Hep ilk deneyimlerden bahsederken bir de işin kötü kısmı olan kaza deneyimlerimizden bahsedelim. Çoğu insanın gözünü açan belki de 1000 nasihatten daha etkili olan olaydır.

Ralli eğitimi alırken genel terimlerden biri de "takla atmadan araba kullanmayı öğrenemezsin, yarışçı olamazsın" falan gibi beylik laflardır. Bir yerde de öyledir tabi. Ama gerçek ralli eğitiminde sizlere takla atmanın bile doğrusu gösterilir. Takla atmanın bile bir taktiği vardır. İşte gerçek eğitim budur. Her neyse bu trafikte çok da böyle bir şey değildir. Trafikte illa takla atmanıza gerek yok yani. Ben trafiğe çıkmaya başladıktan 5 sene sonra kaza yaptım. Onu da ben yapmadım kavşakta sol arkadan "ben sen gidecen sandım abi" başlıklı arkadaşın bindirmesiyle yaşadım. Onun dışında çok büyük olaylar gelmedi başıma fakat çok büyük kazalar atlatmışlığım vardır.
Bir kere bu otomatik frenlerin tehlike algılayıcıların yeni çıktığı dönemler bir mercedes beni tırın altına girmekten kurtarıp fren yapmıştı. O günden beri aşığımdır mercedese.

Diğer yazarların kaza deneyimlerini alalım
tümünü gör