Hemen hemen kimsenin unutamadığı anılardır.
Benim ilk deneyimim 14 yaşlarındayken oldu, peder anahtarı verdi git arabayı çalıştır dedi.
O heyecanla vitese bakmadan marşa bastım, meğer araba 1. vitesteymiş. Öndekine ufacık bir dokundum, babam geldi anahtarı aldı 'sana bir daha anahtar yok' dedi. Ulan aklım erince düşündüm de sen ne biçim babasın, arabayı viteste bırakmışsın el kadar çocuğa anahtar verip bir de fırça çekiyorsun. Neyse şimdi arada godzilla'yı versene diyor ona sadece nanik yapıyorum.
Her ne kadar sevmesemde renault symbolle başladı benim araba maceram, hiç ama hiç araba sürmeyi bilmiyorken benden arabayı getirmemi istediler. Bende anahtarı kaptığım gibi gittim arabanın yanına.
İlk bikaç denemede stop ettirdim, sonrasındada stop ettirmemek için patinaj yaparak kaldırdım arabayı.
Hatta aynı gün benden bayaa eski bir renault broadwayide getirmemi istemişlerdi. Araba bir türlü çalışmamıştı.
Bende internetten okuduğum taktikle arabayı vurdurup çalıştırayım dedim. Yaklaşık 100 metre aşağıda ağaçlar vardı, ağaçların yanına kadar aracı vurdurmaya çalışmıştım, tam ağaçların yanına kadar geldiğimde araç çalışmıştı.
Tam geri geri gideyim derken araç stop ettmişti. Daha sonra aracı oradan nasıl çıkardılar bilmiyorum, aracı kilitlemeden eve kaçmıştım o heyecanla.
10 yaşında reno 9 la her hatamda pederin tokadını ensemde hissedeceğimden tir tir titrediğim deneyimdir. stabilize yollarda sürerdim. her yokuşta acaba kaldırabilecemmi korkusu.. nerde hill holder lar felan.
ablamın ehliyet sınavına çalışırken benim de sebeplendiğim macera. takribi 11 yaşındayım. amcam ablamı trafiğe kapalı alanda çalıştırıyordu, ablam stresten yorgun düştüğünde bırakıyordu ve sıra bana geçiyordu. gerçi amcam gelmiyordu bile benimle, ben gayet tek başıma dönüp duruyordum alanda.

erkek çocukların merakındandır herhalde, ondan sonra çalışmaya başlamama ve küçük olmama rağmen amcam ilk bana trafikte gitmeme izin vermişti. swh
13-14 yaşlarında 95 model ege mavisi springimiz ile olmuştu, hala aklımdadır, çok fazla anılarımız vardı ailece, uzun yollar,tatiller,5-6 sene kahrımızı çekti,hiç üzmedi
13 yaşında traktör kullanarak başlamıştım. Debriyaja ayağa kalkarak basıyordum. Traktörü bilenler frenlerini de bilir, frenler 2 pedala ayrılır, ikisine aynı anda basmak isterseniz ayağınızı cin çarpmış konumuna getirmeniz gerekir yani tamamen yan basmanız gerekir. Heel & toe antrenmanlarım taaa o zamanlara dayanır. Tabi işin şakası bi yana mükemmel bir sürüş deneyimidir emin olun. Keskin dönüşlerde sadece tek bir tarafın frenine basarak olduğunuz yerde 180 derece dönebilirsiniz.

Sonrasında 14 yaşında bilinçli bir babanın evladı olarak 93 model bir broadway ile dimdik yokuşta aracı kaldırmaya zorlatılmışımdır. Trafiğe kapalı alandayız tabii ki. İlk deneme hooop araba 10 metre geriye kaçtıktan sonra kalkabildim, ikinci deneme hooop yine aynı. Sonrasında rutin bir eğlence haline getirdiğim bu alıştırma tam 1 sene sonra yani 15 yaşımda tüm pedal hakimiyetimi kazandırmıştı. Yaş ilerledikçe direksiyon hakimiyeti falan derken her şey oldu bitti işte.

Yeni başlayacak olanlara tavsiyem mutlaka eski bir arabada öğrenmeleri. Ne o yokuş kalkışlar ne injeksiyonlar ohooo. En ufak bi gaz vermezseniz araba stop eder. Fazla verirseniz patiye kalır falan. Araba kullanmak böyle öğrenilmelidir.
İlk deneyimim octavia rsile,15 yaşındaydım sanırım.babam anahtarı bana verip kendisi sağ koltuğa oturunca kalbim küt küt atmaya başlamıştı,idealtepeden kartala kadar 6-7 kez stop ettire ettire getirmiştim.Bi ara otur gaza dediğini hatırlıyorum,korkumdan 2 sn geçmeden gazdan çekmiştim ayağımı.Şimdi ise hatırladıkça vay be ne günlerdi diyo insan..
abimle yaptığım sürüştür.

kendisi babamdan eğitim aldığı için bu facianın tekrar yaşanmaması için bu kez işi babama bırakmadan kendisi halletmek istemişti. biz de opel astra'yı aldığımız gibi boş yollara sürmüştük.

defalarca istop edişim, arabayı kaldıramayışım, tekerlekleri yakmam falan hiçbirine gıkını çıkarmamıştır sağ olsun. o kadar zıplamıştı ki araba midemiz ters dönmüştü artık. her türlü sürüş tekniğini de çalışmıştık. en son eğitimin sonuna doğru "şu direğin orada dur bakalım" dediğinde, direğe epey yakın park etmiştim. sonra da dönüp özür dilemiştim, neredeyse çarpıyorduk diye.

normalde sinirlenmesi gerekirken bana dönüp "geçen hafta filancayla burada çalıştık, şu direğin orada dur dedim, adam direğe çıktı lan. sen yine iyisin" demişti. o rahatlamadan sonra hiç hata yaptığımı hatırlamıyorum.
13 yaşımda ilk direksiyona oturuşum dobloyla. dur kalklar falan sonra caddy aldık onunla araba kullanmayı öğrendim. şuan yaş 20 akbil ve bukart ile takılıyoz
11 yaşımda iken, teyze oğlunun şirket tarafından tahsis edilen Fiat Doblo 1.9 Jtd Sx modeli ile yaşadığım deneyimdir. Gaza basmama izin vermemişti, yani mecazen değil, hiç gaza basamamıştım. Düzlükte debriyajı bırakarak kalktım ve 1. vitesin rolantisinde sokağın sonuna kadar gittim. O güne kadar kazandığım en büyük zaferdi :)
bunlar da ilginizi çekebilir