Zamanının bıçkın delikanlısı olan otomobil. O zamanlar Clio Rsi demek, hemen hemen yolda görebileceğiniz her arabadan hızlı olmak demekti.

900 kilogram ağırlık ve 108 beygir - 145 Nm tork, günümüzdeki bir çok otomobilden bile hızlı demek. O zamanlar yol tutuş konusunda pek başarılı değildi Renault çünkü Renault Sport henüz bu konuya eğilecek durumda değildi. Yol tutuş konusunda biraz başarısız olduğunu söyleyebilirim.

Bir de gaza basına zangır zangır titreyen vites topuzu olayı var ki sormayın.

Zamanında orjinal bir tanesini köşeye atabilseydim şu an oldukça iyi para ederdi ama olmadı, başaramadım.
16 yıldır severek kullandığım arabam. 8v motoru sayesinde düşük devirlerde yüksek tork üreten, Renault grubundan kullandığı yedek parçaları sayesinde servis masrafı düşük olan bir araçtır. Ara hızlanmaları çok iyidir.

Bazılarında klima bulunur. Aynalar ısıtmalı ve elektriklidir. 4 lastik disk frendir. Koltukları yarış koltuğu gibi yan desteklere sahiptir. Minik Gti lar sınıfında içinin genişliği, ekonomik bakım giderleri ve fazla arıza çıkartmaması, yüksek tork sayesinde vitesle fazla uğraşmaya gerek bırakmamasıyla günlük kullanıma en uygun küçük spor otomobildir.

Malesef çok el değiştirmemiş, kazalardan yıpranmamışını bulmak her eski spor arabada olduğu gibi zordur.

Renault Türkiye bu aracı ülkemize sadece 97 de getirmiş olup, kısa bir süre satıldıktan sonra kasa yenilenmiştir.

Klimalısının ağırlığı 960kg (klimasız 950kg olmalı) , gücü versiyona göre 107 yada 109hp , tork 2700 d/d da 157nm dir.

Makyajdan önce 8v ve 16v olarak üretildi. Kaputunda hava girişi olanlar 16v. Türkiyeye gelmiş olsaydı 106 satılmazdı, ben de 106 ya biniyor olurdum sanırım.
TR'ye de gelen makyajlı kasalar ise sadece 8v üretildi.
Bi tane temiz ilan bulmuştum, hakkaten ellenmemiş gibi duruyordu. Koltukları da spordu..Dedim acaba bana öğrenci arabası olur mu? hemen youtube'a girip hızlanma videoları filan açtım, sesi hoştu.O günler iyi heves ettim. Tipinde falan değilim zaten, güzel bi lastik takar gazlarım diye senaryolar kuruyorum kafamdan. Sonra babama diyemeden satılmıştı
Buram buram tarih kokan, adamı eğlendirip yüzünde tatlı bir gülümseme bırakan otomobil . 2007 yılında bir arkadaşım vasıtasıyla 60-70 kilometre şehirler arası yolda kullanmıştım, aklımda kalanlar tam olarak bunlar.
Bir senedir sahip olduğum, ilk arabamdır. Özellikle ara hızlanmaları ve düşük devirlerinin canlı olmasını seviyorum. Motoru biraz büyük ama lpg olmamasına rağmen yakıt konusunda beni fazla üzmedi lpg taktırmayı da düşünmüyorum. Yağına suyuna bakarsanız kesinlikle sizi üzmez, sanayiye uğramazsınız bile :)
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri