eski bir volkswagen müdendisi olan ferdinand porsche'nin oğullarıyla beraber 1931'de kurduğu alman otomotiv markası. kaderin bir oyunu olarak yıllar sonra tekrar volkswagen çatısı altında birleşme yaşanmıştır.

porşe diye okunduğu rivayet edilir.
Hakederek yarattıkları marka algısıyla en saf en sorunsuz en kullanılabilir spor araçları üreten firma olarak anılırlar. En üst seviye performans araçları dahi biraz tecrübeyle günlük araç olarak kullanılabilecek rahatlıktadır.
-
Bir rivayete göre "porş" şeklindeki telaffuzu fransızların çıkardığı söylenir. Ayrıca TDK'ya göre yabancı kökenli bir kelime orjinali nasıl okunuyorsa öyle okunur, okunamıyorsa en yakın türkçeleşmiş haliyle okunur. Yani "porş diye okunmuyor o canım tmam mıı."
hoş bir ambleme sahip firma. gerçi markanın klas ve pahalı oluşu da algıda etki yaratabiliyor. hikayesi ise, göbekteki şaha kalkmış at, stuttgart şehrinin flamasından geliyor. siyah ve kırmızı çizgiler ile geyik boynuzları ise kurulduğu eyalet olan württemberg'in flamasından alınma.
62 yıllık ürünlerini 2 dakikada yakından görebilmek için (bkz: porsche'nin 62.yıl videosu)
adolf hitler'in yakın arkadaşı ferdinand porsche'nin isim babası olduğu marka. ben yapsam aynısını 'bu ne lan' derler, el oğlu yapınca 'ooo ne kadar da karizmatik marka'... peh!
vw beetle diye bildiğiniz tosbaaayı ürettikten sonra kendi kurduğu markadır. Aynı mantık ile arkadan motorla işine devam etmiştir.

porşe diye okunduğu doğrudur. üşengeçlikten biz ona porş deriz ama nasıl ki mercedese merc demiyorsak bu da böyledir. Gerçi ona da merso diyoruz artık.
eskiden
--- spoiler ---
lan oğlum porsche gördüm, falanca da yanında oturuyordu.
--- spoiler ---
diye cümlelerle başlayıp arabanın ulaşılamaz olduğu kavramı beyinlerimize işlenmişti. şimdilerde ise trafikte 5 dakkada bir görüyorum. bu marka da tüketim çağının kurbanı olmuştur.
aracın kullanımını tamamen sürücüye vermek isteyen firma.

nasıl yani diyeceksiniz, şöyle ki:
bir zamanlar fabrikasında çalışan bir yakınım anlatmıştı. geliştirdikleri bir teknolojiyle yanlışlıkla şerit değiştirmelerin önüne geçmişler. (hani şimdilerde ford reklamlarını yapıyor ya.) araç hafif hafif yan şeride geçiyorsa, sistem diyor ki bu işte bir pislik var galiba şoför uyuyor, hemen öteyim de uyansın. hatta makas atmayı engellemeye gidecek kadar da geliştirmişler işi. fakatu bu geliştirdikleri teknolojiyi bir kenara atmışlar. sebebini de -bizim elemana- "bizi aracımızda şoför istediğini yapabilmeli. makas atmak istiyorsa makas atar, hızsa hız. yasal konulara girseydik aracın hızını maksimum 50 yapardık. biz otomobil üretiyoruz." diye açıklamışlar.
  • / 3
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri