kaptan pilot arkadaşın yanılmadığını ama eksik bildiğini gösteren ilişkidir.

işin en temeli kuvvettir. bir nesneyi iterseniz veya çekerseniz kuvvet uygulamış olursunuz. eğer bu kuvveti dairesel hareket yapan bir cisme uygularsanız buna tork denir. siz bir kapıyı açmak için kapının kolundan tutup çektiğinizde bu kapıya kapı menteşelerine 90 derecelik açı ile doğrusal bir kuvvet uygulamış olursunuz ama kapı merkezden bağlı olduğu için kendi ekseni etrafında dönmeye başlar. kapıyı hangi açı ile çekerseniz çekin sadece 90 derecelik dik merkezli uygulayabildiğiniz kuvvet kapıyı hareket ettirir. şöyle örneklemek gerekirse, bir kapı koluna 5 metrelik bir ip bağladığınızı düşünün ve ip gerilene kadar kapıdan uzaklaşın. ipi çektiğiniz zaman kapı açılır ta ki ip kapı ile aynı hizaya gelene kadar yani kapı kanadı ve ip 180 derecelik bir doğru olana kadar çekebilirsiniz. yani ne kadar çekerseniz çekin kapı merkezine göre uyguladığınız kuvvet yani tork sıfır olacaktır ve kapı artık hareket etmeyecektir. bu örnek torkun nasıl bir yönde ilerlediğini anlamanızı sağlar diye düşünüyorum.

gelelim ikinci kısma.bu kapının bir duvara bağlı değil de etrafı boş bir direğe bağlı olduğunu, kapının 360 derece tam tur atabildiğini düşünün. ilk örnekteki gibi iple çekersem yine kapı ile ip 180 derecelik bir doğru olana kadar çekebilirsiniz. peki ben bu ipi kaldırsam ve kapıyı itsem ve kapının yönü değiştikçe ben de kapı ile birlikte dönsem ne olur? sürekli daire çizmeye başlarım ve hep 90 derecelik açı ile kapıya sürekli kuvvet uygularım. kapının ağırlığının da bayağı fazla olduğunu düşünün. mesele kapı 500 kg civarı. yetişkin bir insanın o kapıyı çevirme hızı ile küçük bir çocuğun çevirme hızı aynı olamaz. ikisinin gücü farklı. burada uygulanan kuvvet her zaman torktur. sürtünme olmadığı zaman da o kapı sürekli olarak hızlanır.

örneği bir tık daha öteye taşıyalım aynen james watt'ın beygir gücü hesaplamasındaki gibi bir buğday değirmeni olduğunu ve bu ağır taşa da bir kol bağlı olduğunu düşünün. değirmen taşlarının arasında da sürekli bir sürtünme var ve bu taşlara bağlı olan kolun uzunluğunu da 2 metre olduğunu farzedin. yine bir çocuk, bir yetişkin insan ve bir de atın sıra ile bu taşı çevirdiğini düşünün. çocuk dakikada 1 tur çevirirken yetişkin insan 2 tur at 5 tur çevirecektir. farkındaysanız torkumuz arttıkça iş gücümüz artıyor. kısa zamanda daha çok iş yapabiliyoruz, aslında beygir gücümüz de budur, yani birim zamandaki iş yapabilme kapasitemiz gücümüzü belirler. sizin silindirin tepe noktasında ateşlemelerinin ne kadar güçlü ise o kadar torkunuz vardır.

değirmen taşını çok ağır kullandınız. bu kez küçük çocuk o taşı 2 metrelik kol ile çeviremez bile. peki kolu uzatırsam ne olur. çocuk bu kez çevirmeye başlar. mesela 4 metre yaptık kolu ama bu kez çocuk 2 dakikada ancak bir tur atabiliyor. ne kazandık ne kaybettik. itme gücümüz aynı kaldı. yani tork değişmedi. ama eskisine göre daha fazla yol yürüdük. yaptığımız iş arttı ama birim zamanda yaptığımız iş farkındaysanız yine aynı kaldı. daha ağır taşı daha fazla sürede çevirmiş olduk.

torkun birimi newton x metredir. yani şu kadar mesafe boyunca bu kadar güç uyguladım demek. burada mesafenin ne olduğu yönü bilinmiyor ama formül aynı. özet olarak uyguladığımız her kuvvet bizim iş yaptığımızı gösterir, ister dairesel olsun ister doğrusal isterseniz spiral çizin ama birim hep aynı. bu sebeple tork doğrusaldır.

yokuş çıkma örneğine gelirsek 1.6 benzinli motor yokuş çıkarken 2000 devirde toplam ürettiği güç 30 beygirken zorlanıyorsa dizel araba o devirde 60-70 beygir üretiyorsa doğal olarak o yokuşu daha rahat çıkacaktır. benzinli arabada bir vites düşürdüğünüzde devriniz 2000 den 3500 e geliyorsa ve ürettiğiniz beygir de 90'a çıkmışsa bu kez siz dizel arabayı geçersiniz. dizellerin yüksek hızlara sahip olamaması da bu sebepten zaten, düşük devirde tork yüksek ürettiği için yüksek güç üretiyor ama 4000 devire geldiği zaman tork hızla düştüğü için artık hızlanamaz oluyor rüzgar direnci ile üretilen gücün eşitlendiği noktada son hızınız belirlenmiş oluyor.
tümünü gör
ilgili galeri