Yazı: Uğur Durukan Çakılcı

Otomobil devi Mercedes-Benz ve İsviçreli saat firması Swatch’un ortaklığıyla kurulan Smart ilk olarak karşımıza 1997 yılında çıkmıştı. Küçük yapısı ve sevimli tasarımıyla ilgileri üstüne çeken Smart kısa sürede büyük bir kullanıcı kitlesi edinmeyi başardı, aradan geçen zamanla elbette bu küçük otomobilde de gelişimler, değişimler oldu.
2015 yılında tanıtılan üçüncü jenerasyon fortwo modeliyle testimize katılan Smart’ın detayları sizlerle…

Tasarım

İncelememize Smart’ın en güçlü olduğu noktadan başlıyoruz; tasarım…
Smart’ın kısa sürede çok sevilmesini sağlayan en önemli şey olan kendine has tasarımı, üçüncü jenerasyonuyla da devam ediyor. İlk iki jenerasyon fortwo arasında tasarım olarak çok büyük farklılıklar bulunmazken testimize katılan üçüncü jenerasyon fortwo kendinden önceki modellere göre çok daha farklı bir duruş sergiliyor. Evrilen bir tasarım yerine ana yapıyı koruyarak oluşturulan yeni bir tasarım konseptine sahip olan yeni fortwo yine bütün ilgiyi üstüne çekmeyi başarıyor.
Tanıtıldığı yıllarda otomotiv sektörüne alt segment otomobillerde de kişiselleştirme seçeneği sunulabileceğini gösteren Smart’da binlerce kombinasyon yapabiliyorsunuz. Plastik gövde panelleri sayesinde kolayca kişiselleştirilebilen model kullanıcının tarzını direkt olarak yansıtabilmesine olanak sağlıyor, böylece etrafta gördüğünüz Smart’ların birçoğu birbirinden farklı olabiliyor.
İlk iki jenerasyonunun aksine daha büyük ön ve arka far grubuna sahip olan fortwo’da LED teknolojisi unutulmamış ve far grubunda, gündüz farlarında yerini almış. Bunun yanında kısa ve uzun hüzmelerde hâlâ halojen kullanılması en büyük eksiklerden biri.
C sütunu da bulunan hava giriş fortwo’daki sportif detaylardan yalnızca biri olarak görünüyor. C sütunu hariç tamamen plastik gövde parçalarının kullanıldığı fortwo’da ön kaput kilidinin dışarıdan açılabilmesi oldukça büyük ve tehlikeli olabilecek bir eksik olarak göze çarpıyor. Tehlikenin sebebi ise ön kaputun altında bulunan motor yağı doldurma haznesine kaputun dışarıdan açılan yapısı yüzünden üçüncü kişiler tarafından kolayca ulaşabilmesi. Ayrıca kaputun araca menteşeler yerine kumaş kablolarla bağlı olması da eksiklerden bir tanesi.
Sevimli, küçük ve ilk çıkan model gibi ilgi çekici… Fortwo üçüncü nesilde de geleneklerini devam ettiriyor.

Kabin

Ne yazık ki kabin yeni fortwo’nun en büyük handikaplarına en sahiplik yapıyor. Bunların en büyük nedeni ise Renault ile kullanılan ortak parça sayısının fazla olması.
Anahtarı elinize almanızla başlayan bu ortak parça kullanımı kapı kollarından, far-silecek koluna kadar temas ettiğiniz birçok parçada devam ediyor. Bu kadar çok parçada Renault imzasını görmek bu denli özel tasarıma sahip bir araç için kabul edilemez bir şey. Özellikle ikinci jenerasyon Megane ile aynı olan kapı kollarının fortwo’nun içine hiç yakışmadığını söylemezsek olmaz.
Kabinde bulunan Renault logolu parçalara bakmadığımızda ise karşımıza gerçekten Smart’ı yansıtan sevimli bir tasarım olduğu göze çarpıyor. Aynı dış tasarımında olduğu gibi birçok kişiselleştirme seçeneğine sahip olan modelde yönü değiştirilebilen devir saati ise en çok sevdiğimiz detaylardan biriydi.
Hız göstergesinin ortasına entegre edilen bir ekranın kullanıldığı fortwo’da bu ekran aracılığıyla otomobile dair bilgilere ulaşılabiliyor. Küçük yapısından dolayı birçok kişinin en çok merak ettiği nokta olan diz ve baş mesafesi ise standart bir otomobilden pek de farklı değil ve bu Smart’ın en büyük başarılarından biri.
Koltukların arkasında kapı içlerinde birçok saklama gözünün bulunduğu modelde bagaj iki kişi için yeterli (190- 350 litre) genişlikte. Bagajın en büyük sıkıntısı ise motorun üstünde (motor arkada konumlandırılmış) yer alması ve motorun sıcaklığından etkilenip ısınması. Sürücü tarafındaki kolçak yerinin gözlük cebi olarak tasarlanması ise oldukça ilginç bir tasarım detayı olarak öne çıkıyor.
Kolay kullanıma sahip olan kendine has tasarımlı bir klima kontrolüne sahip olan fortwo’da klimanın performansı ise pek iç açıcı değil. Özellikle trafikte ve performanslı kullanımda soğutmak konusunda başarısız olan klima sıcak günlerde sıkıntı çıkarabiliyor.

Sürüş

Kendine has bir sürüş karakterine sahip olan otomobil şehir içindeki kıvraklığıyla öne çıkıyor. Oldukça düşük dönüş çapına (6.95 metre) sahip olan smart’la en dar yerlerde bile manevra yapmak oldukça kolay oluyor.
1.0 lt’lik 71 bg güç üreten benzinli motora sadece twinamic otomatik şanzıman ile satın alınabiliyor. Maksimum güç her ne kadar otomobilin boyutu için yeterli gibi görünse de birçok noktada sıkıntı yaratabiliyor. Özellikle ani sollamalarda bunun daha çok görüyorsunuz, zaten 15.1 saniye süren 0-100 km/s hızlanma değeri birçok şeyi ortaya atıyor. Smart’ın maksimum hızıysa 151 km/s.
Katalog verisi olarak 100 km’de 4.1 lt’lik karma tüketime sahip olsa da testimizde 7 lt/100 km’nin altına inmekte zorlandık. Yaklaşık 100 km boyunca tamamen dolu gösterip bir anda düşmeye başlayan benzin göstergesi sürücüyü yanıltabiliyor.
Küçük boyutuna (uzunluk 2695 mm) ve kısa aks aralığına (1873 mm) rağmen oldukça iyi bir yol tutuşuna sahip olan fortwo’da arkadan çekişli bir platform kullanılmış. Bu sayede otomobil virajlarda güven veren bir yapıya sahip ve hafif bir arkadan kayma eğilimi gösteriyor. ESP sistemi otomobilde standart olarak sunuluyor ve sürüşte beklenenden erken şekilde devreye giriyor. Eski modellerde bunu tamamen kapatabiliyordunuz.
Fazla rüzgâr sesi almayan fortwo’nun motor sesi ise oldukça dikkat çekici. Küçük boyutundan beklenmeyen tatlı bir hırıltıya sahip olan 1.0 lt’lik motor özellikle üst devirlerde spor bir otomobil kullanıyormuş hissi yaratıyor ve sürüş keyfini arttırıyor.

Sonuç

İlgi çeken farklı tasarıma rağmen yüksek fiyatıyla cep yakan yeni fortwo düşük performansı ve Renault ile olan ortak parça kullanımı her ne kadar can sıksa da otomobil kendini kolayca belli etmeyi başarıyor.

İlginin üstünde olmasını sevenler ve özellikle dar sokaklarda yaşayanlar için ideal bir model olan fortwo şehir içi kullanımı için pratik bir otomobil olarak öne çıkıyor.
İlk jenerasyonunu kullanan biri olarak ikinci nesilde çok sevmediğim otomobilin test sürüşüdür. Nedenine gelince bence Mercedes kolaya kaçmış, Smart'da çok fazla ortak parça var. Var ama Mercedes ile kullanılan ortak parçalar değil bunlar, testi dikkatli okursanız göreceksiniz.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri