Yazı: Uğur Durukan Çakılcı

Japon markanın 2016 yılında Sakarya fabrikasında üretimine başladığı CH-R fütüristik ve spor tasarımıyla ilk bakışta dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Son dönemde iyice kızışan crossover segmentine iddialı bir giriş yapan CH-R’ın en büyük kozu, sınıfındaki tek hibrit motor seçeneğine sahip olması.
Toyota’nın ilk crossover modeli olan C-HR, aynı zamanda ülkemizde üretilen ilk hibrit model olma özelliğini de taşıyor. Nissan Qashqai, Hyundai Tucson ve VW Tiguan gibi iddialı modelleri kendine rakip olarak gören otomobil bu grubun en yenisi olarak dikkat çekiyor.
Benzinli versiyonları 92.950TL’den başlayan fiyatlarla satışta olan modelin hibrit versiyonları ise 116.900TL’den alıcı bekliyor. Testimize 1.2 lt’lik benzinli dört çeker Dynamic donanımı ile katlan CH-R’ın detayları sizlerle…

Tasarım
Japon üreticinin 2012 yılında benimsediği “Keen Look” tasarım anlayışıyla şekillendirilen CH-R bunu bir adım ileriye taşıyarak şu ana kadar bu felsefeyle tasarlanmış en ilgi çekici Toyota modeli olarak öne çıkıyor. Crossover sınıfındaki en büyük rakibi Nissan Qashqai’in daha alışıldık tasarımı aksine çok daha sert bir tasarıma sahip olan CH-R, tasarım olarak sadece bayanlara yönelik değil erkeklere de yönelik bir tasarıma sahip olduğunu vurguluyor.
İlginç bir şekilde kompakt görünen C-HR, bir küçük sınıfta yer alıyor gibi algılanabiliyor. Oysa 4360 mm uzunluğundaki otomobil, Qashqai gibi iri görünen bir araçtan sadece 17 mm kısa, 1795 mm genişliğiyle 11 mm daha dar ve 1565 mm yüksekliğiyle 25 mm alçak bir yapıda. Adındaki harflerin Coupe High Ride (C-HR) anlamına gelen bir aracın yüksek olmasını beklemiyorsunuz ama gerçekten tasarım boyutları çok iyi bir şekilde kamufle ediyor.
Önde ince bir far tasarımına sahip olan model mercekli farlarla geliyor. Karartılmış ön farların standart olarak geldiği otomobilde ‘Techno’ paket opsiyonu alındığında ise ön farlar “LED” teknolojisine kavuşurken, arka tarafta da karartılmış LED’ler aynı paketle geliyor. LED farlarla birlikte gelen kayarak yanan sinyaller ise güzel detaylardan biri olmuş.
Arkaya doğru alçalan bir tavan yapısına sahip olan CH-R’da siyah renk tavan opsiyonu da sunuluyor. Sadece dört gövde rengiyle birlikte gelen siyah tavan seçeneği alındığında modelin aynaları ve arka spoyleri de siyah geliyor ve tavan ile bir bütünlük oluşturuyor. Siyah tavan kaplama olarak tercih edilirken aynaların da kaplama olarak tercih edilmesi ilginç olmuş. Test aracımızda soyulmaya başlayan ayna kapakları bu kaplamanın uzun ömürlü olmayacağının bir habercisi niteliğinde diyebiliriz.
Alçalan tavanın sonunda ise bizleri oldukça büyük bir spoyler bekliyor. Gerçekten çok güzel bir tasarıma sahip olan kanat, CH-R’ın spor tasarımını destekleyen ögelerden biri.
C sütununa saklanan kapı kolları ise modeldeki diğer sportif dokunuşlardan. Oldukça küçük bir arka cama sahip olan CH-R’da kelebek camı da unutulmamış ve arka camın açılması sağlanmış. Hatırlarsanız Citroen’in DS4 modelinde tasarımdan ödün verilmemek adına arkada kelebek camı koyulmamıştı ve bu yüzden arka camlar açılamıyordu, Toyota bu hataya düşmemiş.
Dynamic donanımıyla gelen jantlardan söz etmesek olmaz. Oldukça güzel bir tasarıma sahip olan jantlar siyah-gri çift renk olarak tasarlanmış ve modeldeki diğer siyah detaylarla oldukça bütün bir hava katıyor. Jantlara dikkatli bakıldığında ise topuklu bir bayan ayakkabısına benzer bir desene sahip olduğu dikkat çekiyor.
C-HR her noktasında üzerine düşünülmüş olduğunu gösteren detayları ve boyutlarını saklayan tasarımıyla gerçekten son yıllarda ortaya atılan en sıradışı tasarımlardan biri. Crossover sınıfına yeni giriş yapan bir üretici için son derece cesur bir hamle diyebiliriz.

Kabin
Kabine geçildiğinde ise fütüristik tasarım devam ediyor. Tavan döşemesinde ve kapı içlerinde yer alan baklava desenleri ilginç detaylardan biri olurken, arkaya doğru alçalan tavanı ve küçük arka camı yüzünden arka tarafta dar bir görüş açısı kullanıcıları bekliyor.
Standart olarak kumaş döşemeye sahip olarak gelen CH-R’da deri döşeme seçeneği de opsiyonel olarak sunuluyor. Toplam dört farklı döşeme seçeneğine sahip olan modelde trim renkleri de döşemeye göre çeşitlilik gösteriyor. Mavi döşemeye sahip olan test otomobilimizde göğüste de kullanılan mavi kaplama dikkat çekerken diğer döşeme seçeneklerinde burası gri renk olarak sunuluyor. İlk bakışta piyano siyahı gibi görünen, ancak ışık vurduğunda içindeki simler ortaya çıkan kaplama malzemeleri özellikle güneşli havalarda aracın içine güzel bir hava katıyor.
8 inç genişliğinde dokunmatik Infotainment ekranının standart olarak sunulduğu CH-R’da bu ekran aynı zamanda geri görüş kamerasına da ev sahipliği yapıyor. Navigasyon sistemi opsiyonel olarak sunulan modelde Android Auto veya AppleCar Play desteği olmaması büyük bir eksiklik olarak söylenebilir.
Hassas bir dokunmatiğe sahip olan Inftainment ekranının çözünürlüğü ise günümüz teknolojisine göre düşük olmuş. Kolay bir kullanıma sahip bir arayüze sahip olan ekranın logoları ise biraz fazla büyük görünüyor. Bu kadar teknolojik bir araçta ise yerini almayı başarabilmiş olan dijital saat ise Infotainment ekranının yanında yerini almış; Toyota’nın diğer modellerinde de kullandığı bu saati kullanmasındaki ısrarı da ilginç bir detay. 2000’lerin başından kalmış gibi duran cam ve ayna kontrolleri ise dijital saatten sonra CH-R’ın içine yakışmayan diğer detaylar olarak göze çarpıyor.
4.2” büyüklüğündeki gösterge ekranı ise aracın içindeki teknolojik havayı destekler nitelikte. Dört çeker test aracımızda gücün hangi tekerleğe ne kadar gittiğini gösteren bir ekrana sahip olan bu ekranda istenildiğinde ne kadar G kuvvetini üretildiği gösterilebiliyor.
C-HR’ın kabin hacmi aracın tasarımından beklediğiniz kadar dar değil. Önde baş mesafesi hayli yeterliyken, arkada üç kişi oturduğunda bile yeteri kadar omuz ve diz mesafesi sunulmuş. Sürücü koltuğunun ayarları kolayca yapılabiliyor ve sürüş pozisyonu crossover’dan çok hatchback kullanıyor gibi hissettiriyor. Otomobilin bagaj hacmi 377 litre (Qashqai’da 430 litre) ile çok de geniş sayılmaz.

Sürüş
116 bg’lik 1.2 lt turbo benzinli motor ve 122 bg’lik 1.8 lt hybrid (atmosferik benzinli+elektrikli) motor ile alınabilen C-HR’da hibrit motor sadece e-CVT otomatik şanzımanla alınabilirken, 1.2 lt benzinli versiyon manuel veya Multidrive Drive S otomatik şanzıman ile alınabiliyor. Standart olarak önden çekişli olarak satışa sunulan otomobilde dört çeker opsiyonu sadece 1.2 lt benzinli motor ile mümkün.
1.2 lt turbo benzinli motor seçeneğiyle testimize katılan CH-R’daki bu motor Toyota’nın ilk turbo benzinli uygulamalarından biri. Japon üretici daha önce atmosferik ünitelerle boy gösteriyordu ama C-HR her anlamda yenilikçi bir model olduğunu, marka için ne kadar önemli bir konumda olduğunu yeni turbo motor kullanımıyla da gösteriyor. Bu güç hem manuel hem de otomatik şanzımanla alabiliyorsunuz.
Elektronik dört çeker opsiyonuna da sahip olan test aracımız 0’dan 100 km/s hızlanmasını 11.4 saniyede tamamlıyor ve maksimum 180 km/s hıza ulaşabiliyor.
Sınıfına göre çok daha iyi bir yol tutuşuna sahip olan CH-R deyim yerindeyse pençelerini yere saplıyor ve bütün gücüyle yola tutunuyor. Başarılı sürüş dinamiklerine sahip olan model virajlarda oldukça fazla güven veriyor. Güç sıfırdan kalkışlarda dört tekere de iletilirken hız arttıkça güç ön tekerlere daha fazla iletilmeye başlıyor.
Canlı bir motora sahip olan CH-R’da CVT şanzıman pürüzsüz bir sürüş vadetse de gücü törpülüyor ve gücün 116 bg olduğu düşünüldüğünde ne yazık ki bu bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
3 farklı sürüş moduna sahip olan modelde sürüş modları gösterge ekranı üzerinden değiştiriliyor. Bu değişim ne yazık ki pek pratik değil ve sadece vites geçişlerini etkiliyor. Sport modda daha yüksek devire müsaade den bir vites simüle edilirken Eco modunda ise daha düşük devirlerde gidilmesi sağlanıyor.
Yine de başarılı dinamikleri ve yeteri kadar konforlu oluşuyla C-HR dikkat çekmeyi başarıyor.

Sonuç
Türkiye’de üretilen ilk Hybrid olan CH-R en büyük rakibi Nissan Qashqai’i tahtından edecek gibi duruyor. Sportif ve modern tasarımı ve dört çeker opsiyonuyla öne çıkan modeli başarılı günler bekliyor.
92.950’den başlayan fiyatıyla iddialı bir duruş sergileyen CH-R’da test aracımızda bulunan dört çeker sistemi her ne kadar yol tutuşunu pozitif olarak etkilese de önden çekişli versiyonuna göre 25.000 TL’ye yakın olan fiyat farkı oldukça düşündürücü olabiliyor. Sanıyoruz C-HR’ın en mantıklı alternatifi bu motoru önden çekişli olarak satın almak olacaktır…

tümünü gör
ilgili galeri