Türkiye gibi otmobillere oldukça hevesli bir ülkede olmaması çok acı olan kültür.
Şimdi birçok kişi çıkıp ya olur mu öyle şey o kadar genç var otomobiller ile ilgili diyecek, ama günümüzde gördüğümüz kadarı ile bu otomobil kültüründen çok otomobil magandalığı olarak gözüküyor.

Söyleyin bana ülkemizde kaç kişi araba kullanmanın tadının virajlarda çıktığını biliyor ve arabasının limitlerini bu yönde zorluyor. Ya da kaç kişi fırsat buldukça track daylere katılıyor. Bu bahsettiğim kişiler 200 kişi içinde toplasan 20 tane anca eder. Onlarda zaten bu sözlükte yazardır. Geri kalanlar ise makas atmayı ya da trafik içinde yanlamayı marifet sanan sözde otomobil tutkunu özde ise magandadır.

Bunun kanlı canlı örneklerinden biri ise honda s2000 kullananlardır. Acaba s2000'e binen kaç kişi aslında o arabanın çizgi arabası olduğunu ve şasinin ona göre ayarlandığını bilerek piste süre kasmaya çıkıyor. Ya da kaç kişi renault sportlara hakkettikleri değeri gösteriyor.

Başka bir acı gerçek ise modifiye konusu. Acaba ülkemizde kaç kişi arabasının yol tutuşunu iyileştirmek veya frenlerini güçlendirmek için uğraşıyor. Arabasına yazılım atıp, susturucuları iptal eden ardından da yayları kesen(pressleten) herkes kendini modifiye uzmanı sanıyor. Umarım ileride bir gün bizim ülkemizde de otomobil kültürü yerleşir.
@Lathspell'in içini döktüğü başlık.
Maalesef ülkemizdeki kimse okumayı sevmiyor, okumayı sevmedikleri için de cahilce modifiye'ler yapıyor. Kimse yabancı kaynakları okumuyor zaten, belki Türkçe'sini okur diye sözlüğe yazıyoruz.
Umuyorum ki gün gelir bu yazdıklarımız işe yarar.
Ülkemizde maalesef pek de olmayan kültürdür.

Genellikle insanlar yollarda makas atanlara, illegal işlerin peşinde koşanlara 'kral' gözüyle baktıkları sürece de hiç bir şey gelişmeyecektir. Adama yay kesmek - pressletmek ile ilgili 10 tane şey söylersin, o gider sanayide duyduğuna inanır yaptırır.

Tüm susturucularını söker egzozu bas bas bağırır, 'bu performansı da alıp götürür' dersin inanmaz.

Maalesef durum bu.
Son yıllarda okumayı sevmeyen milletimiz hiç olmazsa Youtube gibi platformlardan bilgi edinir oldu. Az çok oluşmaya başlamıştır. Doğru dürüst platformlar ve Sözlük gibi oluşumların tanınması ile çok da ümitsiz değiliz gibi.
Beni yanlış anlamayın ama Biz her şeyi bildiğimizi sanıyoruz . Futbolda , maça gidin 35 bin kişi de yorum yapar , küfür eder , eleştirir . Bir yarış izleyin herkes hadi oğlum sok kafanı içten al dışa gir şunu yap bunu yap . Hep böyleyiz her şeyi biliyoruz Cem Yılmaz'ın dediği gibi . Ancak alt yapımız çok kötü eğitimde böyle , sporda böyle , genel kültürde böyle , motorsporlarında böyle . Millet Go kart tan çocuk eğitip F1 e kadar gönderiyor biz de 3 yaşında direksiyona geçiyoruz ama yok profesyönellik yok bizde . Devletin de katkıları olması lazım ama o da yok .
Emeklediğimiz ve daha yıllarca emekliyceğimizi düşündüğüm konu daha yerli otomobil konusu tartışılıyor elbetteki böyle bi kültürün olmaması çok normal. ilk önce yerli marka otomobiller çıkıp sonrasında bunun üzerine kültürlerin gelişmesi lazım olduğunu düşünüyorum. 80 li yıllar aslında Türkiyede'de otomotiv sektörü daha iyiydi sanki fiat grubunun modifiye parçalarını yapan aynı hamman,abt gibi Pako firması vardı. Ayrıca cms firması bi dönem vw grubuna jant üreticiliği yapıyordu. Devamı gelmedi o işlerin
ülkemizde belki de ancak parayla edinilebileceği düşünüldüğü için bu kadar kıt bir durumdadır. kaldı ki o yanları da vardır. tek etkinliği futbol olan bir millette yerli otomobili çalıntı olan bir ülkede daha yüzyıllarca da oturmayacak kültürdür. Böyle olduğundandır ki ralli camiası gibi yarış camialarında genelde herkes egoist olur. Adamlar haklı olarak ülkede otomobil kültürünün farklı bir boyutta olduklarını düşünürler. otomobil kültürü konusunda takık bir vatandaş olarak kişisel blogumda sırf bunun hakkında özel kategorim vardır ve içerik üretirken en dikkat ettiğim konudur.
bunlar da ilginizi çekebilir