Sorgulanması gereken, yaygın bir sevgi. Bir aracın dizel versiyonu için, benzinde görece fazladan yakacağın yakıt parasının kat ve kat fazlasını peşinen bayiye ödüyor, dizel motorun görece fazla motor sesini çekiyorsun. Tüm bunlar yetmezmiş gibi yüksek bakım maliyetlerini karşılıyorsun. Üstelik performans konusunda büyük açığı olan bu küçük hacimli dizel motorlar bunu yüksek torkla kapatmaya çalışsada, benzinlilere göre başarısız kalıyor. Buna rağmen herkes dizel az yakıyor demekte. Hem az yakıp, hem de benzinli performansını verse neyse. Gerçekten ilginç. Yılda yüksek kilometre yapanlara sözüm yok. Fakat diğer insanların da inatla dizel almasını anlamıyorum. Evden fakülteye, fakülteden eve giden öğretim üyesi de, aracını sadece ev alışverişini yapmak için kullanılan emekli de fazladan para verip dizel alıyor. Full paket benzinli araç alabilecek iken, boş donanımlı benzinli araç alıyorlar. Ben bu oyunu bozarım. Kısmen eşe-dosta yaptığım tavsiyelerle bozuyorum da.
Her aldığı ürün karşısında devlete domalan halkın bari yakıt alırken az domalayım dediği için içinde olan sevgidir.
Ne yapacağını şaşırmış yurdum insanı ne yapsalar ne etseler de aldıkları arabayı kolay satsalar diye düşünüyorlar el mecbur.
Türkiye de otomotiv sektörü bu şekilde olduğu sürece yapacak bir şey yok.
İnsanımıza 1.0 ecoTsi 1.0 ecoboost vb. Motorları denetmek lazım.
Sorgulanması gerektiğini düşünmediğim sevgidir. Burada bazı faktörler var, bir defa çok kilometre yapılıyorsa dizelin avantajlı olduğuna hem fikiriz zaten. Fakat aslında az kilometre yapanlar için de bence dizel avantajlı. Nedenine gelince, öncelikle yeni kompleks yapıda turbo benzinli motorlarla beraber bakım masrafı açısından dizel benzin arasındaki makas biraz daha kapandı zaten. İkinci bir durum sıfır alırken verilen fazla para konusu. Sıfır alırken fazla para veriliyor fakat az kilometreli ( yılda 10-15k civarı yapmış mesela ) temiz kullanılmış dizel araçta ikinci elde adeta altın gibi değerli oluyor, alırken verilen farkı satarkende neredeyse aynen iade ediyor ve üstüne resmen gününde satılıyor insanı uğraştırmıyor. Bence asıl en can alıcı nokta, evet 1.4 veya 1.2 turbo benzinli üniteler ekonomi potansiyeli taşıyor ama sürekli dede modunda kullanmaya razıysanız yapıyor bunu. O kadar sakin kullanımla bile benzinli bir motor dizelin kasmadan normal bir sürüşle elde edilmiş tüketimine güç bela yaklaşmayı ancak başarabiliyor. Türkiye gibi yokuşu bol, trafiği düzensiz bir ülkede bu neredeyse ızdırap. Dizelin en büyük avantajı özellikle bu noktada ortaya çıkıyor. Tempolu sürüşte, yüklüyken veya yokuş yukarı vs. gibi durumlarda tüketimi çok abartmıyor. Bu şekilde kullanılan durumlarda benzinli motorlar anormal değerlere ulaşabiliyor rahatlıkla. Amaç ulaşım sağlamak, A noktasından B noktasına kasmadan gitmekse, kafa rahat bir şekilde yakıt düşünmeden temponu ayarlamaksa yıllık kilometreden neredeyse bağımsız olarak dizel iyidir. Benim tarafım belli, her zaman benzinden yanayım ama ben otomobile sadece ulaşım aracı olarak bakmadığım için böyle. Ama halkımız bu tercihinde haklı bence.
Dunyanin en pahali yakitini kullanan halk olarak gayet normal bir durumdur. Pekte ustunde durmamak gerekli. He sorgulayacaksak yakit fiyatlarini sorgulamaliyiz.
bunlar da ilginizi çekebilir