Güzide sözlüğümüze toz tanesi kadar faydası olmamış, tek başlık açıp tek katkı sağlamayan fakat her boka atlayan liseli ergenler topluluğu. Aslında cahil cühela olmasından dolayı da abilerinin gözüne girmek istemelerinden dolayı bazı trollükler yaparlar fakat yaşları ilerledikçe düzelirler.
Sonuçta herkes hayatının bir döneminde sevdiği kızın ilgisini çekmek için ilkokul 1-2'de o kızın saçını çekmiştir. Gülüp geçmek lazım :)
Bu troller ne başlık açarlar ne de dişe dokunur bir tecrübeleri vardır. Başlık açanlarda wikipedia ya erişim durdurulduğundan beri bir sessiz bir sessiz sormayın! Sözlük demenin ne olduğunu bilmeyenler sözlük olgusuyla ilk defa karşılaşanlar sözlüğün ansiklopedik bilgi kaynağı olduğunu düşünmesi ne acıdır. Oysaki sözlük kavramı tecrübelerden yola çıkılarak verilen bilgilerin dışında farklı fikirlerin ve bakış açılarının toplandığı, yaşanan hadiselere verilen tepkilerin deneyime dönüşmüş halidir. Bazen komik bazen acı bile olabilir.
Şahsi görüşüm sözlüğün kendi dinamiği doğrultusunda kendisinden oluşan bir grup oldukları. Bunun birkaç sebebi var; artan yazar sayısı, sözlüğün vizyonu ve diğer yazarların etkileşimleri. Bunlar doğrudan veya dolaylı, birbirinden bağımsız olabilir. Kendi tespitlerimden örneklerle açıklamaya çalışayım.

Sözlüğün ilk kurulduğu zamanlar tahmin edilebileceği gibi çok az kullanıcı ve yazar mevcuttu. Çoğunluğu birbirini gerçek hayatta tanıyan bu gruba sosyal medya aracılığı ile ulaşılan meraklı bir kesim de dahil oldu, ki bende bunlardan biriyim. Kendileri sözlüğün resimsiz görsellikten uzak ilk arayüzünü hatırlıyorlardır. Oluşan bu yeni topluluk türkçe içerik bulma sıkıntısı, diğer platformlarda bulunan bilgilerin güven vermemesi, bilgilere erişilebilen tek bir kaynağın yoksunluğu gibi sebeplerle bilgi ve tecrübe birikimlerini aktarmaya başladılar. o zamanlarda neredeyse bütün yazarlar günde belki 40 belki 60 başlığı bulacak şekilde yeni başlıklar açıyordu ki, bir günden fazla sözlüğe girmezseniz en son okuduğunuz başlık listenin ikinci hatta üçüncü sayfasına kayıyordu. Elbette içerik açışından az yazan yazarlar da vardı. Hatta çaylaklık olmadığı halde yazacak bir şey bulamayan, yazacaklarının niteliğinden tereddüdü olan yazarlar bile mevcuttu.

Tahmin edilebileceği gibi bu bilgi birikimi süreci azalarak artmaya devam etti. Durum böyle olunca daha çok gündelik hayata dair, herkesin katkıda bulunabileceği başlıklar ortaya çıkmaya başladı. Bu durum daha çok yazarın aktif kullanımına yol açtı. Tabii bu sırada trollerin öncüleri olarak gördüğüm fanatikler aktif olmaya başladı. Subjektif yazıların artışa geçmesiyle cesaretlenen bu kişiler karalayıcı-yüceltici yazılarla kişisel bakış açılarının vurgulayan yazıların çoğalmasında ön ayak oldular. O onu eleştirirken, bu bunu desteklerken herkesin her konuda söyleyecek birşeyleri olmaya başladı.

Açıkçası kimseyi hedef göstermek istemiyorum ama benim hangi arabadan hoşlandığımın, hangisinin bana yakıştığının, arabada neler yaptığımın, ne müzik dinlediğimin benden başka kimse için önemi yok, olmasına gerek de yok. Haliyle bu tür başlıkların güncelliğini koruması sözlük yazar profilinin genişlemesine de etkisi büyük oluyor.

Troller içindeki diğer bir grup ise bu süreç içindeki değişimi kabullenmek istemeyenler. Sözlüğün belli bir kaliteyi korunabilmesi için içerik ve/veya biçim konusunda olması gereken bir standardı savunurlar. Tabii yazarları birbirine düşürmek, amaçsız muhalefet yapmak dışında amacı olmayan bir grupta mevcut. Dünya yanarken izlemek isteyenler de bu gruba dahildir. Kuyuya taş atıp başında kırk kişinin uğraşmasını izlemekten zevk alıyor bu kişiler, yapacak bir şey yok.

Uzun lafın kısası burada troller bulunabiliyorsa bundan hepimiz sorumluyuz, onlarla dalga geçerek, laf atışmasına girerek, hele de küçümseyerek, aşağılayarak başa çıkamazsınız, çünkü umursamazlar. Peki ne yapalım derseniz maalesef bir çözümüm yok, tek yapabildiğim ellerine malzeme vermemeye çalışmak.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri