Fotoğraflar: Alperen Gökmen

Toyota C-HR modelinin test sürüş güncesidir.

1.2 litrelik turbo versiyonu ile test sürüş güncemize katılan Toyota C-HR modeli genel olarak başarılı kabin özellikleri ve genişliğiyle sevildi.

CVT şanzımanları genel olarak sevmeyen biri olarak bundan da çok haz etmedim ama otomobil genel olarak son derece yeterli performans gösteriyordu. Turbo motoru canlı ve 5 kişi olmadığınız sürece yeteri kadar performans gösterebiliyor.

CHR genel olarak son derece konforlu bir otomobil. Süspansiyonun sönümlemesi gayet iyi, ses yalıtımı başarılı (özellikle bir Japon otomobiline göre). Kabinde baş ve omuz mesafesi son derece yeterli, diz mesafesinde de bir sıkıntı bulunmuyor. Bu konuda şaşırtıcı diyebiliriz, çünkü böylesine bir tasarımın dar kabinli olmasını bekliyorsunuz ama değil.

Detaylı sürüşü yakında burada sizlerle olacak...
Öncelikle böyle güzel bir test ve muhabbet ortamını sağladıkları için arabalisozluk'e ve ST150'ye teşekkürler.

CHR bazı yönlerden çoğu tüketicilerin beklentilerini karşılayacak bir otomobilken, bazı açılardan sadece belirli potansiyel müşterilere hitap edecek bir izlenim yaratıyor. Örneğin, iç genişliği (arka koltuklardaki göreceli omuz mesafesi hariç) yeterli bir imaj çizerken, arka camlarının karoser tasarımından dolayı arkada oturan yolcular için biraz klostrofobik bir ortam yarattığını söyleyebilirim. Ön kısımda ise hem sürücü, hem yolcu tarafı rahat ve epey ferah. Özellikle sürücü kısmının koltuk yükseklik ayarı sizi daha üst segment SUV'lerdeki kadar yüksekte oturuyormuş hissi verebiliyor. Görüş sıkıntısız ve çok ferah.

Direksiyonu hissiz buldum, fakat bu segmentteki bir otomobilin tüketicileri için sorun teşkil etmeyecektir. Konfor açısından yeterli. Motor ve şanzıman, kağıt üzerinde görünen rakamlardan oluşan beklentiyi karşılayabiliyor. CVT şanzımanın karakterini seven veya sorun etmeyen kişileri hedef alan bir kitlesi var CHR'ın. Dışarıdaki sportif hava, vitesin D'ye alınmasıyla birlikte aslında bir konfor otomobili (veya crossover'ı) olduğunu düşündürüyor.

Araca alışmak çok kolay. Sanki ilk andan itibaren yabancı bir otomobile binmiyormuş, her gün kullandığınız aracınıza binmeye devam ediyormuş gibi hissediyorsunuz.

Genel anlamıyla sakin otomobil kullanmayı seven, konfor odaklı düşünen, güvenli ve kullanımı kolay, rahat bir aile otomobili düşünenler için ideal bir araç olduğunu düşünüyorum.
Herşeyden önce çok keyifli, bilgi dolu ve farklı sözlük üyeleriyle tanışma fırsatı bulduğum çok güzel bir günceydi. Bundan sonra yapılan her günceyi burada olduğum sürece kesinlikle kaçırmayacağım!

CHR'a gelecek olursak, beni gerçekten şaşırtan bir otomobil oldu. Yani demek istediğim bazı özelliklerini gerçekten çok iyi buldum, bazı özelliklerini de hiç beğenmedim. Bu otomobilin bir arası yok gibi ve aslında bunun ona çok güzel bir karakter kattığının kanaatindeyim. Rakibi birçok otomobil gibi herşeyi günü kurtarmak için yapmıyor, en optimal cevabı bulmaya çalışmıyor; aksine gerçekten farklı bir yol çiziyor. Çok farklı konfigürasyonlarla kişiselleştirilebilmesinin başlıca sebebi de bence bunu destekler nitelikte.

Neleri sevdim: Ağırlık merkezi epey yüksek de olsa yol tutuşunu gerçekten çok sevdim. Bu segment bir arabada çok rastlanmayan bir durum. 4 çeker olmasının da bunda etkisi büyük ama yine de virajlarda fazla gövde salınımı göstermemesi, otomobilin yumuşak amortisörlerine rağmen rijit şasesini çok başarılı buldum. ST 150'nin de bahsettiği üzere arabanın amortisörleri gerçekten çukurları çok iyi sönümlüyor ve sürücüye güven veriyor. Bir başka sevdiğim özelliği ise gösterge panelindeki sürücü-otomobil arayüzleri oldu. Anlık olarak akslardaki güç aktarımı, yakıt tüketimi vb. haritaların gösterilmesi hoşuma gitti. Bu arabayı alan kaç kişi onlara bakar o da ayrı mesele ama yine de düşünülmesi güzel.

Neleri sevmedim: Kapılardaki sert plastik, KORKUNÇ! Arka kapılardaki bolca plastik kullanımı da aynı şeklide. Konsolda piano black gibi gözüken simli bir kaplama var bu da maalesef pek hoşuma gitmedi. Teknik olarak servo direksiyonu ben çok da kötü bulmadım, bu segment için ağırlığı, hissiyatı fena değildi. Direksiyon milinin oranı biraz uzun ama spor araba değil sonuçta o yüzden anlayışla karşılanabilir. Sevemediğim son özellik ise CVT oldu. Genel olarak bu konsepte alışamamış biri olduğumdan dolayı biraz önyargı ile de bakıyor olabilirim ama motordaki güç bandını çok öldürüyormuş gibi geldi. Ayrıca bu bildiğim CVT'den biraz daha farklıydı normalde bu şanzıman motoru sabit bir devirde tutup hızlanırken, CHR da dişli yapısına sahip bir şanzımanmış gibi vites geçiyordu. Vites geçişleri inanılmaz yumuşak o çok güzel birşey ancak özellikle 2. ve 3. vitesten şanzımanın motoru 3-5 bin devir arasına inatla tutması biraz sürüşü baltalıyor.

Özetle ben bu otomobili sevdim, sektörün alışagelmiş taleplerini karşılamaktansa kendi yolunu çizmeyi tercih ediyor. Her kesime, yaşa, karaktere uyacak bir otomobil olması da cabası. Tebrikler Toyota!
Günce çok keyifliydi. Tuncay N'in bahsettiği rahat aile aracı tanımlamasına katılıyorum.

Yalnız 4x4 sistem gerekli mi tartışılır. Fiyat 140,000 küsüre çıkıyor. Hibrit teşviği sayesinde 1.8 motorlu hibrit fiyatıyla daha avantajlı.

İkisini de kullanmış biri olarak AWD'nin yol tutuşu hatırı sayılır oranda arttırdığını sanmıyorum. Yanlış olmasın yol tutuşu gayet iyi 4x4'ün fakat 4x2 de C-HR gibi bir araç için yeterli sonuçta.

arabalisozluk ve ST150'ye tekrar teşekkürler. :)
Test güncesi oldukça eğlenceli geçti diyebilirim emeği geçenlere teşekkür ederim. Güzel arkadaş ve sohbet ortamı vardı.
Araç hakkındaki görüşlerim açıkçası beklentilerim yüksek değildi. İlk olarak eksi yönlerine gelecek olursam...
-Kapı içi daha kaliteli olabilirdi kullanılan plastik desen olarak güzel ama dokusu ucuzdu. Arka kapının büyük kısmı plastik ve kalitesi başarısızdı.
-Motor kapağının olmaması ilginçti kaputu kaldırdığımızda ortaya çıkan görüntü hoş değildi.
-Ekrana sağ öndeki yolcunun ulaşması oldukça güç. En basitinden ses açıp kapatmak istense bile potaya smaç atarcasına uzanmak gerekiyor. Bardaklığın önüne kontrol tuşları konsaymış oldukça ergonomik olurdu.
- Bagaj hacmini yetersiz buldum.
-şanzıman pek hoşuma gitmedi istediğim tepkileri veremedi.
Artı yönlerine gelecek olursak..
+ Yol tutuşu oldukça iyiydi. Sert girdiğimiz virajlarda stabilliğini bozmadan girdiğimiz virajlarda oldukça çevik şekilde çıkmasını bildi.
+Amortisörü oldukça iyi çukurları oldukça sesiz ve sarsıntısız şekilde geçti.
+ Tasarım görecelidir ama bu aracın tasarımı gerçekten etkileyiciydi ön ve arka tasarımı aracın yol tutuşu gibi keskindi. Tasarımda oldukça iyi işler çıkarmışlar.
+Ön konsol kalitesi kapı içlerinin aksine kaliteliydi.
+Genelde herkes arka tarafın küçük camlar sebebiyle klostrofobik olduğunu söylemiş bence arka cam küçük olmasından kendimi arkada güvende hissettim. Benim hoşuma gitti.
+Ekranın büyük olması şöför için kullanışlılığını arttırmış. Geri görüş kamerasının da olması güzel bir özellik.
+Koltukların destekleri ve oturuş pozisyonu çok güzel. Ve arka kapılarda bardaklık olması güzel detaylardan biriydi.
+Test sırasında arka koltukta 3 kişi olmamıza rağmen rahattık omuz mesafesi başarılı. Diz mesafesi daha başarıydı.

Özetle aracın konforu, yol tutuş ve limitlerinin yüksek olmasına rağmen beni en fazla etkileyen tarafı oldu. Tasarımı iç mekanın ferahlığı övgüyü bence hak ediyor. Araç başarılıydı. Arabalısözlük e organizasyon için teşekkür ediyorum ve devamınıda bekliyorum. Saygılar.
Öncelikle böyle bir imkan sağladığı için st150 ye ve arabalısözlük ailesine teşekkür ederim çok güzel vakit geçirdim yeni arkadaşlıklar kurduk.

Ben çok beğendim hem aile hemde genç arabası olarak kullanılabilir, sabah anne markete gidebilirken akşam evin genç delikanlısı arkadaşları ile takılabilir :) Motor performansı güzeldi ama dikkatimi bir şey çekti, cvt şanzımandan dolayımı yoksa ben kullanırken galiba spor modu aktifti galiba ondan dolayımı bilmiyorum 5 kişi 80 km ile yokuş çıkarken azıcık hızlanmak için gaza biraz bastım araba gayet güzel hızlandı ben bu kadar basınca böyle hızlanınca şaşırmıştım ama zaten tam gaz yapınca da o kadar gidiyormuş o kadarmış canı :)

Sessizliği beni çok şaşırttı bir japon otomobilinden beklemediğim sessizliği vardı, konfor olarak toyota konforu var ama normalde konforlu olsa bile amortisör sesi gelir toyotalarda bunda oda yoktu yalıtım gayet güzel yapılmış aracın.

120-140 bin lira bütçe ile suv tarzından pratik şehir içi kullanımı için yüksek araç arıyor olsam ciddi düşünürdüm
Günce sırasında bolca kullandım otomobili. Sürüş dinamikleri konusunda şaşırtıcı bir otomobil ortaya atmış Toyota.

1.2 litrelik turbo destekli motor her ne kadar Toyota için yeni bir şey olsa da (uzun zamandır atmosferikle takılıyorlar) bence güzel bir iş çıkartmışlar. 116 bg güç ve 185 Nm'lik tork (1500- 4000 d/dak arası sabit üretiliyor) gövdeyi kaldırmakta zorlanmıyor. 0-100 km/s hızlanma 11.4 sn olarak veriliyor, ki bence çok da kötü değil, özellikle de ağırlığın 1585 kg olduğunu düşündüğünüzde. Eğer bu motoru 4 çeker değil de önden çekişli olarak alırsanız ağırlık 1515 kg'a iniyor, 0-100 km/s ise 11.1 olarak veriliyor. Ayrıca tüketim olarak da daha tutumlu bir motor kullanmış oluyorsunuz ve fiyat olarak da ciddi fark var aralarında. Bu versiyon 137.600 TL'yken aynı donanımda iki çeker olan 112.800 TL. Bu fiyat farkı gerçekten ilginç... Bence önden çekiş ve turbo daha mantıklı, hibriti de düşünülebilir; o da Dynamic donanımında 126.800 TL'ye geliyor, yeni teşvik yasasıyla...

Her neyse, C-HR etkileyici görünen ve bir kompakt crossover'dan beklenmeyecek derecede iyi sürüş karakteri sunan bir otomobil. Daha önce Nissan Juke kullandıysanız iyi yol tutan bir crossover denemişsiniz demektir ancak Juke, C-HR kadar konforlu olmanın yanına bile yaklaşamaz. Bu arada şöyle de bir şey var, CHR küçük gibi görünse de aslında 4360 mm'lik uzunluğuyla Juke'un değil, Qashqai'in rakibi olduğunu gösteriyor. Otomobilin aks aralığı da 2640 mm ile Auris'ten uzun, Corolla'dan kısa.

C-HR son derece iyi tutunan ve bunun yanında da gayet iyi darbe sönümleyen amortisörleriyle konforlu da olabilen bir otomobil. Zemin üzerindeki pürüzler kabini neredeyse hiç yansımıyor, amortisör kalitesi dikkat çekiyor. Virajlarda gövde hareketini hissetseniz de koltukların desteği sayesinde pek de sorun olmuyor bu, gövde yatsa da otomobil yattıktan sonra tutunan bir yapıda. Dört çekerin tutunmadaki etkisi kuru zeminde çok hissedilmiyor ama genelde dört çeker sistemleri önden kaymaya meyilli olsada C-HR'da bunu hissetmiyorsunuz. İlginç şekilde iyi tutunuyor, gövde ağır olsa da ağırlık değişimlerine karşı istekli olduğunu gösteriyor. Zaman zaman çift salıncaklı arka süspansiyonun limitlerine ulaştığını görüyorsunuz ama bu yüksek hızlarda ciddi kot değişimlerinde karşınıza çıkan bir şey, genel kullanımlarda, şehir içi sürüşlerde bu sofistike tasarım kendini gösteriyor. Bu otomobil torsiyon olsaydı epey sıradan bir sürüş sunabilirdi bence. Toyota'nın çift salıncaklı arka, MacPherson ön süspansiyon tasarımında karar kılmış olması güzel bir detay ve C-HR'ın en büyük silahlarından biri.

Motor canlı ve devir çevirme konusunda istekli bir yapıda. Rahatça devirleniyor, yeterli hızlanma sağlıyor ancak sürüşü baltalayan şeyin başında CVT şanzıman geliyor. Toyota bana göre C-HR'ın sürüşüne bayağı vakit ayırmış ama sonra "ya bu kadar iyi sürüş karakteri genelde bizim otomobiller sunmuyor, CVT koyalım da ne olduğumuz belli olsun" demiş gibi. Bu otomobilin karakterine - hem dinamik tasarımı hem de keyifli sürüşüne- bu şanzımanın uymadığı açık şekilde belli oluyor. Daha tepkili, tork konvertörlü bir şanzıman otomobilin karakterine daha çok uyabilirmiş. C-HR'ın hibrit versiyonu olduğu için ve Toyota hibritlerinde CVT kullandığı için bu şanzımana yer veriyorlar, bunu anlayabiliyoruz ama bence C-HR'ın zayıf halkası vites kutusu.

Hızlanmak istediğinizde klasik CVT'ler gibi motor devri artıyor ve arttığı gibi kalıyor. Bu esnada vites büyütürseniz de motor canlılığını kaybediyor, perfomans düşmeye başlıyor. Daha sonra hemen yine vites düşürüyorsunuz ve motor yine bağırmaya, hız artmaya başlıyor. Bu şekilde kullanmak istemediğiniz şanzımanın size vereceği bir cevap olmuyor, işte bu zayıf olan noktası zaten. CVT'nin sınırları ve istediği şekilde kullanmak zorunda kalıyorsunuz, bu da sürüş karakterinize uyumlu değilse olmuyor. Alıştığınızda ya da olayları kendi haline bıraktığınızda sorun yok, araç hızlanıyor, gerektiğinde vites atıyor...

Direksiyon da güçlü olduğu bir konu değil otomobilin. Tepkili değil, merkez bölgenin hemen sağ ve solunda ölü noktalar var, geri bildirimi iyi değil (bunu biraz dört çekere bağlıyorum, önden çekişliyi kullanıp bakmak gerek) ama hafifliği gayet iyi ayarkanmış. Hatta Sport moduna geçtiğinizde biraz daha ağırlaşıyor direksiyon. Yani C-HR'a binip zaten muhteşem bir direksiyon tepkisi beklemediğiniz için bu pek de sorun teşkil etmiyor açıkçası.

Sürüş pozisyonu otomobilden farksız, hatta Toyota'nın hatcback modeli Auris'a göre falan çok daha iyi. Görüş açıları çok başarılı, ön cam yeteri kadar geniş, sadece A sütunu dönüşlerde küçük bir noktada ölü bölge yaratıyor.

Kabin etkielici ve modern tasarımıyla dikkat çekiyor. Belki bir 3008 kıvamında değil ama Auris'in başarısız kabin tasarımından sonra Toyota'nın bu konuda büyük bir adım attığını görebiliryorsunuz. Kendine özgü, gözle görülür yerlerde yumuşak plastiklere sahip olsa da kapı içi, torpido kapağı gibi bölgelerde yine o klasik Japon malzemelerine rastlıyorsunuz. Yine de dediğim gibi kalite olarak bekleneni veren bir kabin burası.

Hacim konusundaysa son derece başarılı. Arkada üç kişi otururken ne omuz, ne baş mesafesi hiç bir şekilde sorun olmadı, sadece sağ ön koltuklar otururken sol diz torpido ile biraz yakın ilişkiye girdi ama bu da biraz koltuğu geri alınca düzeldi, üstelik arkadaki yolcu hala rahat oturduğunu söyledi.

Ben C-HR'ı beklentilerin üzerinde buldum. Sınıfının en iyisi olduğunu söyleyemem ama son derece rekabetçi olduğu kolaylıkla belirtebilirim...


Yazı: Uğur Durukan Çakılcı

Japon markanın 2016 yılında Sakarya fabrikasında üretimine başladığı CH-R fütüristik ve spor tasarımıyla ilk bakışta dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Son dönemde iyice kızışan crossover segmentine iddialı bir giriş yapan CH-R’ın en büyük kozu, sınıfındaki tek hibrit motor seçeneğine sahip olması.
Toyota’nın ilk crossover modeli olan C-HR, aynı zamanda ülkemizde üretilen ilk hibrit model olma özelliğini de taşıyor. Nissan Qashqai, Hyundai Tucson ve VW Tiguan gibi iddialı modelleri kendine rakip olarak gören otomobil bu grubun en yenisi olarak dikkat çekiyor.
Benzinli versiyonları 92.950TL’den başlayan fiyatlarla satışta olan modelin hibrit versiyonları ise 116.900TL’den alıcı bekliyor. Testimize 1.2 lt’lik benzinli dört çeker Dynamic donanımı ile katlan CH-R’ın detayları sizlerle…

Tasarım
Japon üreticinin 2012 yılında benimsediği “Keen Look” tasarım anlayışıyla şekillendirilen CH-R bunu bir adım ileriye taşıyarak şu ana kadar bu felsefeyle tasarlanmış en ilgi çekici Toyota modeli olarak öne çıkıyor. Crossover sınıfındaki en büyük rakibi Nissan Qashqai’in daha alışıldık tasarımı aksine çok daha sert bir tasarıma sahip olan CH-R, tasarım olarak sadece bayanlara yönelik değil erkeklere de yönelik bir tasarıma sahip olduğunu vurguluyor.
İlginç bir şekilde kompakt görünen C-HR, bir küçük sınıfta yer alıyor gibi algılanabiliyor. Oysa 4360 mm uzunluğundaki otomobil, Qashqai gibi iri görünen bir araçtan sadece 17 mm kısa, 1795 mm genişliğiyle 11 mm daha dar ve 1565 mm yüksekliğiyle 25 mm alçak bir yapıda. Adındaki harflerin Coupe High Ride (C-HR) anlamına gelen bir aracın yüksek olmasını beklemiyorsunuz ama gerçekten tasarım boyutları çok iyi bir şekilde kamufle ediyor.
Önde ince bir far tasarımına sahip olan model mercekli farlarla geliyor. Karartılmış ön farların standart olarak geldiği otomobilde ‘Techno’ paket opsiyonu alındığında ise ön farlar “LED” teknolojisine kavuşurken, arka tarafta da karartılmış LED’ler aynı paketle geliyor. LED farlarla birlikte gelen kayarak yanan sinyaller ise güzel detaylardan biri olmuş.
Arkaya doğru alçalan bir tavan yapısına sahip olan CH-R’da siyah renk tavan opsiyonu da sunuluyor. Sadece dört gövde rengiyle birlikte gelen siyah tavan seçeneği alındığında modelin aynaları ve arka spoyleri de siyah geliyor ve tavan ile bir bütünlük oluşturuyor. Siyah tavan kaplama olarak tercih edilirken aynaların da kaplama olarak tercih edilmesi ilginç olmuş. Test aracımızda soyulmaya başlayan ayna kapakları bu kaplamanın uzun ömürlü olmayacağının bir habercisi niteliğinde diyebiliriz.
Alçalan tavanın sonunda ise bizleri oldukça büyük bir spoyler bekliyor. Gerçekten çok güzel bir tasarıma sahip olan kanat, CH-R’ın spor tasarımını destekleyen ögelerden biri.
C sütununa saklanan kapı kolları ise modeldeki diğer sportif dokunuşlardan. Oldukça küçük bir arka cama sahip olan CH-R’da kelebek camı da unutulmamış ve arka camın açılması sağlanmış. Hatırlarsanız Citroen’in DS4 modelinde tasarımdan ödün verilmemek adına arkada kelebek camı koyulmamıştı ve bu yüzden arka camlar açılamıyordu, Toyota bu hataya düşmemiş.
Dynamic donanımıyla gelen jantlardan söz etmesek olmaz. Oldukça güzel bir tasarıma sahip olan jantlar siyah-gri çift renk olarak tasarlanmış ve modeldeki diğer siyah detaylarla oldukça bütün bir hava katıyor. Jantlara dikkatli bakıldığında ise topuklu bir bayan ayakkabısına benzer bir desene sahip olduğu dikkat çekiyor.
C-HR her noktasında üzerine düşünülmüş olduğunu gösteren detayları ve boyutlarını saklayan tasarımıyla gerçekten son yıllarda ortaya atılan en sıradışı tasarımlardan biri. Crossover sınıfına yeni giriş yapan bir üretici için son derece cesur bir hamle diyebiliriz.

Kabin
Kabine geçildiğinde ise fütüristik tasarım devam ediyor. Tavan döşemesinde ve kapı içlerinde yer alan baklava desenleri ilginç detaylardan biri olurken, arkaya doğru alçalan tavanı ve küçük arka camı yüzünden arka tarafta dar bir görüş açısı kullanıcıları bekliyor.
Standart olarak kumaş döşemeye sahip olarak gelen CH-R’da deri döşeme seçeneği de opsiyonel olarak sunuluyor. Toplam dört farklı döşeme seçeneğine sahip olan modelde trim renkleri de döşemeye göre çeşitlilik gösteriyor. Mavi döşemeye sahip olan test otomobilimizde göğüste de kullanılan mavi kaplama dikkat çekerken diğer döşeme seçeneklerinde burası gri renk olarak sunuluyor. İlk bakışta piyano siyahı gibi görünen, ancak ışık vurduğunda içindeki simler ortaya çıkan kaplama malzemeleri özellikle güneşli havalarda aracın içine güzel bir hava katıyor.
8 inç genişliğinde dokunmatik Infotainment ekranının standart olarak sunulduğu CH-R’da bu ekran aynı zamanda geri görüş kamerasına da ev sahipliği yapıyor. Navigasyon sistemi opsiyonel olarak sunulan modelde Android Auto veya AppleCar Play desteği olmaması büyük bir eksiklik olarak söylenebilir.
Hassas bir dokunmatiğe sahip olan Inftainment ekranının çözünürlüğü ise günümüz teknolojisine göre düşük olmuş. Kolay bir kullanıma sahip bir arayüze sahip olan ekranın logoları ise biraz fazla büyük görünüyor. Bu kadar teknolojik bir araçta ise yerini almayı başarabilmiş olan dijital saat ise Infotainment ekranının yanında yerini almış; Toyota’nın diğer modellerinde de kullandığı bu saati kullanmasındaki ısrarı da ilginç bir detay. 2000’lerin başından kalmış gibi duran cam ve ayna kontrolleri ise dijital saatten sonra CH-R’ın içine yakışmayan diğer detaylar olarak göze çarpıyor.
4.2” büyüklüğündeki gösterge ekranı ise aracın içindeki teknolojik havayı destekler nitelikte. Dört çeker test aracımızda gücün hangi tekerleğe ne kadar gittiğini gösteren bir ekrana sahip olan bu ekranda istenildiğinde ne kadar G kuvvetini üretildiği gösterilebiliyor.
C-HR’ın kabin hacmi aracın tasarımından beklediğiniz kadar dar değil. Önde baş mesafesi hayli yeterliyken, arkada üç kişi oturduğunda bile yeteri kadar omuz ve diz mesafesi sunulmuş. Sürücü koltuğunun ayarları kolayca yapılabiliyor ve sürüş pozisyonu crossover’dan çok hatchback kullanıyor gibi hissettiriyor. Otomobilin bagaj hacmi 377 litre (Qashqai’da 430 litre) ile çok de geniş sayılmaz.

Sürüş
116 bg’lik 1.2 lt turbo benzinli motor ve 122 bg’lik 1.8 lt hybrid (atmosferik benzinli+elektrikli) motor ile alınabilen C-HR’da hibrit motor sadece e-CVT otomatik şanzımanla alınabilirken, 1.2 lt benzinli versiyon manuel veya Multidrive Drive S otomatik şanzıman ile alınabiliyor. Standart olarak önden çekişli olarak satışa sunulan otomobilde dört çeker opsiyonu sadece 1.2 lt benzinli motor ile mümkün.
1.2 lt turbo benzinli motor seçeneğiyle testimize katılan CH-R’daki bu motor Toyota’nın ilk turbo benzinli uygulamalarından biri. Japon üretici daha önce atmosferik ünitelerle boy gösteriyordu ama C-HR her anlamda yenilikçi bir model olduğunu, marka için ne kadar önemli bir konumda olduğunu yeni turbo motor kullanımıyla da gösteriyor. Bu güç hem manuel hem de otomatik şanzımanla alabiliyorsunuz.
Elektronik dört çeker opsiyonuna da sahip olan test aracımız 0’dan 100 km/s hızlanmasını 11.4 saniyede tamamlıyor ve maksimum 180 km/s hıza ulaşabiliyor.
Sınıfına göre çok daha iyi bir yol tutuşuna sahip olan CH-R deyim yerindeyse pençelerini yere saplıyor ve bütün gücüyle yola tutunuyor. Başarılı sürüş dinamiklerine sahip olan model virajlarda oldukça fazla güven veriyor. Güç sıfırdan kalkışlarda dört tekere de iletilirken hız arttıkça güç ön tekerlere daha fazla iletilmeye başlıyor.
Canlı bir motora sahip olan CH-R’da CVT şanzıman pürüzsüz bir sürüş vadetse de gücü törpülüyor ve gücün 116 bg olduğu düşünüldüğünde ne yazık ki bu bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
3 farklı sürüş moduna sahip olan modelde sürüş modları gösterge ekranı üzerinden değiştiriliyor. Bu değişim ne yazık ki pek pratik değil ve sadece vites geçişlerini etkiliyor. Sport modda daha yüksek devire müsaade den bir vites simüle edilirken Eco modunda ise daha düşük devirlerde gidilmesi sağlanıyor.
Yine de başarılı dinamikleri ve yeteri kadar konforlu oluşuyla C-HR dikkat çekmeyi başarıyor.

Sonuç
Türkiye’de üretilen ilk Hybrid olan CH-R en büyük rakibi Nissan Qashqai’i tahtından edecek gibi duruyor. Sportif ve modern tasarımı ve dört çeker opsiyonuyla öne çıkan modeli başarılı günler bekliyor.
92.950’den başlayan fiyatıyla iddialı bir duruş sergileyen CH-R’da test aracımızda bulunan dört çeker sistemi her ne kadar yol tutuşunu pozitif olarak etkilese de önden çekişli versiyonuna göre 25.000 TL’ye yakın olan fiyat farkı oldukça düşündürücü olabiliyor. Sanıyoruz C-HR’ın en mantıklı alternatifi bu motoru önden çekişli olarak satın almak olacaktır…

Güncede az kullandığım daha çok sağ koltuk ve arkada oturarak incelediğim otomobildir.

Kabin kalitesi yer yer iyi yer yer kötü. Belli bir standartı yok gibi ama genel olarak gerek tasarım gerekse özgünlük açısından başarılı. Toyota'nın öndeki modellerinin kabinlerini göz önünde bulundurduğunuzda baya iyi denilebilir hatta.

Sağda önde otururken ekranı kullanmak biraz zor oluyor çünkü sürücüye doğru yönlendirilmiş. Bir de arada sırada sol diz, konsolda çarpıyordu, bunu engellemek için koltuğu geri almak zorunda kaldım. Bu uzun boylular için bir sıkıntı olabiliyor ama geri alınca işi çözüyorsunuz. Koltuğu geri alınca arkada oturanlarda sorun yaşanmaması C-HR'ın kabin hacminin yeterli, hatta beklenenden iyi olduğunu gösteriyor.

Arka koltukta yolculuk etmek gayet rahat. Omuz mesafesi üç kişi otururken bile çok iyi. Diz mesafesinde de sorun yok, otomobilin tasarımından dolayı baş mesafesinin dar olduğunu düşünüyorsunuz. Aslında tavan yüksekliğinde bir problem görünüyor, sadece arka cam kısa olduğu için başınızın hemen yanında cam yerine kaplama malzemelerini görüyorsunuz. Bu da aracın klostrofobik görünmesine yol açıyor, değil. Sadece normalde burada cam olurken C-HR'da kaplama malzemesi olması bu hissiyatı doğuruyor.

Kapının üzerindeki döşeme malzemezi çok güzel görünüyor, tavan kaplaması da aynı şekilde. Kapının altına indiğinizde sert plastikleri görmeye başlıyorsunuz ama bence bu çok büyük bir sıkıntı değil.

Arka süspansiyon konforu da dikkat çekici. Arka taraf çok zıplatmıyor, rahat bir yolculuk sunuyor. Üstelik burada yol ve amortisör sesi de çok duymuyorsunuz. Sadece arka koltuğun sırt kısmının açısı biraz daha yatık olsa çok daha rahat olabilirdi diye düşünüyorum.

Genel olarak kabin beklentilerin üzerindeydi diyebilirim. Sürüş olaraksa şanzıman dışında bir sorun görünmedi. Genelde yavaş kullandım, böyle kullanınca gayet konforluydu. Devir artmadıkça motor sesi de sorun olmadı.

Bence beklentilerin üzerinde bir otomobil C-HR.
bunlar da ilginizi çekebilir