Saab firmasının 2000 yılında icat ettiği, motorlarda sıkıştırma oranını değiştirebildiği, daha seri üretime geçmeden 2001 yılında yılın motoru ödülünü aldığı, ama şirket general motors'a satılınca rafa kaldırıldığı için hayata geçirilemeyen, saab iflas edince de kaybolup giden, yarım kalmış, mühendisliğin konuştuğu muhteşem bir projedir..

bu motor nasıl bir motordu?
sıradan motorlara göre oldukça farklı olan bu motorun bloğu yatay olarak 2'ye bölünmüş şekilde ve menteşe biçiminde tek taraftan birbirine montajlanmıştır.. teknik olarak kapılara yada laptoplara benzetebiliriz.. alt blok krank ve pistonlara ev sahipliği yaparken, motorun silindir kapağı da üst motor bloğuyla birleşik, tek parça dökülmüştür.. bu da silindir kapağı montajında kullanılan conta, vida maliyetini hem düşürmüş, hem de bu parçaların yerine su ve yağ kanallarını büyütmeye imkan verip soğutma verimini artırmıştır..
bu menteşevari tasarımla motorun üst bloğu (monohead adı verilir silindir kapağını da içerdiği için) açılıp kapanabilir ve pistonlar aslında sabit olarak hareket ederken üst bloğun hareketi ile yanma odasının hacmi değiştirilebilir..
saab yaklaşık 4 derecelik bir açıyla açıp kapatarak sıkıştırma oranını 8/1 ile 14/1 arasında değiştirebiliyordu.. (kapalıyken 14/1 açıkken 8/1)
bu iki blok arasında sızdırmazlık elemanı olarak da, körüklü otobüslerin körüklerine benzer, ısıya dayanıklı, kauçuk benzeri bir malzeme kullanılmıştır.. egzoz manifoldu ise bu kauçuk malzemeyi etkilememesi için daha yukarda olacak şekilde tasarlanmıştır..
üst blok egzantrik miline benzeyen bir şaft ile açılıp kapatılır.. bu açılıp kapanma ile sübap zamanlamaları da değişeceği için, bu motorda iki adet triger kayışı kullanılmıştır.. birisi krank mili ile üst bloğu açıp kapatan şafta, diğeri ise bu şafttan egzantrik miline..
burada değinilmesi gerek diğer bir kaç nokta ise bu değişken sıkıştırma oranı sadece 8/1 ve 12/1 oranlarında değildir.. bu oranlar arasında gerekli açıya getirilerek istenen sıkıştırma oranı elde edilebilir.. ayrıca farklı oktanlardaki benzinlerle de çalışmasına imkan tanınıyor.. farklı sıkıştırma oranlarıyla farklı oktanlarda benzinlerden optimum verim alınabiliyor..

sonuç;
1.6 litre, 5 silindir, kompresörlü (2.8 bar) motor
225 hp ve 305 nm tork..
elektronik gaz pedalı..
ayrıca güç gerektirmeyen durumlarda gaz kelebeği ile ara soğutucu arasına bir bypass valfi konularak kompresör devreden çıkarılıyor ve atmosferik bir motora dönüşüyor..

yorumum; 2000 yılında hala turbo motorlar pek revaşta değilken, saab daha öncesinde turboyu ilk kullanan firma oldu.. hep yenilikçi bir firma olmasına rağmen maalesef günümüze kadar gelemedi.. böyle müthiş yenilikleri olan bir firmayı artık görememek çok üzücü.. eğer günümüzde hala olsaydı, şuan otomobil dünyası çok farklı bir noktada olabilirdi.. bu motor ise bunun kanıtı niteliğindedir.. umarım bir gün yeniden doğarsın..

petrolhead olmayanlar için; sanayide ustası bulunmayan, uzaydan geldiği sanılan motordur..
okurken sigara yaktığım, gözlerimin dolduğu başlıktır. adamlar nelerin peşine düşmüşler. Saab gibi bir markanın iflasına şahit olmak hakikaten koyuyor insana.
(bkz :#18654)
(bkz: Variable Compression Ratio )

GM'in maliyetli gördüğü için rafa kaldırdığı proje. Motor bloğuna uygulanan benzer tekniği pistonlara uygulamayı başaran Nissan'ın premium markası Infiniti bu teknolojiyi seri üretime hazır hale getirmiştir.
(bkz: infiniti vc-t)
Biz araba severlerin gözünde ekol olan; kendi geleneklerinden taviz vermediği için kalplerimizde yaşayan Saab'ın iç burkan hikayelerinden biri.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri