Dünyanın en saçma olayıdır.

Önüne gelene ehliyet verilen memleketimde "hele ehliyeti alayım da trafikte öğrenirim sürmesini" düşüncesinde yüzlerce insan bulunur ki bu en tehlikeli durumdur.

Ehliyet ona "araba kullanmayı öğrendiğinde" verilmediği için vatandaş böyle bir çözüme gitmiştir.

Şimdi birkaç örnekle son vereceğim yazıma. Kim futbol oynamayı süper ligde derbi maçına çıkıp oynayarak öğrenir?

Kim kickboks öğrenmek istiyorsa ringe atlayıp gökhan saki ile dövüşür?

Hanginiz yüzmeyi oknayusta öğrenirsiniz? En fazla bir havuzda deneyimlemek ve kendinizi ölçmek istersiniz.

Yani diyeceğim o ki öğrenebileceğiniz her şeyi trafiğe kapalı yerlerde uzaklarda kuytu köşelerde öğrenin. Sonrasında trafiğe çıkarak trafik algınızı ve bilincinizi geliştirebilir, oturtabilirsiniz.
Eğitim tabiki trafikte olmalı.Trafiğin yoğun olmadıği saatlerde,her türlü hava koşulunda alıştırma yapmak daha doğru olur.Kavşakları,virajları dönmeyi ,stop etmeden hareket etmeyi,yokuşta kalkış yapabilmeyi baskı altında kalmadan sabırla refleksler otomatikleşinceye kadar tekrar tekrar deneyerek zamanla o kadar da zor olmadığını göreceksiniz.

Trafik bir pist değil,trafiktekiler pilot değil o kadar gözünüzde büyütmeyin.Kendi sürüşünüze güvenseniz bile karşıdakinin hata yapabileceğini hesaba katarak sürün.
her ne kadar kapalı alanda pratik yapıldıktan sonra trafiğe çıkılması öğütlenmesine rağmen o fanus ile gerçek dünya arasında kocaman bir fark olduğunu göz ardı edemeyiz. trafikte gördüğümüz zaman hepimiz kızarız, çünkü direksiyon başındayken her şeye kızabilme potansiyeline sahip oluruz. o kişi, o trafiğe çıkmadan neler olacağını bilemez.

evdeyken kendi başınıza top oynamanız ile sokakta arkadaşlarınızla oynamanız arasında fark var değil mi? tek başınıza oynarken edindiğiniz tecrübe size ne kadar fayda sağladı peki?
Sanılanın aksine asla trafiğe çıkmayın demedim. Gerekli bilgileri ve pratikleri edindikten sonra trafiğe çıkarak trafik bilincini edinin dedim. Dememin en büyük sebebi ehliyet verilirken insanlara hiçbir şey öğretilmemesine rağmen verilmesi. Yani ehliyet bir araç değil. O belge cepteyken çıkılan trafik de aynı cepte değilken çıkılan trafik de aynı.

Genel olarak demek istediğim direksiyon hakimiyeti hakkında pedal hakimiyeti hakkında araç hakkında hiçbir pratik yapmadan bunu trafikte yapmaya diretmek. Her ne kadar saçma sistem sana o ehliyeti vermiş olsa da kendin de biliyorsun ki araba sürmeyi bilmiyorsun.

Trafiği çok büyütmeme konusuna gelecek olursak 36 km hız ile bir yaya öldürülebiliyor. Yapılan çoğu güvenlik testi 62 km hızda yapılıyor. Çoğu aracın aslında limiti 90 km/h.

Farkına varmadan büyük hatalar için, geri dönüşü olmayan yollara girmeniz için 1 saniyeden kısa bir süre yeterlidir trafikte. Yaşadıklarımdan da esinlenerek diyorum ki trafiği ciddiye alın. 1.viteste 10la gidilen trafikten bahsetmiyorum. Fren yerine gaza, gaz yerine frene basmak işte öncesinde hiç pratik yapmayanların işi. Eğitim tabii ki trafikte olacak ama öncesinde antrenman ve alıştırma mutlaka trafiğe kapalı alanlarda olmalı. Kaldı ki bu süreç zaten ehliyet alma girişiminde gerçekleşmeli.
bunlar da ilginizi çekebilir