• / 3
"Üniversite de (baba parasıyla) araba sahibi olmak" daha doğru olur sanırım.
Zira ülkemiz şartlarında hem üni'ye gidip kendi arabasına sahip olan birini bulmak oldukça zor.
ortalama 20 yaşında üniversiteye başladığını düşünürsek, kendi parasını biriktirmesi gerektiğini de varsayarsak, eeee bir de bunlara en kötü arabanın 15 bin tl civarında olduğunu eklersek. Sanırım 16 yaşında hafta sonları ayakkabı boyuyorum üniversite için kendime araba alacağım diyen yiğit yok denecek kadar azdır. Var ise de onu koruyun kollayın o heriften zarar gelmez!
Benimdir bu. İlk 2 sene arabasız diğer 3 sene arabalı olduğumdur durumdur. Araban var keşke benim de olsa diyenlere inşallah diyorum. Ama bazı çekemeyen arkadaşlarda isyan ediyorlar doğal olarak. (Bu arada zengin falan da değiliz arabamda etse etse 16.000 tl eder. )Tek soru soruyorum sizlere. Babanın kendi arabası var mı? -Geneli var diyor(yok diyeni görmedim). Ardından cevabım ''benim babamın yok, kendisi ben kullanayım diye bana verdi arabasını'' diyorum susuyorlar. Not: yaşadığım şehir ve okuduğum şehir farklı. Aynı şekilde bir arkadaşım var adamın babası galerici ve ciddi zenginler. Ama babası altına 1 tane araba vermiyor mesela. Baba faktörü önemlidir.
Ayrıca bunu soranlara bakıyorum adamda sigara var alkol var arkadaşlarıyla takılmak var boşa para harcamak var ... Var oğlu var. Sen birde araba alacaksın ve onu besleyeceksin ona bakım yapacaksın vs vs... Zor iş onlar . Ayda en az 500 tl arabaya masrafınız oluyor arkadaşlar yapmayın etmeyin. Kaldırabileceğinizi düşünüyorsanız bu işe girin. Zira ben arabayı yanımda götürmeden önce hesaplarıma göre 250 tl aylık masrafı geçmiyordu. Derken arabayı aldık ''Kanka şuraya gidelim, kanka buraya gidelim'' ciler çoğaldı. Kış gelir kışlık lastik , yakıtı , yağı suyu, arada hafif arıza yapar yaptırırız , fren balataları biter , arkadaşın teki iç kapı kolunu kırar , 3-5 yere sürtersin , gelir birisi sürter , 1 sene dolar sigorta biter yine onun derdine düşersin vs.vs. diyerek bütçeyi kastıracak bir çok unsur olur. Dikkat edin derim.
Tabiii hepsini bir kenara geçtim iyi yönleri ,
Arkadaşlarının 1.5 saatte ulaştığı okula sen 15 dakika da gidersin.
Sabah 9 dersine 8.45 te kalkıp herkesten önce sınıfa oturabilirsin.
Acil durumda atlayıp halledersin. Kampüsü boydan boya yürümene gerek kalmaz.

Yani demem o ki her arabası olanın babası zengin değildir . Her arabası olan baba parası yemiyordur. Biraz düşünüp ona göre yargılamanızı öneririm. Teşekkürler. İnşallah hepiniz istediklerinizi elde edersiniz :)
Sözlükte yeni yeni oluşan bir güruh hakkında gözlem yapmamı sağlayan başlıktır. Bu güruh sadece sözlükte değil son 10 senedir ülkede baya baya kendine yer edinmeye başladı. Ayni gözlemi öğrenci arabası başlığı altında yapmak da mümkün. Bu arkadaşlar nedense belli seviye üzerinde maddi durumu olan ve bu konuyla ilgili yeri geldiğinde iki kelam eden yazarları direk eksiliyorlar. Birincisi bir çok insan öğrenciyken araba alabilir bunun için türkçe oyununa gerek yok. İkincisi babası veya ailesi aldıysa ne mutlu ona, insanları ''yok babası almış, yok kendisi nereye alıyor'' diye başarısız göstermeye gerek yok. İçinizdeki ezilmiş insandan kurtulun ki sizde ilerde çocuğunuzu bmw ile yollayın üniversiteye zira başarılı olmak için önünüzdeki en büyük engel içinizde sakladığınız bu ezilmiş ruhtur.
Çalışarak alınmış olması veya baba parasıyla alınmış olmasının buradaki konu ile ilgisini çözemedim açıkcası. Bu başlığın konusu üniversite öğrencisinin arabasının olması, nasıl alındığı değil.
Başlık "üniversite de araba sahibi olmak" değilde "üniversiteye arabayla gidebilmek" olsaydı yorumum farklı olurdu. Tekrar söylüyorum. Baba parası ya da gömü bulması hatta hatta iddia'dan voleyi vurması beni bağlamıyor.
Benim kendimce yorumum; üniversiteye giderken kendine araba alabilecek parayı biriktirebilen kişi görmediğim yönündedir. Hem çalışıp hem okuyup araba sahibi olan kişiyi anlatan başlık ise bunun imkansıza yakın olduğunu düşündüğümü söylüyorum.
Ayrıca bu başlıklar size ne anlatıyorsa onun ile ilgili enrty girebilirsiniz değil mi? Bana üniversite de araba sahibi olmanın imkansız olduğu ya da desteksiz olamayacağını düşündürüyor ve bunu anlatıyorsa bu şekilde enrty yazarım.
Bu saatten sonra Sözlük formatını tartışacak değiliz değil mi?
Kimsenin, aman kırılmasın diye sırtını kaşıyacak durumum ya da o zamanlar arabam yoktu diye kıskanmışlığım yok.
Yine bu başlığın altına, "bknz. arkadaşlarından mazot parası isteyen delikanlı" da diyebilirim. Bu benim özgür fikrimdir.

Arabayla giden tipler kendilerine, "yalakalık" yaptıklarını düşünenleri burada eleştiriyor, yerebiliyor ve hatta bunu araba anahtarını masaya koydukları ortamlarında bunu saygınlık olarak görüyorsa ben de tam tersini düşünebilirim değil mi?
Müsaadenizle buna iznim var değil mi?

Bu arada arkadaşım, herif 5 lira yol parası vermesin diye sana saygı duyuyormuş, af edersiniz ama sokayım öyle saygıya! O herif seni kaşıyarak kendini bir şey sanmana sebep olup, seni sağıyor bilgin olsun! Hatta kısmen senden daha zeki olduğunu bile düşünebilirim.

Arkadaşında bahsettiği gibi aylık masrafı en az 500 kağıt olan bu metal yığınlarının okurken beslenmesi zordur.
Yani öğrenciyken bi paket makarna ya 4 kişi girildiği zamanlarda "kanka bu bakım parası" diyerek para ayırabiliyorsa tebrik ederim. Ayrıca babası da almış olabilir şanslıymış. Bunda utanılacak bir şey yok. Ha gücünüze gidiyorsa o ayrı... Ama bizde bir laf vardır el s.... ile gerdeğe girilmez!
Okula ara sıra babasının panelvan minibüsü ile gidebilmiş ve arkasına alabildiği kadar kişiyi yol parası vermesin diye evlerine dağıtmış bir kişi olarak yeri geldiği için söylüyorum, bugün "bmw" sahibi olabilecek kapasite de biri olmama rağmen, bir evladım olsa da mezuniyet gecesine kadar tıpış tıpış binecek o otobüse. Yok öyle küçük dağları ben yarattımcılık...
Genellikle üst ya da orta-üst sınıf aile çocuklarının sahip olduğu imkandır. Kendi aracım yok aile aracı var ama yakıt sarfiyatı ve otopark ücreti yüzünden zaten kullanamıyorum, eminim o otomobil sahibi öğrenciler de yakıt paralarını kendileri verseler ya da ailelerine külfetli gelse onlar da okul bahçelerine araçlarını biraz zor çeker. Kısaca bu tür öğrenciler babalarının sadece ikinci araçlarını kullanırlar. Ben okulundan feragat ederek kazandığı üç beş kuruş parayla yurt(ya da ev), yemek, yol,ders materyali masraflarının yanında araba sahibi olan bir öğrenci tanımadım hayatımda. Benim bir garezim yok alana da kullanana da hatta kazasız belasız kullanmalarını isterim ama bu araçları kendileri alamazlar, eksi üstüne eksi basıp tetiklenecek bir şey yok bunda diye düşünüyorum, hayatta her şeyin yapılamayacağını söylemek neden eziklik ve kıskançlık olsun ki?
Bir ust versiyonu icin (bkz: lisede araba sahibi olmak)
özel üniversitede okuyorsanız ve otoparklar fakülte önündeyse değişik bir durum. Her hafta farklı otomobille giderken bakışların onlara göre değiştiğini çok rahat görebiliyorum. Etiket ve gösteriş çok önemli bu ülkede tabi.
Bu arada sınıfta arabalık ne durum olursa akla ilk gelen siz olursunuz.
  • / 3
bunlar da ilginizi çekebilir