Bana millettemi para var yoksa bizmi fakiriz dedirten durumdur.
Ülkemizde her 5-6 kişiden birisi neredeyse 100 bin TL"lik arabalara biniyor.
Üstelik çoğuda 25-35 yaş arasında olan gruplar.
Yanlış anlaşılmasın;
Kimsenin arabasının olmasını istemez değilim, "ALLAH" bana 1 tane araba veriyorsa herkese 5 tane versin.
Bu durum normal arabalar içinde geçerlidir.
Trafikteki arabaların çoğu en azından 30-40 bin TL"lik arabalar.
Ülkedeki işsizlik almış başını gitmiş, kiralar 500 TL"den başlıyor çoğu yerde.
Ülkenin neredeyse yarısı zaten asgari ücretle çalışıyor.
Asgari ücret desen 1300 TL.
Asgari ücretle çalışan birisinin 39-40 bin TL"lik araba alabilmesi için 30 ay hiç birşey yememesi gerekiyor.
EEE bu adamın kirası var, elektriği var, suyu var, yemesi-içmesi var ve daha nice gideri var.
Ben lise-üniversite zamanlarında elime 3-5 kuruş para geçsin diye haftasonları seralarda sabah-akşam çalışıyordum. Ama genede ay sonunu zor çıkarıyordum.
Yaklaşık 1 yıldır yurtdışında yaşıyorum, şu anda kaldığım evin önünde 60-70 tane civarında araba var.
Hepsinin fiyat ortalamasını hesaplarsak en baba 4-5K fiyat ortalaması çıkar, belkide çıkmaz bile.
Ki bu geneldede böyledir, yaşadığım şehirdede gördüğüm arabaların fiyat ortalaması en fazla 6-7 K"dır.
Eğer yurtdışındada aynı durum geçerli olsaydı herkesin 1 tane Skyline GTR R35 sahibi olması gerekirdi.
Millet araba-benzin-mazot diye isyan ediyor ama çoğununda altında ne arabalar var.
"Sonuç olarak ya Millette para var yada biz bişeyleri bilmiyoruz".
aslında o arabaların hiç birinin kendilerine ait olmadığı gerçeği vardır. çünkü bir çoğu kredilerle taksit taksit öderim mantığı ve tüketim çılgınlığı ile alınan bankaların arabalarıdır.
Milli aşağılık kompleksi ve bunun getirdiği gösteriş merağımız. Herkes aslında millete parası kadar değer verdiğinden ve kişi de bunu yaptığından ilk gösteriş sembolü olan cep telefonundan sonra ikinci olarak arabaya dökeriz parayı.
şirketlerin az vergi vermek için yaptığı dalaverelerin sonucu. aslında bir taşla iki kuş. hem lüks araçlara biniyorsun, hem de şirkete gider gösterip vergiden kısıyorsun. günümüzde çoğu lüks araba şirketlerin üstüne yapılıyor ve sonra hususi olarak kullanılıyor. baba iş için kullandığını söyleyebilir ama eşine ve çocuklarına verdiği arabalar suistimal sınıfına giriyor. büyük ihtimalle arkaları sağlam veyahut gelen denetçilerle arasını iyi tuttuğundan sıkıntı olmuyor.

gelgelelim, maliye bakanlığı bu konuya uyanmış gibi. denetimlerini sıklaştıracaklarmış. şirket kullanımı dışında lüks otomobiller, yatlar, katlara bir sınır filan getirilmesi planlanıyormuş. sokaklarda gördüğümüz lüks araçların sayısı azalabilir önümüzdeki yıllarda.
kız mevzusudur.
bunlar da ilginizi çekebilir