Şimdi ben bu durumu iki kategoride inceleyeceğim.
İlki otobanda 90 beygirlik tontiş aile arabanızla yaptığınız minik çılgınlıkları size çok gören 130+ beygirlik arabalar tarafından yaşatılır. Sol şeride çıkar çok da bişey farketmeyeceğini bildiğiniz halde vites küçültür ivmelenmeye başlarsınız :) sonra aslında 100'le giden dallama kardeş oha bu beni sollayamaz lan sollamamalı diyerek gaza çöker biraz direnirsiniz ama pes edip şeridinize dönersiniz. İkincisinde ben bugüne kadar bir kere şeridime döndüm onun dışında hiç pes etmedim, ölmeden bugünlere ulaşabildiğim için tavsiye vermem sakıncalı olmayacaktır diye düşünüyorum. Öncelikle gece yolculuğuysa işiniz hem kolay hem zor. Çünkü far tee kilometrelerce uzaktan bile kendini belli eder, virajlarda kör noktalarda bile (farsız gelen bi gerizekalı yoksa tabii, bana daha denk gelmedi) karşıdan bi ışık yansıma bişey görmediğiniz zaman tedbiri tabi ki elden bırakmadan rahatça sollama yapabilirsiniz. Sıkıntısı da işlek bir yolsa karşıdan araba geldiğini elbet görürsünüz ama en az 5 yıllık şoför değilseniz -ki bu beş yılı bol bol uzun yol yaparak geçirmiş olmanız lazım- karşıdan gelen arabanın mesafesini kestiremezsiniz. Bu yüzden gece yolculuklarında kamyon arkalarında falan uzuuun kuyruklar oluşur. Tabi artık pek göremezsiniz bunları bu dediğim 5-6 yıl öncesi falan, tek şerit yol çoktu o zamanlar. Gündüz sollamaları daha kolay olur elbet ama artık millet hep bölünmüş yollara alışkın olduğu için tek şerit yola denk geldikleri zaman far yemiş tavşana dönüyolar, kar yağışındaki izmirli şoför gibi oluyorlar. Öyle bi kuyruğa denk gelirseniz hiç gerilmemenizi, hazır fırsatı gelmişken eco pro'da tasarruf kasmanızı tavsiye ederim :) keyifli sürüşler
tümünü gör
ilgili galeri