• / 2
Bu zamana kadar olan süreçte işin felsefe boyutuna baktığımız zaman, benim fikrimce doğru sayılacak önermedir. Evet, bildiğimiz otomobillerin sonu geliyor ve biz resmen zirve noktaya tanıklık ediyoruz. Ülkemizi tamamen ayrı tutarak söylüyorum ki, petrolkafalar bir daha asla böyle bir çağ göremeyecekler. 60'ların efsane tasarımları,80'lerde zirve yapan supercarlar hangi dönemi düşünürsek düşünelim otomobiller asla bu kadar mükemmele yakın olmamıştı. Bundan 10 sene önceki araçlarla fark kıyaslanamaz durumda. Ferrari f430 ile 488 gtb arasındaki farkın böylesine olabileceğini kim bilebilirdi. Kesinlikle çok daha hızlı ve çok daha güçlü otomobiller gelecek ama bildiğimiz tarz olmayacaklar hatta çoktan değiştiler bile. Kim 918 Spyder için bildiğimiz otomobil diyebilir ki? Resmen başka bir alet. Veya hangimiz gelecekte Tesla'nın dünya üzerinde bir numaralı üretici olacağına itiraz edebilir. Bakınca evet kelime olarak teslanın ürettiği şey otomobil ama işte bizim bildiğimiz otomobil değil. Gt3, gt3 rs, huracan, 458 speciale, vanquish bunlar resmen gözümüzün önünde üretilen ve tüm gazeteciler tarafından acaba türünün sonu mu olacak gözüyle incelenen örnekler. Bununla ilgili en iyi örneğin Top Gear'da yapılan Bmw m3 ve Bmw i8 incelemesinde verildiğini düşünüyorum. M3 üretilmiş olan en iyi daktilo, i8 ise teknolojiden uzak ilk bilgisayar olarak görülmüştü. Evet eminim ki bilgisayarlar bizim sevdiğimiz daktilolardan çok daha iyi yerlerde olacak. Ama aynı tadı vermeyeceği kesin. Keşke bu zirveye daha yakından tanıklık etme şansımız olsaydı ancak malum ülkede yaşamak zorundayız. Özetle anlatmak istediğim şudur ki; tarih boyunca üretilmiş olan en iyi daktiloları izliyoruz ama bundan sonraki süreçte mürekkebin kokusunu duyamayacağız.

Not: 4 aylık ayrılık süreci sonrasında, sözlüğe tekrar dönmem için beni heveslendiren yönetime teşekkür ederim. Burda bulunmak gerçekten güzel.
Her zaman yakındığım durum aslında. Bir yanda canımız kanımız memleketimiz bir yanda yaşam şartları ve arabalar. Sanırım 2-3 yıllığına da olsa yurtdışına taşınmak istiyorum.
Ayrıca daha dün jeremy klakson un entryilerini okuyordum ve sözlükte ne kadar bilgili insanlar var diyordum ki bugün aramıza döndü. Hoşgeldin heveslendiğim hayatı yaşamakla meşgul olan güzel insan.
Aslinda olmayan altin cagdir, 80 lerdeki sacmaliklari saymazsak (mustang in hatcback uretilmesi gibi) surekli inanilmaz derecede gelismistir. 70 lerdeki mercedesler bentleyler RR lar neredeyse gunumuzdekilerle esit duzeydeydiler ki buyuklerimiz icin o zamanlarda bu araclar artik daha gelismez gozuyle bakiliyormus.
yıllara meydan okuyan malzemelerden, 1 yılda pörsüyen derilere, elindeki tüm donanımı arabalara koyan bonkörlükten, her şeyi pakete bağlayan cimriliğe, yayla gibi arka koltuklardan, dapdar arka koltuklara... günümüzde firmaların tek derdi para olmuşken bu tespit bence yanlış. altın çağ felan yaşadığımız yok. son zamanlarda çıkan hangi s-class w140"ın eline su dökebilir? mk1 kasa x5'in havası hangi suvda var? örnekler çoğaltılabilir. gözümde canlanır koskoca mazi moduna girmek istemem ama bunları bi düşünün derim.
Özellikle spor araçlar anlamında kesinlikle katıldığım önermedir. Tamamen mekanik araçlarıyla Lotus ve efsane GT3'e manuel vitesi getiren Porsche bu çizgide gittiği sürece bir miktar daha yaşayacağımız çağdır. Gittiği yere kadar atmosferikten vazgeçmeyeceğini açıklayan Lamborgihini de sürece katkıda bulunmakta. Diğer süper-sporlar artık hibride gidiyor. BMW bile elektrikli M araçların kaçınılmaz olduğunu açıkladı. Kısaca, gelecekten kötü kokular geliyor.
Bana göre kesinlikle yaşamadığımız altın çağdır. Konuyu açan arkadaş olayı supercar segmentini ön planda tutarak değerlendirmiş. Eğer konuyu bunla sınırlarsak nesnel olarak dediği doğru aslında çünkü günümüz supercar'ları gerçekten 10-15 sene öncesine göre çok farklı yerlerdeler. Zaten butik üretim sayılacak bir sektörde maliyetler vs. çok ön planda da olmadığı için bu klasman otomobiller nesnel anlamda gerçekten daha iyiler. Fakat eğer konu otomobilin altın çağı ise, otomobilin altın çağı 90'lı yıllardır benim açımdan. Yaşandı ve bitti o dönem. Evet otomobiller sayısal olarak ölçülebilen değerler noktasında bugünkü kadar mükemmel değildi o yıllarda, daha az performans, daha fazla yakıt tüketimi, birim hacimde daha az güç vardı belki ama o dönemlerin ve hatta daha öncesinin otomobilleri de hep o zamanın teknolojisini olabilecek en yüksek ölçüde taşıyordu ve üstüne neredeyse tüm mainstream markalar kalite anlamında şimdiki hallerinden fersah fersah öndeydi. Tasarımlarda özgünlük vardı, markaların bir karakteri olurdu. Bir sürü örnek sayabilirim ama sadece gidin iyi kondüsyonda bir E39 5 serisine binin ve ardından gelip F10 5 serisine binin, demek istediklerimi anlayacaksınız. O yıllarda bırakın şimdiki gibi plastikten hallice deriler kullanılmasını, sahte ahşap kullanmanın bile bir adabı vardı. Vurduğunuzda arkası bomboş teneke sesi gelmez lan hakikaten ahşap mı diye düşündürürdü. Mühendislik vardı, yol tutuş süspansiyon sistemi ile yapılırdı, şimdiki gibi esp ile yol tutup kapatınca sapıtan otomobiller türememişti henüz. Bu kadar kalitesizleşen, otomobilin her noktasından nasıl tasarruf edilirin hesabının yapıldığı yıllara ben altın yıl diyemem.
Altın çağ mı bilmiyorum ama bir değişim döneminde olduğumuz kesindir dediğim önermedir. Evet 90'lı yıllardaki hızlı otomobiller, 60'lı yıllardaki Muscle Car dönemleri gibi zamanlar da oldukça ilginçti- ilginçmiş. Günümüz ise daha önce düşünemediğiniz olayların otomobillerle buluşması anlamında enteresan, aynı zamanda süper car ya da hyper car konusundaysa kesinlikle altın çağdır.

Üreticiler gün geçtikçe teknolojinin farklı yararlarını buluyor ve bunu biz kullanıcıların hizmetine sunuyor. Turbonun ekonomi için kullanılabilmesinin çözülmesi, silindir kapatma teknolojisi, otonom sürüş için yapılan çalışmalar, gövdelerin giderek hafiflemesi gibi özellikler bunlardan bazıları.

Bu arada 10 yıl önceki otomobillerle günümüz araçlarının arasındaki farkın da giderek açılmasının nedenlerinin başında bu olay geliyor kanımca. Teknoloji inanılmaz hızlı ilerliyor ve artık otomobillere online güncellemeler yapılmaya başlandı çünkü bugün çıkan yeni bir teknolojiye hemen 2 yıl sonra ekleme yapılıyor.

Ben bir ara bu elektrikli araçların bir devrim gibi gelip tüm içten yanmalı motorları yok edeceğini düşünüp korkmaya başlamıştım ama neyse ki uluslararası fuarlarda yeniden içten yanmalı motorlara yapılan yatırımlar ve yeni buluşlar buna daha zaman olduğunu ortaya koydu.

Güzel zamanlardayız bence, değerini bilmek lazım derim...
Güvenlik ve sağlamlık açısından olabilir ama ne sürüş ne tasarım ne de donanım olarak olamaz. 2-3 yılda bir makyaj veya kasa değişimi, gereksizin de gereksizi elektronik donanımlar ve fütüristik olsun diye yapılan çirkin tasarımlar. Bana göre 80 lerde gelişmiş ve 90 larda altın çağını yaşamıştır. Saf mekanik olan arabalar, eşsiz tasarımlar, kaliteli iç mekanlar ve dahası. Evet günümüzde benim de sevdiğim model çok. Ama benim gözümde bugünkü e klasse asla bi w124, s klasse w126 olamaz, günümüzdeki hiç bir hot hatch o zamankilerin yerini tutmaz.
Tamamen öznel yargılara dayalı dayanaksız önerme. Teknoloji çağlara etki eden temel unsurların başında gelir ve teknolojinin yüz yılı aşkın süredir lokomotifliğini otomotiv sektörü yapar.
Buradan hareketle altın çağ, otomobil sahipliğini çığ gibi arttığı, özgün tasarımların 40 yıl sonra bile ilham kaynağı olduğu 60'lar olur. 90'lar modern çağ, günümüzde olsa olsa dijital çağı olarak adlandırılır. İlle de ismi olması gerekiyorsa 70'ler kriz çağı, 80'ler de kutu kutu pense çağı olurdu (bkz: swh).
Çoğu kişi Türkiye'ye bakıp olayı yargılıyor .

Almanya'da yaşayan birini düşünün X5 bile 6000-7000 Euro bu adamın W123 alma şansı da E24 Bmw şansı da var G30 Bmw alma şansı da var . Biz Türkiye'de yaşayanlar olarak altın çağı yaşamasak da bir yerlerde kesinlikle yaşanıyor.
  • / 2
bunlar da ilginizi çekebilir