Otomobillerin yol tutuş becerilerini test ederken genellikle önce şasilerinin hangi platform olduğuna bakarız. Platformun genel özellikleri itibari ile otomobilin sürüş karakteri az çok tahmin edilebilir olur. Aynı şasiyi kullanıp çok farklı tepki veren otomobiller de mevcuttur tabii ki ama şasi genel profili itibari ile viraj kabiliyetlerini belirleyen unsurdur.

Her zaman bahsettiğimiz gibi şaside en önemli unsur rijitliktir. Eski otomobillerde fazlasıyla ağır ve kalın olan şasi parçaları günümüzde çokça hafifletilmeye ve güçlendirilmeye yönelik üretilmektedir.

Modern otomobillerde şasi tek blok halindeki kafesler veya tek kabuk gibi yapılarda üretilmektedir. Gövdenin yolcu taşıyan kısmı yolcuları korumaya yönelik yapılırken geri kalan kısımlar darbeleri emerek ortaya çıkan enerjiyi en aza indirmeye yönelik üretilmektedir.

Bu şasi mevzusu yarış otomobillerinde çok farklı şekilleniyor tabii ki. Onların önceliği her daim performans olduğu için "tube şasi" denilen farklı bir yapı kullanılıyor.

Virajlarda ise daha önce fazlasıyla bahsetmiş olduğumuz merkezkaç kuvveti'ne maruz kalırız. Merkezkaç kuvveti haliyle aracın yani şasinin burulmasına sebep olacaktır.

(bkz: burulma direnci)

İşte yol tutuşa etki de buradan gelir. Şasi bu kuvvet karşısında ne kadar dayanıklı ve stabil kalırsa o kadar iyi viraj alacak ve o kadar iyi tutum sergileyecektir. Oldu ki şasi burulmaya karşı koyamayarak bunu gerçekleştirirse ayarlanan süspansiyon geometrileri o esnada bir şeye yaramayacak, lastiklerin kamber açıları ve yere basma şekilleri değişecek ve böylelikle araç virajda tutunamayacaktır.
ne kadar az burulma o kadar iyi handling cümlesi ile genel özeti verilebilecek hadise.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri