olmasına rağmen yorulmamış ve sağlam oluşları kalitesini ortaya koyar nitelikteydi.

Virajlarda ise fazlasıyla yana yatmalar yaşatmayan Tiguan, bazı rakipleri ve hatta bazı binek otomobillerin dahi verdiği dengesiz tepkileri vermiyor. MQB şasinin hünerleri yol tutuş konusunda da Tiguan’ın en büyük artılarından birisi.

Yalıtım konusunda Tiguan içeride size fazlaca dinginlik yaşatmayı hedefliyor. Motor sesi ve altında bulunan sert hamurlu kış lastiklerine rağmen yol sesi, içeriye ulaşma konusunda inanamayacağınız kadar geç kalıyor. Sadece SUV yapısı ve aynalar yüzünden olsa gerek rüzgar sesini yüksek hızlarda hissediyorsunuz ki bu da diğer sesleri duymadığınızdan kaynaklanıyor.

Yakıt tüketimi konusunda ise performanslı kullanmak isterseniz 1.4 litrelik motor, 1500 kg’lık kütle karşısında yenik düşebiliyor. Fakat daha sakin kullanımlarda şehir içinde 6-7 litrelerle dolaşmak mümkün. Trafiğin yoğunlaştığı sürüşlerde ise 8 litre gibi bir değer görebiliyorsunuz. Otomatik vites ve fazlasıyla büyük bu kütlenin düşük hacimli bir motor ile bu değerleri yakalaması bence fazlasıyla normal. Bundan daha düşük bir yakıt tüketim değeri zaten beklenemez. Fakat trafikte kaldınız diye sizi felaketlerle buluşturmaması artı yönlerinden birisi.

1.4 litrelik TSi motor ve DSG ile Tiguan’ın fiyatı 120.000 TL’den başlıyor. Değişen kur şartları ve ülke durumundan dolayı net bir fiyat yazmak artık hiçbir test otomobilimiz için mümkün değil. Belirttiğimiz fiyat 2 hafta sonra uçuk bir rakama ulaşabiliyor. Bu yüzden güncel fiyatları markaların resmi sitelerinden takip etmeniz en doğru olan seçenek olacaktır.

Sonuç olarak Tiguan aslında gene tam da tipik bir VW. Her şey olması gerektiği gibi. Süslü oyunlar, absürt tasarımlar, ilgi çekici detaylar yok, her şey olması gerektiği gibi fonksiyonel ve kullanışlı. Annenizin de dediği gibi; “nereye koyduysan oradadır!”

Tiguan da işte aynen öyle.
"Nereye koyduysan oradadır." Gerçekten şu cümle beni benden aldı. Yine çok güzel bir yazı olmuş. Emrecan beyi tekrar tebrik ediyorum bende bir test yazısı gelsin artık diyordum ki geldi. Güzel de oldu. Tiguandan sonra bir de kodiaq bekliyorum şahsen bakalım Tiguan mı kodiaq mı?
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri