Ruhsuz olduğuna katılmadığım, hatta clio197'den bişeyler taşıdığını düşündüğüm arabadır ki ben 1.6 motorlu taş devrinden kalma otomatik şanzımanlı olanını kullanıyorum. Bu düşüncemin tek bir dayanağı var, o da arabanın istediğim şeyleri yapıyor olması. Virajın içine frenle taşıdığımda arkasıda ön tarafla beraber dönüyor, viraj ortasında gazdan ayağımı çektiğimde o koca poposu yanıma geliyor ve birden gerçekleşmiyor bu olay, kontra verdikten sonra 'frene mi gaza mı basayım, hımm, frene bassam banko spin atarım gaza basayım en iyisi' diye düşünebiliyorum.

Clio'yu tanıdıkça güveniyorsunuz. Neden çünkü viraja girmeden önce 'ulan ağaca sarılmayalım' diye düşündüğünüz için başlarda yavaş dönüyorsunuz. Ama hızı hissetmeye alışınca bu sorun olmaktan çıkıyor ve yüksek hızlarda korkmadan dönüp başta anlattıklarımı yaşayabiliyorsunuz.

Bu söylediklerim kimisi için bişey ifade etmeyebilir, hızı hissettirmesi ve arka tarafın Sıla'dan kafa nereye biz oraya şarkısını bağıra bağıra söylemesi birçok kişinin hoşunada gitmeyebilir ama 1 yıl punto kullanıp arkadan birazcık kayması için ölümüne fren destekli ağırlık transferleri yapıp tüm yükü öne alma çabalarımdan sonra Clio bana ilaç gibi gelmiştir. Belki yalıtımı iyi değil, saçma sapan donanım eksikleri var ve 1.6 için konuşacak olursak felaket bir şanzımanı var evet bunların hepsi doğru ama sinirli bir şekilde arabaya binip tüm sinirimi motordan ve lastiklerden çıkarttığımda eve dönüp olanları düşünmeden rahatlıkla uyuyabiliyorum Clio sayesinde ki bence bu dijital klimadan veya dokunmatik bir ekrandan daha önemli bir özellik.
tümünü gör
ilgili galeri