Yeni Porsche Panamera 4S Diesel'in Türkiye'deki ilk testidir.

Geçtiğimiz günlerde Porsche Driving Experience organizasyonuna katıldık ve yeni neredeyse tüm Porsche model gamını aynı gün kullandık. Bunun dışında yeni Panamera 4S Diesel modeliyle özel olarak ilgilendik ve pistte otomobille ekstra birkaç tur atma şansı yakaladık.

Porsche’nin ‘çok daha sportif’ olarak lanse ettiği ve tanıtımında, Almanya’nın Nürburgring Pisti’nde en hızlı sedan model (rekoru Panamera Turbo elde etmişti) unvanını ele geçirdiği video ile adından söz ettiren Panamera’dan beklentiler büyük. Herşeyden önce Panamera, Cayenne ile birlikte Porsche’nin en çok sattığı modeller arasında bulunuyor.

Ülkemizde Panamera 4S, 4S Diesel ve Turbo modelleriyle satılan yeni Panamera’yı, güçlü, V8 dizel motoruyla kullandık.

Tasarım
Herşeyden önce tasarımla başlayalım. Tasarım olarak ilk jenerasyon Panamera’nın hastası değiliz, bunu söyleyelim. Ancak Mk2 biraz daha kibar, sportif hatlarıyla dikkat çekici ve göz alıcı bir tasarıma sahip. Hatta Porsche otomobili tasarlarken 911 modeline göndermeler yaptığını ve Panamera’nın hiç olmadığı kadar sportif, 911-vari hissettirdiğini söylüyor.
Tabii ki Panamera’nın klasiği haline gelen alçak tavan ve dört kapı konsepti burada da aynen korunmuş.

Otomobil eskiye göre 34 mm uzamış ve 5049 mm uzunluğa erişmiş. Aynı zamanda 1937 mm’lik genişliğiyle 6 mm geniş ve 1423 mm yüksekliğiyle de 5 mm yüksek bir yapıda. Yeni Panamera’nın aks mesafesi de 30 mm artarak 2950 mm’ye genişlemiş ki, bu artan diz mesafesi ve 495 litrelik bagaj hacmi anlamına geliyor. Aks mesafesinin genişlemesi aracın ön ve arkasındaki sekmelerin de kısaltılmışını sağlamış ve sportif görüntüde bunun büyük etkisi var. Panamera hiç olmadığı kadar dinamik bir tasarıma sahip. Güzel mi? Tartışılır ama 4 egzoz çıkışı, güçlü görünen çıkıntılı çamurlukları ve LED farlarıyla kaslı göründüğü aşikar.

Yeni Panamera’da Porsche’nin MSB (Modular Standart Architecture, aynı zamanda VW Grubu’nda farklı modellerde de kullanılıyor) platformu kullanılıyor.
Gövdede bolca kullanılan alüminyum sayesinde (kaput, çamurluklar, tavan ve bagaj kapağında) ağırlık olabildiğince azaltılmış ve boş ağırlık 2050 kg olarak veriliyor. V8, çift turbo, dört çeker bir dizel otomobil için fena olmayan bir değer bu…

Kabin
Ultra kaliteli kabinde kullanılan malzemeler özenle seçilmiş. Her yer krom, yüksek kaliteli deri kaplıyken, tavanın alkantara kaplı olması buradaki havayı ciddi şekilde değiştiriyor.

Tamamen dijital göstergeler ikiye ayrılmış. Hız göstergesinin bulunduğu bölüm tamamen kişiselleştirilebilir bir yapıdayken, orta konsolda yer alan ekranda otomobilin şasi seçeneklerini, ses sistemini kontrol edebiliyorsunuz. Porsche tamamen elektronik olarak tasarladığı bu konsepte Porsche Advanced Cockpit adını veriyor. 7 inçlik iki ekranda analog olan tel şeyse devir saati olarak görünüyor ve bu gösterge, panelin tam ortasında, sürücünün gözünün önünde duruyor.

Direksiyonun üzerinde duran yuvarlak düğme sayesinde sürüş modlarını hızlı bir şekilde değiştirebilirken, bunu orta konsoldaki ekrandan da yapabiliyorsunuz. Panamera’nın ilk jenerasyonunda orta konsolda bolca düğme bulunuyordu, yeni modelde bu kısımda dokunmatik düğmelere yer verilmiş. Bu düğmeler piyano isyahı kaplamaların altında duruyor ve gerçekten çok kaliteli görünürken, son derece hassas şekilde de çalışabiliyor. Bu düğmelerde Source, Media, Home, Drive, Climate gibi özellikleri kontrol edebiliyorsunuz ve bastığınızda üs ekrandaki görüntü değişiyor. Hemen alt kısımdaysa koltuk ısıtması, sıcaklık ayar düğmeleri (gerçek alüminyumdan üretilmiş) ve PSM sisteminin kontrol düğmeleri yer alıyor. Buradaki siyah renkli kaplama sayesinde düğme sayısı yine çok olsa da o kadar göz yorucu ve korkunç görünmüyor.

Uçakları kontrol eden kumanda kolunu andıran vites topuzunun konumu harika ayarlanmış. Dik ön cam sayesinde oldukça ilginç bir sürüş pozisyonu sunan Panamera’da direksiyonun arkasında vites kulaçıkları olsa da bu güzel vites topuzuna dokunmak istiyorsunuz.

İşçilik olarak son derece üst düzey ve genişlik olarak son derece ferah olan kabinde kafanızda kaskla bile tavana değmeden oturmanız mümkün, ki bu gerçekten güzel bir detay.

Daha fazla lafı uzatmadan, dünyanın en hızlı dizel sedanı olarak tanıtılan bu otomobilin sürüşüne ve pistte nasıl hissettireceğine değinelim…

Sürüş
Kullandığımız motor seçeneği ilk kez Panamera’da kullanılan bir ünite. Tamamen yeni geliştirilen bu V8 dizel 3956 cc hacminde ve yine ilk kez dört çeker sistemiyle bir arada kullanılıyor. Çift turbo destekli ünite 3500- 5000 d/dak arası 422 bg güç üretirken, maksimum tork değeri olan 850 Nm (1000- 3250 d/dak) gaza basmadan önce tekrar düşünmenizi gerektiriyor.

Panamera 4S Diesel 0-100 km/s hızlanmasını 4.3 saniyede gerçekleştirirken, 200 km/s hıza da sadece 16.8 saniyede ulaşıyor. Bunlar gerçekten etkileyici rakamlar, üstelik otomobilde dizel motor bulunuyor! Bunun yanında ortalama tüketimi 6.7 lt/100 km ve emisyon oranı sadece 176 g/km.

Biz şimdilik tüketime çok takılmayacağız çünkü önümüzde sağanak yağmur altında duran, boş bir yarış pisti var.

Harika sürüş pozisyonu Panamera’nın en büyük artılarından. Direksiyon tam istediğiniz gibi önünüzde dururken, motor kaputunun çıkıntılarını buradan görüyor olmak özel hissettiriyor. Otomobili ilk olarak Sport modunda, daha sonraysa Sport+ modunda kullanacak ve farkları sizlere aktarmaya çalışacağız.
Motoru çalıştırıyoruz ama çok ses gelmiyor. Bu otomobilin dizel olduğunu sadece devir göstergesindeki rakamların azlığından anlayabiliyorsunuz. Panamera oldukça iyi izole edilmiş bir otomobil.

8 ileri, PDK çift kavramalı şanzımana sahip otomobil yumuşak sayılacak direksiyon hissiyatıyla dikkat çekiyor, Sport modunda olmamıza rağmen. Motor son derece güçlü, devir çevirmeyi seven yapısıyla pist gibi kullanımlara uygun olduğunu gösteriyor. Vites geçişleri son derece pürüzsüz ve göz açıp kapayıncaya kadar değiştiriyor.

Güç ünitesi maksimum torkunu sadece 1000 devirde üretiyor ve bunu özel tasarımlı, ortada konumlandırılmış turbo konseptine borçlu. Sadece birinci turbonun desteğiyle üretilen tork, ikinci turbonun yüksek devirlerde devreye girmesiyle sabit kalıyor. 850 Nm’lik tork sayesinde vites düşürmeye gerek kalmadan gaz pedalını istediğiniz gibi kullanabiliyorsunuz. Son derece esnek karakterde olan Panamera sorunsuz şekilde hemen 150 km/s’nin üzerine çıkabiliyor.

Sport modunda direksiyon, gaz tepkisi, vites geçiş hızı gibi özellikler etkileniyor, süspansiyonu ayrı bir düğmeden ayarlıyorsunuz. Bu modda direksiyon biraz yumuşak ama gerektiği kadar hassas olmayı başarıyor.

Gaz tepkileri anlık ve keskin olmasının yanında turbo gecikmesi diye bir şey burada söz konusu değil.
Panamera hafif bir otomobil sayılmaz. Gücü ve torku sayesinde bunu çok iyi kamufle ediyor, aynı şey virajlarda da geçerli. 2 ton ağırlığındaki otomobil, sağanak yağmur altında bile son derece iyi tutunuyor, neredeyse hiç önden kaymıyor. Erken gaz verildiğinde devasa tork, dört çeker sistemine rağmen otomobilin arkasını biraz oynatıyor ama bunu hemen kontrol altına alabiliyorsunuz, zaten elektronik sistemler sizden daha hızlı çalışıyor.

Hız oluşturmak ve virajlarda bu hızı korumak Panamera için çok kolay bir iş. Gövde hareketleri belirli miktarda kontrol altında tutuluyor, bu hareketleri beli 911’den indikten sonra hissediyor olabilirsiniz ama ilk olarak Panamera’yı kullandığınızda çok hissetmeyeceksiniz. Tutunma limitleri çok çok yüksek olduğu için bu limitlere yaklaşmak için epey uğraşmanız gerekiyor.

Her ne kadar pist Panamera’nın kendini en iyi gösterdiği yer olmasa da burada yabancı hissetmediğini de söylemek gerek. Üstelik konforundan da taviz vermiyor.

Sport+ moduna geçtiğinizde işler biraz farklılaşıyor. Direksiyon istediğimiz ağırlığıa ulaşırken, hissiyat ve geri bildirim olarak da farklı bir hal alıyor. Gaz tepkisine anlık ve keskin demiştik ama Sport+ modunda gaz o kadar hassas bir hale geliyor ki Sport modunda bir daha kullanmak istemiyoruz. Gaz her milimetrik girdiye cevap veriyor, otomobil fiziksel olarak buna karşılık veriyor. Belki bu mod yol kullanımı için uygun olmayabilir ama pist için kesinlikle mükemmel.

Yağmur şiddetini arttırıyor ve önümüzdeki otomobilin lastiklerinden çıkan spreyden dolayı neredeyse önümüzü göremiyoruz ama Panamera bu durumda bile son derece rahat ve güvenli bir his oluşturuyor.

Direksiyonda sanki hiçbir şey olmayacakmış gibi hissediyorsunuz ve bu his virajlara girerken ya da 220 km/s hızda frene bastığınızda bile değişmiyor. Panamera güçlü frenleri (önde 360 mm, arkada 330 mm) ile, hızlandığı gibi kolay şekilde yavaşlıyor da.

Bu otomobil sürüş için geliştirildiğini pist üzerindeki rahat tavırlarıyla açık bir şekilde anlatıyor. Öyle görünüyor ki Porsche bir kez daha Panamera ile dünyanın en iyi sedanlarından birini üretmiş. Onu yolda kullanmak için de sabırsızlanıyoruz…

Yeni Panamera 4S Diesel V8 motorunun verdiği güç ve tork ile benzinli modelleri aratmıyor. Üstelik son derece sessiz (hatta biraz fazla sessiz diyebiliriz), konforlu, lüks hissiyatını sonuna kadar yaşatan bir otomobil.

Pist kullanımındaki zorlu zemin şartlarında rahatsızlık vermemesi, sürücüsüne hissettirdiği güven hissi bu otomobilin her türlü şartlarda rahatlıkla kullanılabileceğini gösteriyor. Dünyanın en iyi dizel motorlarından biriyle donatılan otomobil sakin kullanımda ekonomik de olma potansiyeline sahip.
Panamera 4S Diesel dünyanın en hızlı sedan otomobili unvanını gururla taşımaktan geri kalmıyor ve bunu nasıl hak ettiğini gösteriyor.

Gerçekten etkileyici bir otomobil…
Uzun zamandır pist testi görmüyorduk, harika ellerinize sağlık!

Yeni Panamera, 911in genlerini 4 kapıyla birleştirmiş gibi görünüyor.
eski kasasından daha tombul görünen otomobilin pist testi. bunu alan 100 kişinin sadece 1 tanesi piste çıkacak maalesef, avrupa'da olsak çok daha ilgi görecek bir test olabilirdi.
bunlar da ilginizi çekebilir