e artık yeter dediğim sayıdır.
Avrupa ülkelerinde artık insanlar scooter alıyorken biz neden hala araba alıyoruz acaba dedim okuyunca. bu araçların %61'i binek araba, %16'sı kamyonet, %15'i motosiklet, %8'i traktör imiş.
Her şeye tamamda Türkiye'de ne kadar çok traktör varmış yahu.
4 kişiye 1 araba düşen istatistik. Yani bu şu demek, ülkedeki herkes arabalara doluşabiliyoruz. Dışarıda da tek bir kişi kalmıyor.
Tüm ülke olarak arabalara doluşabilme fikri güzelmiş dediğim başlık.
Her gelir düzeyi belli bir seviye üstünde olan ailenin kapısı önünde en az iki araç olduğunu göstergesidir.
Bu arabaların 9 milyonu istanbuldaymış. Yok artık dedim duyunca. Şehir şehir değil araba mezarlığı.
Her evde 3 otomobil olduğundan normal olan rakamdır.
Zaten yarısı İstabul'da arabaların şaka gibi.
Şuradaki listeye bakarsanız sıralamanın gelişmişlik seviyeleri ile ne kadar yakın ilişkili olduğunu da görebilirsiniz.

Buradan çıkarmamız gereken ise asıl sorunun araç sayısı değil denetim, eğitim ve bilinçsiz kullanım olduğudur. Hadi belki ABD'nin araç odaklı şehir planlaması bu durumu ortaya koyuyor olabilir. Öte yandan Avrupa'nın, Japonya'nın, hatta krizden ağlayan Yunanistan'ın bile bizi ikiye katlaması sorunu apaçık ortaya koyuyor.

Avrupa'da evin önünde iki araba dururken insanlar toplu taşımayla işlerine gidiyor. Geçtim şehirler arasını, ülkeler arasında bile trenler en önemli ulaşım aracı. Söylesenize bizden başka hangi ülkede işine gitmek için kıtalar arası yolculuk yapanlar var?

Bizdeki "Servis" kavramının batıda hiç bir karşılığı yok biliyor musunuz? Sadece "school bus" kavramı var ki çocukların da araba sürmesini beklemezsiniz heralde. Ayrıca hoşumuza gitmeyen "herkes çocuğunu ikamet ettiği yerdeki okula yollayacak" kuralı onlarda tıkır tıkır işliyor.

Çok ekmek yememiz lazım çook...
Arabaların bu kadar pahalı olmasına rağmen durum bu, birde ucuz olsaydı kişi başı 1 araba rahat düşerdi heralde. En azından ben 2 tane alırdım.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri