Oha anasını... filmde 15 bin dolar diyordu Jesse, sadece motora iki katını yatırmışlar gerisine bakmadım bile... Toz yutturdukları 375 beygirlik F355 bugün 60 bin dolardan başlıyor. Ayrıca yukarıdaki yazanlara göre hiç de "10 seconds car" falan değilmiş pehh... Hazır Godzilla bu başlığa uğramamışken bir iki şey karalayayım bari (bkz: swf).

Bu otomobil filmin sayesinde toplumsal açıdan birçok algının değişmesine neden olmuştur. Her ne kadar sinematik açıdan çok iyi bir film olarak görülmese de filmden önce; bırakın sıradan insanları, "casual car enthusiast" sınıfından insanlar için bile dünyanın en hızlı arabası Ferrari idi. Hızlı araba sahibi olmak sadece cüzdanı kalın abilerin kırmızı arabasından alabilmekti. İlk filmle birlikte "Built not Bought" mottosu küresel anlamda yükselişe geçti. Çok değil bi on yıl önce bizim kore malını hor gördüğümüz gibi hor görülen doksanların japon efsaneleri hızlı araba sahibi olabilmenin en kısa yolu haline geldi. İnsanlar elindeki imkanlarla o cüzdanı kalın abilere ders vermeye başladı (bkz: karadenizli abinin civic vti ile sınavı). Tabii bu durumun ekmeğini aftermarket firmaları da bolca yedi.

Günümüze baktığımızda ise aradan geçen 15 yılda yine pek çok şey o abilerin lehine olacak şekilde değişti. Film bile son serisinde dünyanın en balon şehrindeki iki gökdelen arasında iki elin parmaklarını geçmeyen sayıda üretilen bir süpersporun uçurulmasına dönüştü. "911 Turbo killer" olarak tanıtılan Nissan GTR bazıların gözünde nam-ı diğer robin hood 100 bin dolardan fazlaya mâl oluyor(bu konuyu ilerde daha detaylı gtr başlığında incelemeyi düşünüyorum). Yani ibre yine kalın cüzdanlı abiden yana artık. Öte yandan GT86 olsun MX-5 olsun yüzümüzü biraz olsun gülümsetebiliyor. Firmaların biraz gazımızı alması gerekiyor, yoksa Müslüm Baba'nın dediği gibi "yakarsa dünyayı garipler yakar".

Bu yazının sonunu da filmdeki o sahne ile bitirelim; fakir ama gururlu..
tümünü gör
ilgili galeri