Markaların ömürleri boyunca bazı dönüm noktaları olur. Çıkardıkları efsane otomobiller, segment liderleri, segment yaratıcıları, hızlı küçük oyuncaklar vs gibi. Peugeot cephesinde bu tarz efsane otomobilleri eskiden görmeye alışkındık. Hızlı Fransız kavramını ortalığı kasıp kavuran otoban fareleri ile kendileri yaratmıştı. Şimdilerde ise pazarın isteklerini dört dörtlük bir şekilde karşılayan yeni modeli ve markanın miladı olabilecek seviyedeki 3008 ile birlikteyiz. Baştan söyleyeyim, Peugeot 3008 ile tam anlamıyla yeni bir çağa geçmiş ve kendini çok farklı bir boyuta taşımış.

MPV olarak hayatına başlayan 3008, satış rakamları konusunda markayı ne yazık ki memnun edememişti. Geçtiğimiz yıl gerçekleşen yenilikle 3008 geri kalan hayatına bir kompakt SUV olarak devam etmeye karar verdi ve bu kararı alan kişiye marka çok şey borçlu. Çünkü araç daha çıkar çıkmaz segmentinde satış rakamlarına ambargo koymaya başladı. Lafı fazla uzatmayalım ve yeni 3008’e geçelim.

Yeni kavuştuğu suv takısını destekleyecek nitelikte birçok tasarım detayına sahip 3008. Ön taraftan baktığınızda aslan pençesini andıran far grubu, dik konumlandırılmış panjur ve krom detayları aracın fazlaca kaslı bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Yaratılan bu sağlam görüntü algısı ve küt yapı benim çok hoşuma gitti.

Profilden baktığınızda ise ilk dikkatinizi çeken kaputun açıkmış gibi görünmesini sağlayan, farlardan A sütununa doğru uzayan krom parça. Birazcık yüzen kaput görünümü oluşturulmuş gibi ve karakteristik göründüğü kesin. Yine aynı şekilde C sütununun tamamen karartılmış yapıya sahip olması ile tavan da yüzen bir görünüme kavuşturulmuş gibi. Tavan barları da Suv görüntüsüne bir ufak imza koymuş. MPV 3008’e göre aks mesafesi birazcık uzamış, yerden yükseklik artmış fakat tavanı eskiye göre 1 cm alçalmış.

Arkaya geçtiğimizde ise benim çok beğendiğim detaylar merhaba diyor. Parlak siyah yüzeye yerleştirilmiş stop grupları 3 boyutlu görüntüye sahip. Tabii ki aslan pençesi adını taşıyan 3 parçalı ledli stop grupları araca fütüristik bir hava katmış. Yine aynı şekilde parlak siyah fonun üzerinde duran krom Peugeot yazısı ve logosu şık durmuş. Tamponda ise çift çıkış egzoz görüntüsü sağlayan detaylar mevcut olsa da aracın tek egzoz çıkışına sahip olduğunu belirtmeme gerek bile yok sanırım.

Genel olarak tasarım dilinde konsept modellerine hayli yaklaşan Peugeot, 3008 tasarımıyla beni ve kullanıcıyı etkilemeyi başarmış.

Fazla uzatmadan direksiyona kurulayım ve içerdeki detaylardan bahsedeyim birazcık. Çünkü en az dışının etkileyiciliği kadar içerinin de etkileyici olduğu noktalar var. Peugeot’un yeni i-cockpit tasarımı tam anlamıyla 3008’e geçmiş. Altımızda bulunan aracın Gt-line donanım paketine, yani en üst seviye pakete sahip olduğunu belirttikten sonra sizleri karşılayan fazlaca şık ve deri koltuklara oturabilirsiniz. Görüş açısı gerçekten güzel ayarlanmış ve kaputu görmeniz mümkün. Kaputu görebildiğim araçların sürüş pozisyonlarını gerçekten çok seviyorum. Direksiyon bazı Peugeot modellerinden alışık olduğumuz gibi küçük ama esas numara km göstergesinde. 12.3 inçlik tamamen dijital olan bu km göstergesinde birkaç oyuncak mevcut. Tasarımını ve görüntüsünü değiştirebiliyor ve tüketim verilerine ulaşabiliyorsunuz. 5 farklı moda alabiliyorsunuz ve kişiselleştirebiliyorsunuz. Bu ekran tüm donanım paketlerinde standart olarak sunuluyor ayrıca. Orta konsolda da hayli sürücü odaklı yerleştirilmiş 8 inç’lik ekran yer alıyor. Kokpitin tüm numarası aslında tamamen sürücüye odaklı olması. Vites topuzu, konsol tuşları, ekran aklınıza gelebilecek her şey sürücüye yönelik bir konumlandırmaya sahip. Araçta en beğendiğim nokta ise konsolda yer alan piyano tuşları. Ortadaki ekranı yönetmeye yarayan bu tuşlar, direkt olarak medya, klima, telefon, araç ayarları gibi menülere ulaşmanızı sağlıyor. Fakat bu tuşlara bakmak kadar basmak da eğlenceli. Bir lamborghini modelinde şalter tarzı tuşlara basıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz ki tuşların kalitesi de oldukça iyi.
Ekranın işletim sistemi birazcık yavaş kalsa da dokunmatik hassasiyeti iyi sayılabilecek seviyede.

Vites topuzunun arkasında telefonunuzu temassız şarj edebileceğiniz bölüm bulunuyor. Tabii ki bu özelliği destekleyen telefonununuz olduğu sürece. Kol dayama Mercedes modellerinden gördüğünüz gibi çift kapaklı açılıyor ve içi çok geniş. Küçük eşyalarınız için kokpit size cömert davranmaktan geri kalmıyor.
Konsol ile torpido birleşimi yerine konumlandırılan, kumaş görünümlü geçiş detayı son zamanlarda en çok hoşuma giden şey oldu. malzeme kalitesi konusunda ise çığır açmış bir Peugeot modeli ile karşı karşıya olduğunuzu ve tüketiciyi fazlasıyla memnun edecek seviyede olduğunu belirtmekte fayda var. Aynı zamanda menüde belirlediğiniz profillere göre kendinize masaj ayarları seçebiliyorsunuz. Ön koltuklarda ısıtma ve masaj özelliği bulunuyor. Ayrıca gt-line donanım paketi ile gelen Focal ses sistemi gerçekten başarılı.

Arka tarafta artan aks mesafesi neticesinde fazlasıyla yaşam alanı bırakılmış. 3 yetişkin arka kısımda çok rahat yolculuk edebiliyor. Bagaj ise 510 litre olarak segment standartlarında yerini koruyor.

Gelelim sürüş özelliklerine; 3008 3 farklı motor seçeneği ile satışa sunuldu. 1.2 puretech 130 hp’lik turbo benzinli motor. 1.6 litre THP 165 hp’lik turbo benzinli motor ve 1.6 litre BLUEHDi turbo dizel motor seçeneği mevcut. Şuanda yazısını okumakta olduğunuz aracın kaputunun altında 1.6 litrelik dizel motor yer alıyor. Kendisine Peugeot’nun başarılı tork konvertörlü şanzımanı EAT6 eşlik ediyor. BlueHDi motor ve EAT6’nın uyumundan artık her karşımıza çıktığında bahsediyoruz. Burada da rutin bozulmamış. Motor ve şanzıman gerçekten uyum içerisinde. 120 hp ara hızlanmalar konusunda 3008’i belirli seviyede tatmin ediyor.

Emp2 platformu üzerine şekillenen 3008’in şasi direnci artmış ve rijitlik kendini çabuk bırakmıyor. Zaten bu boyutlarda bir aile otomobilinde yeterli dinginlik sağlanmış ve sürüş kalitesinde gözle görülür bir olumsuzluk yok. Kafadan kayma eşikleri birazcık daha ileriye taşınmış durumda. hızlı girilen virajlarda aracın sizi çok korkutmadığını da söyleyebilirim. Ayakları yere sağlam basan bir sürüş karakteri var neticede.

Süspansiyonlar şehir içinde fazlasıyla konforlu. Yüksek hızlarda ise çalışma aralığı biraz kısılıyor. Yine de içeriye aldığı sesi absorbe etmeyi başarıyor bi nebze de olsa. Yalıtım konusunda da içerideki huzur sağlanmış. Yakıt tüketimi konusu ise en çok merak edilen konulardan birisi tabii ki, İstanbul içi sıkışık trafikte 6 litre civarlarında gezmek mümkün. Sakin uzun yol sürüşlerinde 4.9 litre civarı tüketim değeri görmek hayli basit. Yok ben illa sonuna kadar basacağım derseniz de 8.8 civarlarında bir şeyler görüyorsunuz.

3008 GT-line donanım paketi ve dizel otomatik seçeneği ile yaklaşık 165.000 tl’lik bir fiyat etiketine sahip. İçeride bahsi geçen deri döşemeli, elektrik destekli ve masajlı koltukları almak isterseniz 8.000 tl’lik Nappa Deri döşeme opsiyonunu alıyorsunuz.

Net bir sonuç açıklamam gerekirse karşınızda tam anlamıyla bir Qashqai killer duruyor. Bu donanım seviyesinde bir Tiguan’ı bu fiyatlara alamıyorsunuz. Japon rakipleri karşısında bakacak olursanız da 3008 fazlaca kaliteli ve hisli duruyor. Avrupalı rakipleri karşısında da segmentinde bir fark yarattığını, kalite algısını çok çok yukarılara taşıdığını gönlümün en uç noktalarından geçen rahatlıkla söyleyebilirim. Dış tasarımı, kokpit tasarımı, motor verimliliği, genişliği ile Peugeot 3008 bir devrim yaratmış ve cevap sizlere kalmış.
kullanım süresi boyunca teste dahil olduğum otomobilin incelemesi. son zamanlarda gördüğüm en etkileyici araçlardan bir tanesi. segmentine büyük yumruk atmış ve liderliğini ilan edeceği zamanı bekliyor.
2016 sonunda kendime araba bakarken test etmiştim. Test aracı 1.6 litre BLUEHDi GT-Line modeliydi. Genel olarak beğenmiştim. Wireless charge yerine telefonumu koyduğumda (kendisi Lumia) yanımdaki görevli bile şaşırmıştı ilk kez deniyormuş birisi wireless charge olayını. Bana göre eksisi koltuklarının elektrikli olmamasıydı. Opsiyon olarak geliyor olabilir ama GT-Line da elektrikli koltuk olmazsa ACCESS modeli nasıldır demiştim içimden. 2. el araç aradığımdan ve bu fiyatlara çıkamadığımdan dolayı satın almak aklımda bile yoktu test ederken. Ama işte klasik Türk kafası olarak bu fiyatı buna vereceğime blablabla araca veririm diye düşünmüştüm.
Uzun zamandır beklenen Peugeot 3008'in test sürüş güncesidir.

Teste katılan otomobil 1.6 lt Blue Hdi dizel, 120 bg ve EAT6 otomatik şanzımana sahip, GT Line.

İkinci nesil 3008 bildiğiniz gibi sınıf değiştirdi ve MPV'den SUV'ye geçiş yaptı, bunu yaparken sadece sınıfını değil tüm yaklaşımını da değiştirdi. Otomobilin tasarımı, kabini, malzemeleri, kısacası genel konsepti değişti ve bu değişimden sonra kulağımıza gelenler yeni 3008'in son derece başarılı satış rakamlarına ulaştığı yönünde.

Otomobili biraz kullandım ve şunu söyleyebilirim: Sınıfının tartışmasız en iyi ve en başarılı otomobili olmuş 3008.

Öncelikle i-cockpit olayının hastası oldum diyebilirim. Hem göstergeleri hem de orta ekranı istediğini gibi düzenleyebiliyorsunuz, göstergelerdeki fonksiyonları değiştirebiliyorsunuz. Bu gerçekten eğlenceli ve 4 farklı kişi için bu ayarlar kaydedilebiliyor.

Ses sistemi oldukça başarılı ve Bluetooth'da müzik dinyelebiliyorsunuz. İç tasarım inanılmaz özgün ve kullanılan malzeme çeşitliliği birçok premium otomobilde bile yok. Plastik, kumaş, alüminyum ve deri aynı yerde kullanılmış.

Motor canlı hissettiriyor ama biraz gürültülü bir dizel bu. Vites geçişleri eski modelle tamaman alakasız, tam otomatik şanzıman son derece iyi bir iş çıkartıyor. Akıcı bir sürüş gerçekleştirebiliyorsunuz. Süspansiyon pek yumuşak değil, zemini bozuk yollarda biraz sarsıntılı olabiliyor ama büyük kot farklılıklarında daha iyi bir iş çıkartıyor.

Tamamen şehir içi kullanımda yaklaşık 7.8 lt/100 km civarında bir tüketimim oldu. Bu dur kalk trafik için fena sayılmaz.

Daha detaylı kullandığımda farklı noktalardan da bahsedeceğim, şimdilik bu kadar...
Test etme imkanı bulduğum ve keyif aldığım çok güzel yeni pevgeot modeli,eskiden inanılmaz bir artı yönde farkları mevcut gerek şanzıman gerek konfor rahatsız etmeyen vites geçişleri geniş iç hacimi ile karşımıza çıkmış.dijital göstergeler çok başarılı ve inanılmaz bir hava katmış gayet büyüleyici.Kesik direksiyon ve tutuşu bir o kadar güzel içerisindeki sıralı şekilde koyulmuş tuşlar ayrı bir zenginlik katmış ve oturduğunuzda gerek şoför veya yolcu kısmını saran kabin etkileyici ve adblue özelliği ile bir o kadarda çevreci diesel araç.Kısacası kaliteli malzeme ve hissedien premium hava ve lüks pahallı araçların boş paketiyle ortalama aynı fiyatlarda olan çok detaycı ve dolu özelliğe sahip bir otomobil ben denedim siz arkadaşlarında bunu deneyip görmesini tavsiye ederim.
Güzel bir havada göz alıcı metalik kırmızı 3008 kullanmanın tarifsiz keyfini bugün yaşadım diyebilirim. İlginçtir ki bugün kullandığım Peugeot 3008 bana biraz sıradışı geldi diyebilirim. Özellikle sport mode'a geçiş yaptığımda enteresan şekilde launch control'de kalkmışım gibi hissettim. kokpit alışılagelmişlikten çıkmış ve hoş bir tasarıma sahip. Özellikle sert materyallerden oluşan iç kaplamalar yerini kumaş döşemelere bırakmış. Dijitalleştirilmiş göstergeler her zaman beni heyecanlandırmıştır ki; 3008'de göstergelerin farklı temalara bürünmesi hoşuma gitti. Trafiği eğlenceli hale getiriyor. Apple car play oluşu kesinlikle artı bir puan benim için. Kısacası nence 3008 rakiplerine göre üstün bir hale gelmiş. Türkiye pazarında tüketici tarafınsan kolay erişilebilecek, cazip fırsatlar yaratırsa trafikte çok fazla görebileceğimiz bir otomobil olabilir..
Günce gecesi epeyce kullandığım otomobil oldu, biraz daha detaylandıralım sürüşünü.

1315 kg (ruhsatta 1390 kg yazıyordu) ağırlığındaki otomobilin bir SUV olduğunu düşündüğünüzde performans tatmin ediyor, Peugeot 11.6 sn diyor 0-100 km/s için, bence fena sayılmaz. 3008'de iki tane sürüş modu var, biri normal mod diğeri ise orta konsoldaki düğmeyle devreye giren Sport modu. Sport'a aldığınızda direksiyon ağırlığı, gaz tepkisi ve şanzımanın kullanım stili değişirken, kabine daha çok motor sesi gelmesi için sound activator kullanılıyor. Bunu yapay bir ses olduğunu anlıyorsunuz ama yine de keyif veriyor.

Direksiyon tepki ve geri bildirim olarak fena sayılmaz ama ağırlık olarak fazla hafif hissettiriyor. Ayrıca küçük olması da bunu hissiyat olarak biraz destekliyor gibi. Direksiyonun konumu iyi ayarlanmış, üzerinden tüm göstergeleri görebiliyorsunuz. Sport moduna aldığınızda sertleşmesi biraz daha iyi hissettiriyor.

Oldukça başarılı tutunma özellikleri sunan 3008, zemin yüzeyindeki bozuklukları absorbe etme konusunda biraz daha iyi bir iş çıkartabilirdi. Gövde, küçük yüzey bozukluklarında biraz sallanıyor, rahatsız edebiliyor. Ancak test otomobilin kış lastikleri ve 19 inç jantlar olduğunu unutmamalı; belki bu sarsıntı bundan kaynaklı olabilir. Bunun yanında orta hızlarda (mesela 60- 70 km/s gibi) zemindeki kot farklılıklarında, yüzey birleşimlerinde kendini çok daha rahat hissettiriyor, salınım ve sönümleme gayet iyi. Hızınız arttığındaysa arka süspansiyonun torsiyon olduğunu, özellikle yüksek hızlı geçilen kot farklarında rahatlıkla anlıyorsunuz çünkü vuruntu yapmaya başlıyor, amortisörün maksimum seviyede kapandığı yerler olabiliyor.

Yine de gerek gövde hareketini kontrolü, gerek viraj içlerindeki tümseklerden çok etkilenmemesi, gerekse viraj içinde ayağınızı gazdan kaldırmak zorunda kaldığınız durumlarda bile gövde kontrolünü elinde tutması, arkasının izinden kaymaması, Peugeot'nun 3008'in sürüşünde neden beklediğinizden sert bir süspansiyon ayarı istediğini gösteriyor. Bu sınıfta bu kadar iyi tutunan bir otomobil rastlamak zor, hele ki rakiplerin başında Qashqai gibi tutunma konusunda son derece sıradan bir otomobil geldiğini düşündüğünüzde.

Koltukları oldukça rahat olan 3008'de sürüş pozisyonu SUV ile Crossover ortasında bir yerde bulunuyor. Örnek verecek olursam bir BMW X1 gibi yüksek değilken, bir Toyota C-HR gibi alçak değil. Bu güzel bir konumlama çünkü benim gibi bazı sürücüler SUV kullandığını düşünmek istemeyebiliyor. Bunun yanında görüş açıları oldukça başarılı, ön cam yeteri kadar genişken, A sütununun olabildiğince ileride konumlanmış olması ve ayna ile bağlantı noktasının ekstra bir camla kesilmemiş olması büyük bir artı. Bu tip otomobillerde burada genelde bir kelebek camı, onun da hemen önünde üçgen bir cam bulunur ama 3008 burada hiçbir şey kullanmamış, gayet iyi bir görüş elde etmiş. Tamamen açılabilir panoromik cam tavan da kabinin ferah havasına katkıda bulunuyor. Geri görüş kamerası da bulunan otomobilin kamerasının çözünürlüğü pek iyi değil ama 360 derece görüş opsiyonu olması güzel bir detay. Hoş pek bir şey anlaşılmıyor bu görüntülerden ama yine de var mı, var.

Sport modunda kullanmadığınızda motor ses olarak fena değil, sessiz sayılmaz ama çok rahatsız ediyor da denmez. Sadece 3000 devir üzerine çıkıldığında hissediyorsunuz, bir de biraz sarsıntılı çalışıyor. Vites geçişleri sorunsuz, manuel modda direksiyondan geçirebiliyorsunuz. Vitesler yeterince seri ve hızlı geçebiliyor.

Günce esnasında genel olarak otomobillerin içinde 5 ya da 4 kişiydik ama kimse hacimin yetersizliğinden şikayet etmedi. Özellikle arka ortada oturanlardan aldığımız bilgiler baş mesafesinin de fena olmadığı, omuz mesafesindeyse sıkıntı yaşanmadığı şeklindeydi. Kısacası bu otomobilde 5 kişi gayet rahat şekilde yolculuk edebilir. Bagaj hacmi de 520 litre görünüyor. Bu arada pek kimsenin dikkat ettiği bir değer değildir ama 3008'in gövde yüksekliği 219 mm olarak veriliyor, bu epey yüksek bir değer, altını çizmek gerek. Hemen kıyaslama yapalım, yeni VW Tiguan'da bu değer 189 mm.

Kabin olarak inanılmaz bir tasarım sizleri bekliyor. Biri logoyu kapatıp 'bak VW' ya da atıyorum 'Jaguar artık kabinlerini böyle tasarlıyor' dese inanmamanız için bir neden yok. Bol bol malzeme, hemen hemen her yerde ambiyans aydınlatmaları metalden imal edilmiş fonksiyon tuşları, deri kaplı direksiyon gibi detaylar Fransızlerın ciddi mesaisi almış diye düşündürtüyor. Orta bölündeki, içi soğutmalı göz acayip derin ve kullanışlı. Her yerde eşya koyma alanları da mevcut.

Bence 3008 gerek sürüşü, gerekse kabin ve tasarımı sayesinde resmen çağ atlamış. Eski modelle ortak olan şey sadece ismi gibi görünüyor. Kompakt sınıf bir SUV alacaksanız mutlaka göz atın, yoksa çok şey kaçırırsınız...
Günce yapılan tarihte bol bol inceleyebildiğim araç, yarım saat kadar test edebilme imkanı ve yarım saat ise ayakkabımı göstererek bagajı açmaya çalıştığımız araç. Kafamda çeşitli artı ve eksiler oluşturdu. Diğer yazar arkadaşlar gerektiği kadar teknik bilgi vermiş olduğu için ben bir alıcı olarak yorumlayacağım.

Aracın GT Line modelinin görünümü efsane denilebilecek nitelikte, yani yaldır yaldır kopan kırmızı rengi, cam tavanı, led farları, 19 inç jantları hepsi hem ayrı ayrı hemde bir bütün olarak mükemmele yakın bir dizayn başarısı sunmuş.
Fakat "boş" yani "bismillah paket" dediğimiz baz modelleri de inceleyip ne kadar cömert davranılmış görmek isterim.

Dışarıdan her şey iyi hoş, hatta içeriye girince bu hoşluk sizi büyülemeye devam ediyor. Cam tavan kenarındaki led aydınlatma, super sport direksiyon ve ambiyans sizi oldukça mutlu ediyor. Motora Start verdiğiniz anda 2 tane el belinizi sarıp adeta "rahatla tatlım çok gerginsin" diyerek "margot robbie" masajı yapıyor ve tamamen işten eve gelmiş duştan çıkmışsınız hissi veriyor. Bu algı ile size gece karanlığında premium hissini aşılıyor.

Araçta kullanılan Direksiyon gecenin en çok sevilen ve en çok eleştirilen parçasıydı sanırım. Uzun süre spor direksiyon kullandığım için beni hiç rahatsız etmedi. Alt ve üst kesiklikleri çok ince ayrıntılara göre tasarlanmış üst kesik sayesinde kadranı çok rahat takip edebiliyor yakıt tüketimine bakmak için sağa sola yukarı aşağı kımıldamıyorsunuz. Fakat manuel tercih edilirse bu direksiyon pek "tek el" kullananlar için uygun değil, bildiğiniz "9 çeyrek" pozisyonunu zorlayan bir direksiyon. Ayrıca konfigüre edilebilen kadran ile meraklarınızı sıfıra indirebilirsiniz. Yol bilgisayarından Gmeter a kadar hemen hemen herşeyi ekrana custom olarak ekleyebiliyorsunuz yani tasarım olarak 3008'e söylenebilecek neredeyse tek bir eleştiri bile yok.

Peki bu kadar iyi mi bu 3008 diyorsanız, beklentiniz nedir diye sormam gerekir.
Yani beklentiniz bir uzay gemisi hissi değil, bu kadar oyuncaklı değil de daha "basic" bir kullanım arzuluyorum diyorsanız. Bu araç pek size göre değil.
Sanırım babama arabamı emanet olarak versem dikiz aynasına "beni eve götür" diyerek bağdaş kurup aracın kendi kendisine yol almasını ümit edecek kadar "kitt" bir görünümü var. Benim babamda öyle pek Michael Night a benzemiyor zaten. O yüzden biraz genç işi ve teknolojik olanlara göre hazırlanmış sanki. Biraz zamanın ötesinde bir otomobil olmuş, büyük bir sıçrayış olmuş diğer seriden bu seriye radikal geçiş olmuş. "eee bunda ne var ne güzel işte" diyebilirsiniz. Ben kendi açımdan yorumluyorum :) Klima dan tutun iç ambiyans aydınlatma ayarlarına kadar herşeyin tek bir ekrana bağlı kalması beni biraz yordu ve mutsuz etti açıkçası. İstanbul için bol trafikli zamanlarda aracı rahatça kurcalayabilirsiniz fakat uzun yolda aracı ve menülerini yeterince tanımıyorsanız çok kötü sonuçlara el verebilirsiniz.
Şaka bir yana hali hazırda bir compact suv kullanıcısı olarak otomobili çok beğendim. Peugeot resmen sınıf atlamış herşey mükemmele yakın vites geçişleri motorun canlılığı gayet tatminkar bildiğimiz "kusturan" vites geçişlerinden epey uzaklaşmış.
O kadar sıkıştırmama rağmen 11 lt yakıt tüketiminin üzerine çıkartamadım. Biraz serbest bıraktığımda ise rahatlıkla 7 litrelere düşüş sağladı. Normal kullanım ile 6-7 arası tüketimleri yakalayabilirsiniz. Bu kiloda 19 inç jant ve kışlık lastikli bir araç için çok çok iyi değerler.

Yalnız tek eleştirim aracın içinde oturduğunuzda aldığınız hissiyat kesinlikle bir suv hissiyatı değil. Yani normal binek araçlar 1 seviye, compact suv ler 3 seviye yüksek ise bu aracın yükseklik hissiyatı 2'dir. Yani ne binek ne compact suv... Bunun dışında bir petrolhead olarak eleştirebilecek hiç bir şey bulamadım. Masajlı koltuklarına 1 tl atmadan masaj yaptırmakta benim için bonus oldu. Kısacası 160.000 TL'lik fiyatını düşünmeyi geride bırakır ve markanın geçmişteki algısını gözardı edebilirseniz müthiş bir compact suv sahibi olabilirsiniz. Uzak doğulu rakiplerine açık ara fark atmış fakat almanya için biraz daha vakti var. (bkz: korkma almanya titre!!!)
Taze taze geldi haber! Peugeot 3008 Avrupa'da Yılın Otomobili seçildi! Böylece güncenin de ne kadar doğru bir otomobille gerçekleştirildiğini görmüş olduk. Böylece geçen yılki güncede de yılın otomobili olan Opel Astra'dan sonra bunun bir gelenek haline gelmesi ayrı bir güzellik oldu.
Araç uzunca süre bende kaldığı için ufak detaylar da gözüme çarptı. Bahsedeyim azcık. Araç büyüklüğüne rağmen dönüş çapı çok iyi. Bazı otomobillerle tek seferde dönemedigim yeri 3008 ile tek seferde dönebiliyorum.

Kapı içleri torpido içleri kadife döşeme. Oluşabilecek gıcık sesleri ve trim seslerini engelleyecek kalitede.

keyless go çok güzel çalışıyor. Kilitlemek için de anahtara ihtiyaç duymamak güzel bir detay. Elinizi kapıya gösterdiğiniz an kilitliyor zaten.

Koltuklar çok güzel. Panoramik cam tavan kenarından ve kapı döşemelerinden yansıyan ambiyans aydınlatmaları gece sürüşlerinde güzel bir ortam yaratıyor.

Otomatik uzun far sistemi acayip derecede başarılı çalışıyor. 1 saniyenin altında ışığı da karanlığı da algılayarak işlem yapabiliyor.

Aydınlatma sistemi gerçekten başarılı.

Park asistanı 3 farklı şekilde park edebiliyor ve bu kadar başarılı olacağını düşünmüyordum. Aracın bu konuda tek sıkıntısı geri görüş kamerasının görüntü kalitesi. Onun dışında göstermiş olduğu klavuz çizgileri çok doğru ayarlanmış. Aynalara bakmanıza gerek bile kalmıyor. Ayrıca 360 derece tepeden görüntü desteği de sağlanıyor.
  • / 2
bunlar da ilginizi çekebilir