Hepimizin gün içerisinde defalarca yaşadığı durumlardır. İş - okul gibi zorunlu yolculuklarımızda başımıza sürekli gelirler, umursamamak pek elde değildir, kafayı takar iyice sinir oluruz.

O durumlardan bazılarına gelince:

- Öndeki minibüsün 10 saniyesi kalmış yeşil ışıkta geçmeyip yolcu almak için durması. Banko kırmızıya kaldın demektir.

- Konsolda basmak istediğiniz tuşa bakmadan basamamak. O an inat eder o tuşa ulaşmak için 40 takla atarız ama nafile, olmayınca olmuyor.

- Düz boru sahibi bir apaçinin trafikte yanınızda takılıp kalması. Gitmediği için sesi de bir türlü gitmez, cam kapattırıp müzik açtırır adamı deli eder.

- Trafikte telefonla uğraşan insanlar. Lavuk snap mi atıyor, insta'da kız mı kesiyor belli değil. Tek belli olan araba kullanmadığı.

- Sis farları açık gezenler. Arka sisleri açıksa idamlık, ön sisleri açık ise müebbet hapisliktir bu tipler. 50 beygir arabaları sis farları açık olunca sanki 150 beygir oluyor gibi davranırlar.

- Ayarsız farlar. Arkanızdan geldiğinde aynanızdan gözünüzü kör etmeye çalışır. Özellikle fiat ducato'yu tasarlayan mühendisin ellerinden öpüyorum.

- Dumanlı dizeller. Gözün gibi baktığın otomobilinin açık hava filtresinden ciğerlerine pislik gönderirler. Tek yaptıkları etrafı kirletmektir.
pratik zeka gerektiren yerlerde insanların trafik işleyleşini rahatlatamadıkları her andır. ne demek istediğimi şurada uzun uzun anlattım daha önce.
(bkz: yolu okumak)
yaz ayında belediye otobüsünün yanına denk gelmek. bütün egzozu yersiniz.
tek arabanın geçeceği yolda sokağın başından yeni girmesine rağmen dibinize kadar gelen sürücüler.
saymakla bitmeyecek binlerce detayı barındırır.bir tanesini açayım:

kırmızı ışıkta beklerken telefonunu kurcalayanlara lafım yok ama göz ucuyla da ışığı takip etmiyorsa lafım var arkadaş. bazen o kadar kısa yanıyor ki yeşil, 2 veya bilemedin 3 araç anca geçebiliyor. en öndekinin akılsızlığı yüzünden bir belki 2 sonraki ışığa kalınca çıldırıyorum mesela.
elinden gelse bisikletlileri ve motosikletlileri böcek gibi ezecek şoför müsveddeleri yüzünden her gün yaşadığım olaydır.

yahu aynana bak be adam bu kadar zor olmamalı. ha gördüğün halde üstüne gidiyorsan diyecek lafım yok; insanlık da bu kadar zor olmamalı.
sadce şoförler değil yayaların da dahil olduğu durumlardır.

tamam yaya her zaman önceliklidir ama bazen de biraz etrafına öncelik verse çok da bir şey kaybetmez diye düşünüyorum. mesela, bir sokaktan yer altı garajından bir araba geri geri çıkacak diyelim. o geri geri gelip manevra yapabilsin diye arkasındaki kişi insanlık yapıp durup bekliyor; dolayısıyla arkasındakiler de. eğer mevzu bahis yer bir de iki sokağın köşesine denk gelir bazen, iki taraflı kilitlenir trafik. işte tam bu sırada, o geri geri çıkmaya çalışan araç zaten arkasını zor görürken yayanın biri ısrarla arkasından geçmeye çalışır. yahu 5 saniye beklesen zatem adam çıkacak yola. hem trafim açılacak hem de sen yürümeye devam edeceksin. ama yok, gram zeka yok ki adamda. illa geçecek orada. tabii yan sokaktam gelen adam da olayı göremediği için asılacak kornaya. o zaten iyice allahlık bir durum.

bak yine sinirlendim ya, açmayın şöyle başlıklar.
sıkışık trafikte geç kalkıp önüne sürekli araba alan araçlar.
(bkz: sinyal)
Önü boşken 40 km hızla giden yaşlı amcalar veya kadın sürücüler.
  • / 4
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri