Alfa Romeo'nun bazı motorlarında kullandığı, silindir başına iki adet buji düşen ateşleme sistemi.
Anladığım kadarıyla periyodik bakımda oldukça sağlam bir buji masrafı çıkaran motor.
adından da anlaşılaşılacağı üzere 2 ateşleme demektir. 1987-2009 yılları arasında 4 farklı jenerasyonu üretilmiştir.
8V'dirler. Silindir başına 1 küçük ve 1 büyük buji düşer. Motor bloklarının pek sağlam olduğu söylenemez özellikle de silindir kapakları. Motor ömrü nispeten kısadır. Sanıldığı kadarda iyi performans göstermediler. Çift patlamalı olması motor sesine yansıyor. sanırım alfacıları bu cezbediyor olsa gerek.
yüksek hızlarda aracın daha atik davranmasını sağlayan alfa teknolojisi. vites atıp gaza bastığınızda çok net hissedersiniz.
Çift bujili ateşleme sistemidir.
aracı şaha kaldırmasının yanı sıra, sesiyle sürücüye de ekstra keyif veren güzelliktir.
aslında performanstan ziyade yakıt ekonomisi ve konfora yönelik iyileştirmedir. normalde tek bujide ateşleme yapılınca, bujiye göre uzak noktada kalan yakıt enerji üretemeden piston aşağı inmeye başlayıp etkili sıkıştırma noktasından uzaklaşıyor, bu sebeple yanma odasında benzin israfı yapmadan tüm yakıt enerjiye çevrilmeye çalışılıyor. buradan ekonomi elde ediliyor. bunun yanında tek noktadan bujili sistemlerde ateşleme tek ve güçlü olduğu için her patlama vuruntu yapıyor, çift bujili sistemler farklı ateşleme zamanı ayarlayarak daha akıcı bir yanma sağlıyor ve vuruntu azalıyor. bugün aslında bir çok araba bu sistemi kullanıyor. hatta 97 üzeri pololarda bile bu sistem mevcut. motosiklet motorlarında da çokca rastladığımız bir durum. hatta dünyada ilk defa bajaj markası pulsar modelinde 3 bujili sistem kullandı.
İkiz kıvılcım anlamına gelmektedir, Alfa Romeo denilince akla gelen durumdur.
Alfa Romeo ile özdeşleşmiş olması nedeniyle onun özelinde konuşuyorum. En küçük hacimlisi 1.4 litre olmak üzere 1.6, 1.7, 1.8 ve 2.0 litre olmak üzere 5 farklı hacimde üretilmiş bir motordur. 8 valf ve 16 valf olmak üzere iki farklı versiyonu mevcuttur. Bu motorların güçleri 105 beygirden 155 beygire kadar değişmektedir. 8 valfli olan versiyonlarında silindir başına 2 adet eşdeğer boyutta buji düşer. 16 valfli olan versiyonlarında ise silindir başına biri büyük biri küçük olmak üzere 2 adet buji düşer. Bazı versiyonlarında bujiler az bir zaman farkıyla ardışık ateşleme yaparken bazı versiyonlarda iki buji aynı anda ateşleme yapmaktadır. 1.8 ve 2.0 versiyonlarında değişken uzunluklu emme manifoldu bulunmaktadır. Ayrıca tüm versiyonları değişken subap zamanlamasına sahiptir. Açıkcası her hangi bir genellemeye tabi tutulamayacak kadar farklı versiyonları olan bir motor. Ansiklopedik bilgi kısmını burada noktalayıp diğer kısıma geçiyorum.

156 2.0 selespeed kullanıcısı olarak deneyimlerimi biraz özetlemem gerekirse, öncelikle bu motorların sesi çok güzel. Gerçekten çok güzel. Dört silindirli, günlük kullanım için dizayn edilmiş hafif performanslı, d segment bir sedanda bulunan bir motora göreyse felaket güzel. Zaten motorun kendini muadillerinden ciddi anlamda ayırdığı noktaların başında bu geliyor. Tamamen standart haliyle bile hem içeride hem dışarıda gayet kendini belli eden bir motoru var. Pek huyum değildir ama olurda gazlarsam (kıyamıyorum), aracım tamamen orijinal olmasına rağmen diğer araçların içindekilerden tutunda cadde sokakta bayaa ötelerde yürüyenlere kadar dikkatleri çekecek kadar sesi var. Sadece egzoz değil, emiş sesi de gayet gür.

Motorun başarılı olduğu diğer noktalardan birine gelirsek, gerçekten seri karakterli bir motor. Devirlenme hızı, gaz tepkileri çok güzel. Rölantide biraz gazla oynayıp devirlenme hızına bakınca bile hemen dikkat çekiyor bu durum. Çok ani şekilde üst devirlere çıkabilen bir yapısı var. Alfa Romeo'da motorun seri karakteristiğini kullanmak adına bu motorları kısa şanzımanlarla kombine ettiği için genelde gücününde biraz daha üstünde iş yapıyor gerçek hayatta. Motor 3000 devirin üstünde gerçekten çok istekli ve 7250 devir çevirebiliyor. Özellikle 3000 deviri geçtikten sonra değişen cam phase ile bir anda gelen itki gücü gerçekten keyif veriyor. Zaten 3000 devirin altında da motorun bu kadar devir çevirmeyi seven yapısı ve seri karakteristiğinin bedeli olarak alt devirlerde torku 1.4 litre atmosferik motordan hallice olan bir araba kullanarak ödüyoruz. Yine bu noktada sanırım çift bujili olmasının ve hava filtresi gibi elemanların mümkün olduğunca büyük hacimli olarak ve soğuk hava çekecek şekilde konumlandırılması dolaysıyla motorun nefesinin kesildiğine denk gelmedim. Yani sıcak havalarda yüklüyken, uzun yokuşlarda yokuş yukarı yüksek hızlarda çıkmaya inat ederken vs. dahi asla bir bayılma, gaz tepkisinde kötüleşme, şişme olayı yaşamadım bu da bir diğer güzel tarafı. Aynı şekilde gücüne ve performansına nazaran kendi döneminin aynı hacimdeki motorlarına kıyasla yakıt tüketimi makul bir motor. Yakıtı verimli kullandığını net şekilde söyleyebilirim.

Kısaca ses, performans ve performans/yakıt tüketimi açısından gayet başarılı bir motor.

Şimdi negatif taraflarına gelirsek;

Bujilere değinilmiş, 8 tane olması ve kendine has bujileri olması dolaysıyla biraz pahalı oldukları (390 tl - takım olarak) doğru ancak orijinal bujilerinin ömrü 100.000 km olduğu için bunu ben pek problem olarak görmüyorum ama görenler olabilir tabi. Bunun yanında yağ, filtre periyodik bakımı dışında her işi, işçiliği zor bir motor. Gerçekten en ufak bir parçayı değiştirmek diğer arabaların aksine saçma sapan süreler alabiliyor. Bunun yanında birde kendine has ve kompleks bir yapısı olması dolaysıyla düzgün bakması idame ettirmesi özel ilgi istiyor. İtalyanların mühendislik anlayışı güzel bir motor yapalımda nasıl bakıyorlarsa baksınlar bize ne tarzı olmuş ciddi anlamda. Ya gerçekten iyi niyetli ve bu motordan da anlayan bir ustanız olacak yada iyi niyetli bir ustanız olacak ve siz bu motordan iyi anlayacaksınız. Motor ne çok dayanıklı, ne de söylendiği kadar dayanıksız. Biraz nazlı fakat bu motorların erken bitenlerinde sorumluluk çok büyük oranda kullanıcı kaynaklı onu net şekilde söyleyebilirim. Twin spark motorlar bir miktar yağ tüketir, bu sürücünün kullanım alışkanlıklarına göre değişir. Biraz ısınmaya meyilli bir yapısı var 2 litre olanların. Özellikle yaz sıcağında sıkışık trafiği falan çok fazla sevmiyor. Bir problem oluşturmuyor ama dikkatli olmakta lazım hararetine bakarak olmakta fayda var.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri