trafikteki her türlü cambazlığı yapıp adam yerine konulmadıklarından şikayetçi olan motosiklet sürücüsü. öncelikle ülkemizdeki motosiklet veya bisiklet kullanıcılarına bakış açısı herkesin mâlumu. kötü davranıldıkları aşikâr. peki bu durumun oluşmasında kendilerinin hiç mi payı yok?

boğaz köprüsü veya e5 gibi yollarda sıkışıklık olunca sol şeridin yanından motosikletliler akar geçer. akan trafikte bile şeridi pek önemsemeden aralardan sıyrılıp geçmeye çalışanlar var. mümkün mertebe bu kişilere yardımcı olmaya çalışırım ancak anlayamadığım bir nokta var. sen kendin bir kere kendini adam yerine koymuyorsun ki, ben koyayım... sen kendini bu trafiğin parçası bir araç olarak görmüyorsun ki. sürekli aralardan kaçma derdindesin. ben seni her daim koruyup kollamak zorunda mıyım?

şerit değiştireceğim, bakıyorum yol müsait. hafiften geçiş işlemine başlıyorum, o da ne. dibimde bitmiş, ters ters bakıyor. sen normal o şeritten geliyor olsan, ben seni görürüm dostum zaten. önce sen bir kurallara uy, sonra etrafa çemkir.
Kısmen haklı,kısmen haksız olan eleştiridir. Motosikletin kalabalık trafikte şerit disiplinine uymaması normal hatta çoğu ülkede yasal bir durumdur ve filtering veya lane splitting olarak adlandırılır. Bunun dışında mesela kırmızı ışıkta beklerken araba gibi tek başına bomboş bir şeritte bekleyemez, zira arkadan gelen bir araç size çarptığında tamponunuz düşer ama motorcu ölür. Aynı şekilde belli hızdan sonra motosiklet sürücüsü şeridin tamamını kullanmak durumundadır,yani siz otomobil veya büyük araç sürücüsüyle şeridini paylaşamaz, çünkü kendi güvenliği için yolun durumuna göre şeridin sağında,solunda veya ortasında gitme tercihini yapar. Ülkede genelde motosiklet ve otomobil sürücüleri birbirlerini anlamadığı için iki taraf da suçu birbirine atar. Zaten hem otomobil hem motosiklet kullananlara dikkat ederseniz genelde ikisinin de trafikte makul gittiğini görürsünüz.
emniyet şeridi olmadığı yerlerde sağdan kaçmaya çalışırken rahat geçeceği bir boşluk olmazsa üstüne bir de kızan kişiler. her daim mağdurdurlar.
bilip bilmeden konuşan kişi beyanatıdır. 100 K üzeri otomobil 200 K üzeridir de motosiklet kullanırıım. dünkü çocuk da değilim detaylara çok gerek yok ama 30 unu çoktan devirmiş biriyim.

birincisi motosiklet kullanırken şeritte gitmemize müsaade ettiğinizi felan mı sanıyorsunuz? aklı selim bir kaç şoför dışındaki herkes götümüze kadar girip taciz etmeye başlıyor, bunu çoğunlukla bilmeden yapıyorsunuz. İstanbulda araç kullanan birisi gördüğü boşluğa girmeye şartlanmış şekilde araç kullanır, kullanıyor arabadayken ben de öyleyim, yoksa gidemiyorsunuz, herkes önünüze geçip duruyor ama bu alışkanlığı motosikletli biri şeritte giderken de yarattığı boşluktan ötürü istemsiz şekilde yaptığınızın farkında değilsiniz. bu sebeple sürekli arkadaki aracın tacizinden kaçmak içim motorumuzun gücü müsaade ettiği sürece ya gaz açıp uzaklaşıyoruz ya da emniyet şeridine iniyoruz. emniyet şeridi ha keza sıkıntısız gibi görülebilir. ona değiniriz. gaz açıp arkamdaki beni öldüreceğinden haberi olmayan kişinden uzaklaştığımda önümde trafik varsa eğer araya girmediğimi düşünelim. bu kez deminki tacizci yetişiyor, hatta selektörle yol isteyen öküzler bile var, sanki çekilsem bir yere gidebilecek. bu tacizden de kurtulabilmek için arkamdan taciz edilemeyeceğim yer olan iki aracın arasına giriyoruz. araçların cüssesini siper ediyoruz yani. e zaten göt kadar şerit, iki araç arasında beklemek ne kadar sağlıklı sizce? sağındaki solundaki araç o hassas amortisörleri incinmesin diye çukurdan kaçmaya çalışıp zart diye üzerinize kırıyor. mecburen aradan çıkmak zorundasınız. biraz daha gaz açıp o iki araçtan birinin önüne şeride yerleşiyorsunuz. bu kez de senaryonun en başına döndük. arkadan sıkıştırmalar, tacizler vs, bu döngüsel bir şekilde ilerliyor, doğal olarak biz de normal trafik hızının %15-20 si kadar daha hızlı şekilde ilerleyerek güvende kalmaya çalışıyoruz. umarım etrafınızda 10 hava yastığı ile güvende oturduğunuz koltuğunuzda insanları yargılarken bunları düşünebilirsiniz.

gelelim şerit değiştirmeye olayın, sorması ayıp o sinyal kolunu ne kadar kullanıyorsun? kaç tane araba gördünüz ki sanayide sinyal kolu bozulmuş? ülkemizdeki 20 yaşında arabaların hepsinin en dinç en eskimemiş iki parçasından biri sinyal kolu diğeri de emniyet kemeridir.

bizim otomobil kullanan kişinin merhametine ihtiyacımız yok. siz şerit değiştirirken sinyal verin yeter. bunun yanında trafikte sıkıştığın yerde arkadan korna çalıp yol istediğimizde bu senin insanlığına kalmıştır. adam olan yol verir zaten, başkasının trafikte beklemesine neden sebep olmak ister ki akıl sağlığı yerinde olan birisi. ha vermezsen ne olur, en fazla 15 saniye sonra ilerlersin diğer tarafına geçerim oradan giderim.

son olarak sağda solda atıp tutmadan önce acaba kaç tanesine sordun abi ben sizi anlamıyorum niye bu kadar çok bizi görün bize dikkat edin diye kendinizi yırtıyorsunuz diye? hacı abi arabam da var, sıkıntı değil, satarım motorları mı, bir tane de eşime araba alırım, trafikte her gün eşimi de işe motorla götürüp getiren birisi olarak istanbul trafiğinden bir motor eksiltir iki tane araba kazandırım. sen de trafikte biraz daha bekler aynana bakmak yerine telefonunla oynamaya biraz daha devam edersin
Aslında belki de kendini korumaya çalışan sürücüdür. Nedeni çok basit: Adam iki teker. Yani dengede durması zor, trafik ile ilerlemesi çok büyük dert, bir de kendisine dikkat etmeyen bir çok sürücü var.

Ama! Şerit değiştirirken sinyal vermeme rağmen zort diye yanımda bitenlere çok pis kıl oluyorum. Bir de bakıyor aval aval, sanki suçlu benmişim gibi. Tamam sen farklı bir şey kullanıyorsun ama kurallara da birazcık uy be kardeşim.
kendi güvenliği nedeniyle yaptığı yanlışı doğru kabul etmemizi bekleyen güruh. ben her daim efendi gibi sinyalimi verip şeridimi değiştiririm ancak kör noktamda dolaştığından ben seni göremiyorum. sinyal vermediğim sanrısına nereden yakalanılmış bilemedim.

ülkemizde şerit paylaşımı diye bir şey yok. öncellikle bu konuda anlaşalım. zaten şerit genişliği buna uygun değil. önümde çukur varsa ve başka bir şeridi rahatsız etmeden tekerleğimi kurtaramayacak mıyım? belki lastiğim patlayacak, spin atacağım ve kaza yapacağım ben de? hem benim şeridimi taciz ediyorsun hem de çukurdan kaçtığım için bana suç buluyorsun. aklı selim olan tarafını ben göremedim, dostlar. hem merhametimi istemiyorsun hem de insanlığımı sorguluyorsun. bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu...

demek ki bu işler karşılıklı ve trafikte iki taraf da birbirini kollamalı. sürekli ben haklıyım modunda gezmekten vazgeçmek lazımmış. ancak birbirimize yardımcı olduğumuz sürece güvenliğimizi sağlayabiliriz.
burada sinyal kullandığını iddia edenlerin trafik okuma fakiri olduğunu da göstermiş başlıktır. hani arabamız da var ve sürekli ona da biniyoruz. kör noktamda kalan ne bir motosikletli oldu ne de bir araba ya da herhangi bir araç, sebebi basit çünkü trafiği sürekli takip ediyorum, aynama sürekli bakıyorum, kör noktamdan şüphe ediyorsam hiç olmadı öne eğilip aynalardan en dışı görmeye çalışıyorum. bu sebeple ki sosyal ortamlarda kör noktamda motosiklet kaldı üüü diye ağlamıyorum.
motosiklet severlerin agresif ve hep ben haklıyım modunu bir kez daha görmemi sağlamış başlık. kendisi gibi düşünmeyenleri ağlaklıkla itham etmek bambaşka bir kafaymış. adam birbirimize yardımcı olalım demiş, sen ağlama melis yapmışsın. seviyenin aşağıya çekilmesi hiç yakışık kalmamış. ne de olsa herşeyin en iyisini kendileri bilirler.
Bir zamanlar motosiklet almayı düşündüğüm için kurallar, adap vs. üzerine vakit harcamıştım. İstisnalar tabii ki var olacak ama 15 yaşındaki scooter kullanan çocukları saymazsak pek de hatalı kullananını görmedim. Bizim birkaç yüz lirayla atlatabileceğimiz durumları motosiklet sürücüleri canıyla ödeyebiliyorlar, ve bu yüzden de dikkatli kullanıyorlar.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri