Ülkemizde neden bu kadar az ve işlevsiz olduklarını, yapmaya kalkıştıktan sonra anladığım hededir.

Markalar asla sıcak gözle bakmaz, çok az marka otomobil bloglarına destek verdiğini söyler, söyleyenlerin %5i sizi basın bülteni listelerine ekler, %1'i test aracı vermeye razı olur. Tüm türkiyenin elinden geçtikten sonra 10bin km'de araba trim sesi yaparak size gelir.

Genel kanı şudur, hiçbir zaman topgear gibi bir otomobil test etme kültürümüz olmadığı için, markalar bu işe "ortaya çıkan aracın kalitesi ve sürüşü" gözüyle değil de "ortaya çıkan aracın tanıtımı ve reklamı" gözüyle bakar.

Birkaç dergideki ufak tefek birkaç yazı dışında genel olarak dergi yayıncılığı da bu yöndedir. Sadece HABER'dir. Gazeteden farkı yoktur bir yerde. He kaldı ki eleştirinin dozunu kaçırıp eksik yönleri söylediğiniz zaman bir daha o markadan araç alamazsınız.

Her şeyin daha interaktif ve daha hızlı bir şekilde yüzlerce insana ulaşabileceği internete, yine ülkemizde olan her şey gibi destek yok denecek kadar azdır. Destekten önce tıklanma sayınız istenir, destek verelim de bakalım tıklanma sayısı ne oluyor denmez. Dijitale iş yapmaya çalışırken dahi, dijitalden haberleşmeniz deveye hendek atlatmak kadar zordur. Maillerinize geri dönüş alamazsınız. Aldıklarınızda tatlı tatlı reddedilirsiniz. Birkaç iletişim ajansı dışında yoorlamam bu kadar.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
tümünü gör