Need for Speed Serisinin beşinci oyunu. Adından da anlaşılacağı üzere 2000 yılında yayınlanmış olup serinin iç mekandan sürüş imkanı veren son oyunudur.

Ansiklopedik girişimizi yaptıktan sonra kişisel görüşlerimi içeren bir şekilde yazıya devam edebilirim. Öncelikle nerden başlasam bilemiyorum çünkü bu oyun zamanında oynadığım en kaliteli yarış oyunuydu. Genelde belirli markaya ait olan oyunlar (Viper Racing'de oynadım Ford Racing 3'de ikiside yanına yakaşamaz) o günün üst seviye oyunlarına kıyasla dandik olurlar fakat bu oyun High Stakes'in üzerine inşa edilmiş olsa da ondan apayrı bir oyun haline gelebilmiştir. Belki o dönemdeki bütün yarış oyunlarını oynamamış olabilirim ama iddia ediyorum o yıllarda simülatör olarak değerlendirilebilecek bir oyun varsa o da budur. Unutmadan aracınızı "car setup" bölmesinde modifiye edebiliyor, lastik basıncı, fren ve süspansiyon ayarlarını değiştirebiliyordunuz. Modifikasyonlar görsel açıdan çok fazla çeşitlilik sunmasa da performansa etki ediyordu.
Car compare bölümünden araçların performans değerlerini ikili olarak kıyaslayabiliyordunuz.

Oyunun fizik motoru çok iyiydi: bir 944 ile 964 arasında virajlara nasıl girip nasıl çıkacağınızın hesabı çok farklıydı. Bir viraja haddinden hızlı girdiyseniz; araç 911 ise arkadan (bkz: oversteering), 924 ya da 944 ise burundan (bkz: understeering) bodoslama bariyerlere girerdiniz. Arkadan motorlu bir otomobilin virajlarda başa nasıl bela olabileceğini burada öğrendim. Ha bir de ortadan motorlu yapısı ve orta seviye sürati ile en kullanılabilir otomobillerden olan Porsche 914 bu oyun sayesinde gözde aracım oldu (bkz: swh).

Bu oyunun diğer bir güzelliği ise hasar mekanizmasına sahip olmasıydı. hasar alan bölgeye göre aracın dinamikleri değişebiliyordu. Örnegin, Monte Carlo'da virajdan çıkarken toparlayamadınız araç sağ köşeden binaya löm diye girdi. Geri vitese taktınız yarışa devam edeceksiniz ama bi baktınız sağ far sizlere ömür, tampon 20 santim içe göçmüş. amaan alt üstü bi oyun yetişirim şimdi diyip gaza basıyorsunuz ama o da ne araba sağa çekiyor! Üstelik durmuyor, kayıyor, dönmüyor haaah efferim size şimdi restart yapmadan Dylan'a "n.h" yetişirsiniz. (bkz: otobüs şoförünün kaza anında verdiği tepki) Bir de çarptığınız tarafta motor varsa hızınız düşer (Dip not: oyunda arkadan motorlu araba sürmenin belki de tek avantajlı olan yeri bu swh). Sol üst köşede de aldığınız hasarın bölgesi ve büyüklüğünü ifade eden bir gösterge mevcuttu.

Bir çok yarış oyununda olduğu gibi tek kişilik/ çok kişilik yarış düzenleyebilmenizin yanı sıra iki ayrı oyun modu daha vardı: Factory Driver ve Evolution. Factory Driver'da size görev verilir, belirli kural ve süre sınırı dahilinde size verilen aracı kullanarak başarmanız beklenirdi (slalom testi, polisten kaçma, etabı hasar almadan bitirme vs.).

Evolution modunda ise markanın kuruluş tarihinden itibaren günümüze kadar (996 Turbo modeline kadar yani) olan çoğu yol otomobilini (ve birkaç yarış modelini) aşama aşama kullanabiliyordunuz. oyuna classic era adı verilen 1950'li yıllarda markanın ilk seri otomobili olan Porsche 356'yı satın alarak başlıyordunuz. arabayı aldıktan sonra yarışlara katılıp para kazanıyor, kazandığınız parayla aracınızın hasarlarını tamir edebiliyor, modifikasyonlar için yeni parçalar alabiliyor, yeni model bir araba alabiliyor hatta ve hatta ikinci el araba bile alabiliyordunuz. İkinci el aldığınız arabaları tamir edip satarak işi ticarete de dökebiliyordunuz (bkz: tycoon). Satmak istediğiniz aracın fiyatını belirleyerek pazara sunuyor müşteri gelmesini bekliyordunuz. Eğer fazla kazıklamaya kalkmadan bir fiyat belirlediyseniz araba çok beklemeden elinizden gidiyordu. Neyse, yarışları geçtikçe galeriye yeni arabalar geliyor, sizde yeni arabaları alarak bir sonraki yarışlara katılabiliyordunuz. Böylece golden era ve modern era'yı bitirerek oyunu tamamlıyordunuz. (bkz: bitiremedi :( )

Oyunu sevdiren bu güzel detaylar aynı zamanda oyunun zorlayıcı olmasında da en büyük etkendi. Klavye üzerinden oynadığım için başta otomobiller yavaş olduğu için kontrol edebiliyordum fakat ilerledikçe sadece yön tuşları ile hakim olabilmek imkansız oldu ve bitirmenin vereceği hazza ulaşamadım. İçimde uktedir hâlâ fırsat bulursam bir daha yükleyip bitireceğim. Côte d'Azur'da limanın köşesine arabayı çekip batan güneşin deniz üzerindeki parıldamasını tekrardan izlemek için bile yüklenir bu oyun (bkz: anlayamazsınız).Te heyy kendimi motive etmek için oyunun intro videosunu bile izlerdim. Eğer gözleriniz görüntü kalitesini sorun etmez ise size de bir şekilde bulup oynamanızı tavsiye ederim (Origin Most Wanted yerine bunu verseydi çok daha mutlu olurdum).

Bonus:

OST for Pc
(Hafif eurobeat, tekno müzik karışımı; initial D severler için kulağa tanıdık gelecektir)

OST for PS2
tümünü gör
ilgili galeri