Sene 2011, ehliyetimi yeni almışım 7 Nisanda. Üniversite sınavı zamanları.Dershaneye gidip gelme durumları söz konusu. Tabi artık sona doğru yaklaşılmış yavaştan. Oyüzden her saatin, dakikanın önemi büyük. Artık ehliyetimi de aldığıma göre anne babanın beni dershaneye bırakmalarına gerek yoktu,kendim de gidebilirdim. Öyle de yaptım. Sabah etüt denilen bir olay vardı dershanede,ona gidiyorum. Dershanem Kadıköy Bahariyedeydi. Eski salı pazarının olduğu yer ispark oldu ama gençlikle oraya park etmek istemiyorum. Yoğurtçu Parkının orada sağlı sollu park imkanı var, hemide beleş. Tabi orayı tercih ediyorum isparka 5 lira kaptırmaktansa. Neyse sabahın erken saati, müzikle gidiyorum. Hafif de hızlıydım sanırım. Bir tane boş yer gördüm ama hemen duracak bir süratte değildim. Bİraz ileride durdum sağa yanaşıp. Geriye takıp geçtiğim yere doğru gitmeye başladım. Tabi bu olaya kadar, uzun mesafeli geri gitmem gerektiği zamanlarda hala sadece sağ ve sol aynamı kullanıyorum, öyle sağ eli yan koltuğun kafalığına atıp kafayı geri çevirmek yok. Baktım yanımdan arabalar geçiyo. Dedim azıcık daha sağ tarafa doğru yanaşayım da adamlar rahat geçip gitsin. Hafif sağ yapıp sağa yanaşacağım için sol aynaya baktım. Malum burnum hafiften şeride doğru açılacak, millet götürmesin diye sol aynama bakmaya başladım. Sol aynayı kontrol ederken bi anda bi bomba patlama sesi. Araba durdu,ne olduğunu anlayamadım ilk birkaç saniye. Sonra aklım başıma gelince dedim sanırım kaza yaptım. Çarpışmanın bende yarattığı etki sonucu kendimce yaptığım yoruma göre bagaj komple arka koltuklara kadar preslenmişti. Bir de arabadan inerken acaba çarptığım aracın sahibi beni ne ile dövecek korkusu sardı beni.

Neyse indim arabadan, geçtim arabanın arkasına, benim arabanın sağ arka köşesiyle, oradaki çıkmaz sokakların birinden geri geri çıkan arabanın sol arka tamponu çarpışmış. Sonra adam acaba üstüme yürüyecek mi diye beklerken adamın geçmiş olsun demesiyle yüreğime su serpildi. Sonrasında tutanakları tuttuk, fotokopiler vs. O sırada baktım arabanın içinde de küçük bi kız var 8-9 yaşlarında, okul kıyafetli, kızın da yüreğini ağzına getirmişimdir heralde bir de okulunu aksatmış oldum. Üzüntünün tuzu biberi oldu bu da.

Kazadan sonra birkça şey düşündüm ve çıkarımda bulundum, onları paylaşayım.
-Uzun mesafeli geri geri giderken aynalardan değil de kafayı geri çevirip gitmem gerektiğini öğrendim.
-Bilen bilir,bu Yoğurtçu parkının olduğu yerde çıkmaz sokak şeklinde hafiften eğim yukarı çıkan sokaklar var.O sokaklara kafadan girip,sonra da geri geri çıkıyorsunuz ana caddeye. O caddelere geri geri giren yok hiç. Sonrasında babama sorduğumda hatayı 4e4 paylaşmışız. Ben ana cadde üstünde ters istikamette geri geri gittiğim ve arabaya çarptığım için. Karşı tarafsa ana caddeye geri geri çıktığı içinmiş. Güzel ülkemin değişik manzaraları. O adamların ordan başka türlü çıkma imkanları yok. Sokak manevra yapıp arabayı düzelticek kadar geniş değil. Bunu farkettikten sonra çoğu şeyde olduğu gibi yine bi tebessüm olmuştu suratımda.
tümünü gör