1949 - 1983 yılları arasında üretilmiş olan bus'lardır.
T1'ler 1949-1967 yılları arasında
T2'ler 1968-1989 yılları arasında
T3 ise 1980-1983 yılları arasında üretildi.

Bunlardan ülkemizde en çok T2 bulunmaktadır. İkinci el pazarında çokça bulunabilir ama hemen hemen hepsinin iyi bir revizyona ihtiyacı vardır. Ön camı tek parçadır. Ucuz olduğundan dolayı hippi'lerin genellikle tercih ettiğidir.
Retro yaşam tarzını beğenmiş hippi gençlerin vazgeçilmez itemidir. Benim de kanım ısınır. GÜzel modlanmış halleri sevimli durur. Okulumda bir tanesi bulunmaktadır, tepesinde sandal,kürek vs dekoru bulunur.
Bir ara kendisi yüzünden köfte yapıp satmayı bile düşündüğüm güzellik. Ne tasarım yapmışsın be allahsız Volkswagen.
volkswagen daha şirinini üretene kadar en şirini bu.
Volkswagen'in kuruluşundan beri Beetle ile birlikte hafızalardan silinmeyen modeli. Her ne kadar II. Dünya Savaşı'nın en büyük tedarikçilerinden biri tarafından tasarlanmış olsada, ironiktir barış yanlısı hippilerin en bilinen sembollerine dönüşmüştür. Günümüzün Transporter serisinin atası kabul edilen bu üç nesil kendi aralarında karekteristik özelliklere sahiptir. Bunlar:

- Tıpkı Beetle'da da olduğu gibi arkadan motor, arkadan çekişli RR düzen. Bundan dolayı arka yükleme eşiği göbeğinizin üstüne kadar yükselir. Pick up versiyonları ilginç görünse de bu sebepten dolayı kullanışlı değildir. Öte yandan motor çekişin olduğu tekerlerin üstünde olduğu için çekiş problemi yaşatmaz (en azından teorik olarak öyle tahmin ediyorum).

- Cab over tasarımı nedeniyle ön tekerlerin üstüne konumlanan sürüş pozisyonu. Avantajı yüksek oturma seviyesinden dolayı SUV'lardaki gibi görüş açısını arttırır, yola hakim olmanızı sağlar. Ayrıca ön cam aracın tam burnunda konumlandığı için şehir içi ve park manevraları kabiliyeti yüksektir. Dezavantajı ise yine bu sürüş pozisyonunda aracın en uç kısmında bulunduğunuz için çarpışma anında darbeyi sönümleyecek bir bölge yok. Çarpışma anında kemeriniz takılı ise direksiyon karnınıza saplanıp bağırsaklarınızı ortaya saçar, takılı değilse zaten camdan fırlayıp uçarsınız. Ayrıca sürücünün oturma pozisyonu ön tekerleklerin önünde olduğu için garip bir sürüş deneyimi yaşatacağını düşünüyorum.

Biribirinden ayrılan taraflarına gelecek olursak:

T1
İlk nesli olan T1 nam-ı diğer Bulli, markanın ikinci ürettiği modeli olduğu için Type 2 kasa koduna sahiptir. Type 1 yani Beetle ile aynı hava soğutmalı motorları paylaşır. İki parçalı ön camı karekteristik özelliklerinden biridir. Hatta bu ön camlar açılabilir, yaz aylarında püfür püfür gezebilirsiniz. Camdan bahsetmişken birde Samba versiyonunun DeLuxe opsiyonlusu vardır ki aracın içinde güneş görmeyen yer yoktur (sera gibi mübarek). 23 pencereli olarak bilinen bu modelde üstüne üstlük açılabilir bez tavan da vardır.

T2
Kombi adıyla bilinir daha çok; Tasarımı itibariyle tost ekmeğine benzediği için lakabı Breadloaf'tır. Şekil olarak T1'den küçük görünse de uzunlamasına olarak daha büyük ve daha ağırdır. Serinin en uzun süre bantta kalmış versiyonudur (2013'te Brezilya'da üretim bandına veda etti). Bundan dolayı hem hava hem su soğutmalı benzinli motorlara hem de dizel motorlara sahip olmuştur. Ayrıca Flex Fuel olarak adlandırılan hem etanol hemde benzin kullanabilen motorları da mevcuttur.

T3
Serinin en son üyesi, günümüzün tipik kalas VW çizgilerini taşır. 80'lerin köşeli tasarımlarının etkisinde kalmasının yanında teknolojik açıdan da bir fırlama gerçekleştirmiştir (hidrolik direksiyon, klima, ısıtmalı aynalar vs.). 50/50'ye yakın ağırlık dağılımına sahip olması etkileyicidir. Volkswagen'nin ilk dört çeker teknolojisi olan syncro transporter serisine ilk olarak T3 ile giriş yapmıştır. Bütün bunların dışında Porsche'nin el attığı sınırlı üretim versiyonları da vardır. O dönemdeki Carrera'dan alınan 3.2 6 silindir boxer motor arkaya yerleştirilmiş, test yatağı ve personel taşıma aracı olarak kullanılmıştır. (bkz: swh)
geleceğe dönüş filminde kullanılan delorean'dan esinlenilerek şöyle bir versiyonu tasarlanandır.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri