kendisi üçüncü nesil skyline gt-r olarak geçen, efsanenin ilk adımı diyebileceğimiz otomobil. iki kapılı coupe ve sedan olarak iki karoserde satışa sunulmuştur.

rb kodlu, sıralı 6 silindirli bir motora sahiptir. (bkz: sıralı tip motor)

bu motor 280 beygir ve 368 nm tork üretir, twin turbo'dur. 4 çeker oluşu ile döneminin bir çok benim diyen otomobili drag yarışlarında yok etmiştir. (bkz: 4wd)

motoru ile ilgili bir başka çarpıcı bilgi; aslında 320 beygir olduğu ama dönemin şartlarından dolayı 280 beygir diye lanse edilmesidir.

1989 yılı için çok büyük ve çok teknolojik bir cihazdı kendisi, hala yeri başkadır.
döneminin çok ilerisinde bir motor ve diferansiyel teknolojisi kullanılmış olan, nissan'ın gurur projesidir.
GTR'ların meşhur Godzilla lakabını aldığı ilk model. Hikayemize başlamadan önce r32'nin ar-ge serüveninden bahsedelim:

1980'lerin sonlarında Nissan Group A klasmanında Skyline r31 GTS-R ile rekabet ediyordu. Yeterince başarılı olmadığını düşünen Nissan grubun en performanslı aracını üretmek üzere kolları sıvadı. Başlangıçta Nissan mühendisleri rb20'nin yarış için hazırlanmış 2350cc hacimli turbolu bir versiyonunu test ediyordu. Grup kuralları gereği turbolu motorların hacmi 1.7 ile çarpılıyor, dolayısıyla 4000cc sınıfına dahil oluyordu. Ayrıca 255mm lastik genişliği zorunluluğu da olunca durum Nissan'ı önceki deneyimlerinden farklı olarak 4 tekerlekten çekiş sistemine yönlendirdi. Nissan mühendisleri ATTESA E-TS adında; sıfırdan, motorsporlarına odaklı yeni bir çekiş sistemi geliştirdi (Şimdi hikayeyi bozmayalım ama aslında Nissan bu sistemi Porsche 959'u hedef alarak, ondan esinlenerek tasarlamıştır. Hatta dönemin 8:45'lik ring rekoruna sahip Porsche 944'ü 8:20'lik süreyle alaşağı ederek bugünün ring savaşlarının ilk tohumunu atmıştır). Aslında arkadan çekişe odaklı bu sistem gerektiğinde torkun yarısını ön diferensiyale aktaracak şekilde tasarlanmıştı. Arkada kayma tespit ettiği an gücü öne aktararak çekiş kaybını önlüyordu.

Peki ne oldu? Dört çeker sistem fazladan 100 kilo ağırlık getirdi ve 4000 cc sınıfındaki araçlar için bu ağırlık rekabetten uzaktı. "Hacı biz grubu domine edecektik bu ne iş?" diyen Nissan çareyi 4500cc sınıfına çıkmakta bulur ve 2600cc'lik efsane rb26 motorunu geliştirir. Lastik kuralları da 280mm'ye kadar izin verince 600 beygirlik yarış aracı ortaya çıktı (pist koşullarına göre 500-650 hp).

Gelelim asıl meseleye: bu makinaya neden "Godzilla " diyorlar? 1989 yılında Japon binek araç şampiyonasında (bkz: JTCC) daha ilk yarışta birinciliği elen geçiren bu makine 4 sene boyunca, 29 yarışın 29'unu da alarak Japonya'da egemenliğini ilan etmiştir. Dahası Avustralya binek araç şampiyonasına 90'da girmiş, 91 ve 92 yıllarını domine ederek Ford Sierra RS500 Cosworth'ü tahtından indirmiştir. Tabii ki her başarı cezasız kalmamış 93 yılının kuralları r32'nin katılamayacağı şekilde değiştirilmiştir. Diğer yandan Avustralya basını yiğidin hakkını vermiş, "Japonyadan gelen canavar: Godzilla" diyerek lakabını bulmuştur. İlk defa Avustralya'ya ithal edilerek anavatanı dışında satılmış, çok tutulunca namı küresel pazara ulaşmıştır.

Hadi bana eyvallah..

Kaynak: Vikipedi ( Valla en az 4-5 sayfa gezdim ama bakmayacağınızı bildiğimden linkleri koymuyorum)
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri