bana yaparsa, aynısını allem edip kallem edip kendisine yaptığım sürücü tipi.
ama şimdi başka bir şey anlatacağım:

istanbul'da köprüye girmek üzereyiz. sağdan katılım var, akın akın gelen araçlar hayvan gibi önümüze önümüze kırıyor. sinyali, kafasını camdan çıkarıp yol istemesini filan geçtim, bir tanesi de özür diler mahiyette elini kaldırsın yahu, yok! herkes arabanın burnuna burnuna sürüyor. hayatta yol vermem öylesine, efendi olsun istesin yolu vereyim. neyse bu hengamede bir adet aracı kaçırdım laaaps diye sağ şeritten önüme daldı. yanımda abim var, o da sinirlendi. düştük peşine ama nafile, herif o sıkışık trafikte yara yara ilerliyor. gidemedim peşinden kaldık öyle. neyse filan derken bi 20-30 metre gittik gitmedik, bi baktım sol şeritten aynı araç yine önüme kırmış geliyor. bu sefer inat yaptım bırakmadım. camı da indirdim artık allah ne verdiyse sövmeye kalmadan adam araya girdi:

- birader çok özür dilerim, farkındayım ikinci kez aynı şeyi yapıyorum ama şurada kırmızı bir peugeot var ya, demin sinyal vermeden önüme kırdı, herkesi ahmak, bir kendini akıllı sanıyor. izin ver geçeyim şunu yakalamam lazım.

abim de ben de bir anda takdirle gülümsedik. "ver yol ver hemen" diye dizime vuruyor abim. ben de izin verdim.
eyvallah filan dedi bastı gitti. bayram namazına son dakika yetişen birinin cemaati yara yara en ön saflara gitmesi gibi ite kaka, bazı yerlerde camı açıp durumu izah ede ede gitti yakaladı adamı. zorla kenara çektiler gişelerin oradaki cepte. sonrası malum işte. zaten sonra yol açıldı biz de bastık gittik.

ama adamın çabasını takdir ettim.
tümünü gör
ilgili galeri