LeMans pilotu Marc Lieb'in ellerinde, Ring'de 6:57 elde ederek rekor kırmıştır. Rekor sırasında 918'in bataryaları turun bir noktasından itibaren bittiği için otomobil tam gücünü tam bir turda gösterememiştir. Eğer gösterebilseydi derece çok daha iyi olabilirmiş.

Son yıllarda gördüğümüz en şık ve agresif tasarımlardan biridir. Sadece elektrik motoruyla yol alabilme potansiyeli de vardır.

Otomobil ilk çıktığında detaylı yazısını yazmıştım:
Uzun zamandır gelişimini izlediğimiz, daha doğrusu Porsche’nin gelişimini izlememizi istediği 918 Spyder, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda üretim versiyonuyla tanıtıldı. Otomobil, Porsche’nin bugüne kadar ürettiği en hızlı ve güçlü model olma unvanına sahipken, markanın gelecekte hiper spor sınıfında neler yapacağını da gözler önüne seriyor.
Alman üretici 918 Spyder’ın gelişim aşamasını adım adım gazetecilere gösterdi ve teknolojisini cesurca sergilemekten geri kalmadı. Bunun yanında rakiplerinden Ferrari LaFerrari ve McLaren P1 kapalı kapılar ardında geliştiler ve görücüye çıktılar. Özellikle Ferrari, yeni otomobili hakkında hiçbir detayı paylaşmadı ve otomobil Cenevre’ye bir bomba gibi düştü. P1 de aynı şekilde Cenevre’de tanıtılsa da daha önce üretime en yakın versiyonunu gösterdikleri için karşımıza çıkan otomobil çok da sürpriz olmadı. Bu paylaşımcı yaklaşım 918’in ‘merak uyandırma’ potansiyelini biraz olsun yok etse de ortaya çıkan sonuç gerçekten devrimsel görünüyor. Böyle görünmesi aslında alıştığımız bir şey çünkü Porsche çok sık şekilde süper spor üretmiyor ve imzasını attığı modeller dönemleri için fütüristik otomobiller oluyor: 959, 911 GT1 ve Carrera GT böyleydi ve 918 de bu geleneği devam ettiriyor.

Hibrid süperpor
918’in en büyük özelliği, tamamen sıfırdan üretimine başlandığı anda hibrid motoru etrafına geliştirilmiş olması. Porsche yeni otomobilin yarış otomobili teknolojisini, günlük kullanılma potansiyeliyle biraraya getirdiğini söylüyor. Bunu yaparken maksimum performans- minimum yakıt tüketimi hedefleniyor. Zaten 918 ismi de Porsche’nin efsanevi yarış otomobili 917’den esinlenilmiş.

918’de Porsche’nin, RS Spyder yarış otomobilinden aldığı 4.6 lt’lik V8 atmosferik, içten yanmalı motorun yanısıra toplam üç adet elektrik motoru da bulunuyor. İçten yanmalı motor tek başına 8600 d/dak’da 608 bg güç ve 6600 d/dak’da 530 Nm tork üretiyor. Maksimum olarak 9150 devir çevirebilen bu V8, litre başına 132 bg üreterek Carrera GT’nin litre başına 106 bg’lik oranına büyük bir fark atıyor. Motorda ağırlıktan tasarruf edebilmek için yağ deposu, hava filtresi gibi parçalar karbonfiberle güçlendirilmiş polimerden üretilmiş ve şasiye entegre edilmiş. Bunun dışında titanyum bağlantı kolları, ince yanma duvarları, hafif çelik krank ve ince çelik/nikel alaşım egzoz sistemi ağırlığın olabildiğince azalmasını sağlayan diğer faktörler.

Motorun egzoz sistemi alıştığımız gibi tamponun altındansa motor kapağının üst kısmından dışarı veriliyor ve bu konuda bir ilke imza atıyor. Üstte yer alan egzozların avantajı olabilecek en kısa mesafeden gazların dışarı atılması ve bu sayede egzoz geri basıncının düşük kalması olarak gösteriliyor. Tabii sistemin bir diğer avantasjı da kısa egzoz boruları.

Tek başına bile yeterince etkileyici bu motora ilave olarak ikisi ön lastiklere, diğeriyse arka lastiklere güç veren üç elektrik motoru destek veriyor. Bu sayede 918 dört tekerlekten çekiş sistemine sahip oluyor. Paralel hibrid sistemi sayesinde sadece elektrik ya da benzinli motorla kullanılabilen otomobil, bu konuda rakipleri P1 ve LaFerrari’den farklı.

Öndeki elektrik motorlarının tanesi 95 kW (128 bg) güç üretiyor ve sabit şanzıman oranıyla gücünü aktarıyor. Bu motor 235 km/s’nin üzerinde devreden çıkıyor. Arkadaki elektrik motoruysa 115 kW (155 bg) güç üretirken 918 üç motoruyla toplamda 887 bg güç ve 1275 Nm tork elde ediyor. Aslında bu değerler P1 ve LaFerrari’nin tanıtımından önce daha düşüktü: İçten yanmalı ımotor 550 bg, elektrik motorlarıysa 200 bg üretiyordu, daha sonra Porsche rakiplerinin çok daha güçlü olduklarını görünce 918’i biraz daha güçlendirdi ve belki de otomobilin tanıtımı bu yüzden Frankfurt’a kaldı.

Bu ultra güçlü değerlerin yanında otomobilin ortalama yakıt tüketim değeri 3.3 lt/100 km, emisyon değeriyse 79 g/km olarak belirtiliyor. 918 tüm gücü kullanıldığında sadece 2.8 sn’de 100 km/s’ye ulaşıyor, 0-200 km/s hızlanması 7.7 sn ve 0-300 km/s değeriyse 22.0 sn. Bunlar fazlasıyla etkileyici olsa da LaFerrari 0-200 km/s hızlanmasını 7 saniyeden daha hızlı, 0-300 km/s hızlanmasınıysa 15 saniyede tamamlıyor. Ancak İtalyan aygırının sıfır emisyon ve yakıt tüketimi gibi bir iddiası yok, onun elektrik motoru sadece performansı artırmaya yarıyor. Bu arada 918’in bu değerleri Weissach Package adı verilen performans paketiyle elde ediliyor.

Hibrid güç ünitesinin tüm avantajını kullanmak için beş farklı sürüş modunuz mevcut ve bunu direksiyonun üzerindeki düğmeden yapabiliyorsunuz. E-Power modunda sadece elektrik motoruyla yol alıyorsunuz ve menziliniz 32 km. 0-100 km/s’ye ise 6.9 sn’de çıkıyor ve maksimum olarak 150 km/s’ye ulaşıyorsunuz. Hybrid modunda maksimum verimlilik için içten yanmalı motor ve iki elektrik motoru alternatif olarak çalışıyor. Sport Hybrid’e geçtiğinizde V8 motor durmadan aktif haldeyken, elektrik motorları hızlanmaya yardımcı oluyor. Race Hybrid modu benzinli motor ve PDK şanzıman maksimum atak moduna geçiyor, elektrik motorları en yüksek gücü üretiyorlar ve bataryalar daha çabuk şarj oluyor. Hot Lap modundaysa eldeki tüm enerji maksimum güç ve performans için kullanılıyor.

PDK şanzıman demişken; 911 modelinde kullanılan çift kavramalı vites kutusu 918 Spyder için tamamen elden geçirilmiş ve yüksek performans için optimize edilmiş. Otomobilin düşük ağırlık merkezi felsefesine ayak uydurmak için Porsche şanzımanı, uzunlamasına 180 derece ters çevirerek kullanmış. Eğer arka aksta güce ihtiyaç yoksa şanzıman devreden çıkarak tüketim değerini en aza indirmeye yardımcı oluyor.

Hibrid sisteminin bataryalarında lityum ion tercih edilmiş. Porsche’nin plug- in şeklinde şarj edebilmek için geliştirdiği sistem sayesinde 4 saatte tamamen şarj olabiliyorlar. Eğer hızlı şarj istasyonuna sahipseniz bu işlem 25 dakika sürüyor.

Gövde
918’in elektrik motorları ve bataryalarının yarattığı ağırlık dezavantajının önüne geçebilmek için Porsche tüm gövdede karbonfiberle güçlendirilmiş polimer kullanmış. Önde ve arkada yer verilen özel çarpışma elementleri, kaza anında şasinin daha kolay şekilde toparlanabilmesi için geliştirilmiş. Buna rağmen 1640 kg’lık boş ağırlık pek de hafif sayılmaz, özellikle de LaFerrari’nin 1255 kg olduğunu göz önünde bulundurursak.

918’in gövdesinde aktif aerodinamik özelliklere bolca yer verilmiş ve ağırlık dağılımı 57:43 ön/arka şeklinde ayarlanmış. PAA (Porsche Active Aerodynamics) adı verilen ve bir paket halinde ele alınan bu sistemde maksimum yere basma gücü elde etmek için hibrid sistemin sürüş modlarında farklı ayarlara yer verilmiş. Race modunda ayarlanabilir arka kanat, arka aksta mümkün olan en çok yere basma gücünü üretebilmesi için dik bir açıya sahip oluyor, iki spoylerin arasında yer alan kanat açılıyor ve ön aksın önünde yer alan iki kanatçık açılarak havayı arkadaki difüzöre yönlendiriyorlar. Bu aynı zamanda ön aksta ‘yer etkisi’ de yaratıyor.

Sport modunda aerodinamik kontrol sistemi arka kanadın açısını azaltıyor ve bu daha yüksek maksimum hız anlamına geliyor. Spoyler yine açık kalıyor ve tabandaki kanatçıklar kapanarak sürtünme azalıyor. ‘E’ modunda düşük aerodinami ayarları söz konusu olurken, arka kanat ve spoylerle birlikte tabandaki kanatçıklar da kapanıyor. E-Power ve ‘Hybrid’ modlarındaysa sistem sürtünmenin olabildiğince azalması için tüm kanatçıklar otomatikman kapanıyor ve otomobilin hızı 130 km/s’nin üzerine çıktığında yeniden açılıyor.

918’de Porsche’nin diğer modellerinde de kullandığı PASM adaptif amortisör sistemi de kullanılmış. Bunun dışında arka lastiklerin dönmesini sağlayan ve yeni nesil 911 Turbo’da da kullanılan sistem otomobile çok daha çevik bir karakter kazandırıyor. Bu sistem temel olarak her lastikte yer alan bir elektromekanik ayarlama sisteminden oluşuyor ve arka lastiklere üç derece kadar açı kazandırıyor. Düşük hızlarda arka lastikler ön lastiklerle zıt yönlere dönerken yüksek hızlarda aynı yöne dönüyor. Porsche’nin açıklamaları bu sistemin arka tarafın stabilitesini artırdığı ve daha hızlı yön değişimlerine olanak verdiği şeklinde. Hatta ‘motora 150 bg güç eklemişsiniz gibi bir etki yaratıyor’ cümlesi de Alman üreticinin özellikle altını çizdiği bir konu.

’Ring rekoru
Otomobilin lansmanı yapıldığı sırada, Marc Lieb pilotajında Nürburgring’de elde ettiği 6:57’lik tur rekorunun da videoları yayınlandı. İki aksiyonun aynı anda olması tabii tesadüf değildi ve 918 şimdilik ’Ring’deki ‘en hızlı yolda kullanılabilen otomobil’ unvanına sahip oldu. Ancak asıl işin zor kısmı şimdi başlıyor çünkü henüz McLaren ve Ferrari cephesinden ’Ring dereceleri gelmedi.

Geçtiğimiz hafta elimize ulaşan bilgilere göre P1 ’Ring’de hızlı tur atarken görüldü ve her ne kadar derece açıklanmasa da bir gazeteci, tur derecesinin yazılı olduğu tabelada 6:33.25 ibaresinin hareketsiz olarak durduğunu gördüğünü söyledi. Bu konuda McLaren çalışanlarına sorular yağdırıldığında alınan cevaplar ‘Hayır, öyle bir derece söz konusu değil. Şimdilik 7 dakikanın biraz üzerindeyiz, o derece sadece ekibe biraz motivasyon sağlasın diye yazıldı’ şeklindeydi. Daha sonraysa 7:04’lük bir derece elde edildi ama McLaren bu dereceyi geçersiz olarak kabul etti çünkü onlara göre otomobil çok yavaştı. Bunun Türkçesi şu: ‘918’i geçene kadar tur derecesi deklare etmeyeceğiz’. Görünen o ki McLaren çalışanlarını gerçekten de motivasyona ihtiyaçları var.

Ferrari cephesindeyse işler biraz daha karmaşık. Cenevre’de LaFerrari’nin konsept halini gördük ama dah sonra otomobille ilgili bir haber çıkmadı. Sadece Maranello sokaklarında, hâlâ üzerinde kamuflajla dolaşan bir LaFerrari gördük. İnternette kısa bir araştırma yaptığınızda otomobilin gelişimiyle ilgili sorunlar olduğuna dair haberlerin olduğunu görebilirsiniz. Bunların ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz ama bilinen bir şey var ki o da LaFerrari’nin henüz piyasaya çıkmamış olduğu.

Yani Porsche şimdilik rakiplerinden bir adım önde görünüyor ve yayınladığı video ile onlar üzerindeki baskıyı artırmış oldu. Bu video aynı zamanda Alman’ların tüm kozlarını da açık açık gözler önüne serdiği için bir meydan okuma olarak da algılanabilir.

10 yıl sonra ilk süperspor
Porsche her zaman süper spor üreten bir marka değil, bundan önceki son süpersporları 2003 yılındaki Carrera GT’ydi. Tamamen mekanik, atmosferik ve manuel bir otomobil olan Carrera GT’den sonra markanın böylesine bir teknoloji patlamasıyla çıkagelmesi otomotiv endüstrisinin geldiği son noktayı gözler önüne seriyor.

918 hibrid süper sporlar için kritlerleri belirleyen otomobil oldu. Rakiplerine göre daha çok sayıda üretiliyor olması (918 adet üretilecek, LaFerrari 499 adet, P1 ise 375 adet) onu, diğerlerine göre kolay alınabilir bir hale getiriyor. Fiyat olarak da rakiplerine oranla çok daha ekonomik bir otomobil 918: 853.000 Pound. LaFerrari ve P1 ise 1 milyon Pound’un üzerinde satış fiyatına sahipler.

Porsche istendiği zaman sıfır yakıt tüketimine sahip olabilen ve Nürburgring’i 7 dakikanın altında dönebilen bir otomobil yaratma fantazisini gerçeğe dönüştürdü. Artık Woking ve Maranello’da uykusuz geceler başladı, şimdi sıra onlarda!
tümünü gör
ilgili galeri