Bu Kayıdı benim açmam tam yerinde olacak :)

Peugeot'un 309 ve 305 yerine orta aile sınıfına getirdiği 306 ve ailesi olarak doğan ilk olarak XSi ile başlayıp sonrasında S16 olarak karşımıza çıkan ve 98 ve sonrasında GTi olarak pazara sunulan modelidir.

İlk olarak XSi dan başlayayım;
1998cc 16 sübap motora sagip ve 155Bg gücünde 5 ileri şanzumana sahip. Silindir kapağı 205 Gti, 309 Gti ve 405 Mi nin gelişmişi olup yine Mi motor gibi fakat emme sübapları büyüktür. Bu arada belirteyim şimdi bazı arkadaşlar düzeltme çabasına girer 205 ve 309 gti 8v evet ama 16v modellerinin silindir kapağından bahsediyorum :) Neyse o dönem İmmobilizer yok tabi kod sistemi ile çalışmakta ve işin kötü kolay çalınabilmekteydi. MK1 306 olarak anılır ve makyaj görmemiştir ilk kasa genel olarak dış hatlarından çift parça farlarından ayırt edilir. Donanım olarak MK2 ph1 ve ph2 ye göre değişik opsiyonları vardır beniim en çok ilgimi çeken ışıklı aynaları çünkü MK2 lerde bunu kullanmamışlar. Biraz daha mekanik konuşalım. Volanı daha ağardır ve mahruti oranı son dişlisi daha kısadır.

306 S16;
1998cc 16v bir dönem yine 155 ve 167 olarak çıkmıştır fakat kapak revize görmüştür. Belirtmeden geçtim az önce XU motor kullanır ve XU10 dur 2.0'ı temsilen 10 hanesi kullanılır. XU10j4 ve Xu10J4R motorları vardır, Satış yıllarına göre S16larda yine XSİ volanı yada revizeli hali ile yeni 1.2kg hafif volan mevcut yine aynı şekilde ayna ve mahruti dişlileri değişiklik gösterebiliyor. S16 biraz arabi kasa ve tam net kupa farklılığı anlatamıyorum, kimi zaman MK1 var kimi zaman MK2 ph1 kupaya sahip.
Ama genel olarak sorsiyon sistemi aynı sadece yay milleri ve viraj demirinin MM olarak daha ince XSi da sonrasında kalınlaştırılarak yoltutuşu arttırılmaya çalışılmış.

GTi veya GTi-6 / MK2 Ph1 ve Ph2 olarak geçer bazı yerlerde (ingilizler öyle anıyor) PH3 olarak da anılır son makyajı.
En büyük Özelliği XU10J4RS ve son jenerasyon XU10 motor kullanır. 1998cc 16v 167Bg olarak ve Döküm bloka sahip. BE-6 6 ileri şanzuman vardır son jenerasyonda ilk kasalara göre daha uzun ayna/mahruti kullanılmış git gide ağırlaşmıştır zaten donanımı nedeniyle, Klima, 4 airbag (ph1 ler 2 airbag dir) Egzantrik dereceleri diğerinden farklı ve sıkıştırması artmıştır 155bg lere göre ciddi farklı üst kapağa sahiprit emme ve egsoz sübapları büyüktür. Ateşleme sistemi distribtör değil Bobindir. Biraz daha elektronik bir yapıya sahiptir. Karakterstik bir emme manifoltu var ve şahane bir sesi vardır :)
Başlık altında aklıma gelen bu kadar :)
Handlingi ile segmentini yıllarca silip süpüren model.
Hem S16'yı 1997'de hem de 306 GTi-6'yı 1998'de henüz sıfır kilometre kondisyonlarındayken kullanma şansı bulan şanslı ve tabii yaşlı! kişilerdenim.

97'de S16 inanılmaz hissettiriyordu çünkü gerçekten hızlıydı (benim kullandığım 155 bg'likti ve 5 ileriydi) ve tepkileri çok iyiydi. Özellikle gaz tepkisi dikkat çekiciydi ve gerçek hidrolik direksiyonu ile istediğiniz herşey yapabilen bir otomobildi. Alt devirleri pek sevmezdi ama üst devirlerde harika giderdi. Arkası biraz oynaktı S16'nın GTi'a göre ön kısım harika tutardı. Elbette bir 205 GTi değildi virajlarda ama bana göre kompakt sınıftaki hatchback'lerden de iş çıkabileceğinin ipucunu veren ilk modellerdendi.

GTi ise tam 'olmuş' hissettiren araçtı. Daha güçlüydü, daha ağırdı ama daha hızlı ve 6 ileri şanzımanıyla daha bütündü. Üst devirde, özellikle 5500 devirden son emme manifoldu sesi o dönem hiçbir modelde duymadığımız (ancak M3'lerden duyardık böyle bir ses) türdendi. Ayrıca açık hava filtresi sesi de buna eklenince GTi'ın keyfine doyulmuyordu. 6'ıncı vitesi pek kullanışlı değildi açıkçası çünkü beklediğiniz kadar kısa oranlı değildi ama yine de baya fiyakalıydı 6 vitese sahip olmak.

GTi S16'ya göre daha sıkı hissettirir ve arkası bir şekilde daha stabildi. Lift off oversteer karakterini yine çok severdi ama daha kontrollü ve daha hisli direksiyonu sayesinde daha güven verici bir sürüşe sahipti. GTi'da immobilizer elektronikti, elle manuel olarak şifre girmezdiniz.

Daha sonra aynı otomobili çip, egzoz, filtre ve yay modifiyesi yapılmış şekilde de kullandığımda aracın inanılmaz güçlendiğini ama yay ile ttuunma karakterinin bozulduğunu görmüştüm. Sertleşen yaylar nedeniyle gövde burulması yok olmuştu olmasına ama ani hareketlerde ve virajlarda arka taraf daha çok kaymaya başlamıştı. Belki artan gücün yanında biraz daha geniş lastik kullanılması doğru olabilirdi. Egzoz da harika sesler çıkartmaya başlamış, ölü alt devirler tarih olmuştu. Bu şekilde GTi neredeyse Clio 172'ler kadar gider, belki biraz daha iyi gider hale gelmişti.

Harika otomobiller ve harika zamanlardı. Bunları yaşadığımız için gerçekten çok şanslı bir nesiliz...
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri