16 yıldır sürekli kullandığım taşıttır. her türlüsüne binerim, hepsinden keyif alırım. her gün trafikte 4 saat meditasyon yaparken insanlar ben 15 dakikada evime ya da gideceğim yere ulaşırım. bugüne kadar etrafımda beni görüp gaza gelen arkadaşlarımın hepsi de yıllardır motosiklet kullanmaya devam ediyor. hemen hepsinin otomobili vardı kimisi sattı tek motosikleti kaldı kimisi arada lazım olur diye satmıyor arabasını ama gün içinde hep motora biniyor. alayım, en azından yazın binerim diyen arkadaşlarım yağmurluk, kışlık bot vs gibi kışlık malzeme tavsiyesi soruyor. sebep tamamen ortada, zira artık trafikte arabaya binemiyor. trafikte boğuşmaktansa kışın üşümeyi göze aldılar, alıyorlar. üşümek kavramına birazdan değineceğim.
bir kere asla ama asla motosiklet otomobile alternatif değil. ikisi çok farklı konsept. ikisi de lazım, arabanın yerini dolduramadığı çok fazla yer var ama bu durumların hemen hepsi günlük rutinimizin parçası olmayan şeyler. örneklemek gerekirse neden günde en az 3-4 saat işe gidiş geliş için vakit kaybedeyim ki? istanbul'da yaşayıp günlük ortalama 3 saat ve fazlasını trafikte kaybeden insan sayısı o kadar çok ki. toplu taşıma araçları hınca hınç, soğukta yağmurda toplu taşımaya binene kadar ıslanıp üşüdüğün kadar üşümezsin asla, başkasının koltuk altına burun dayamak zorunda kalmazsın, evden durağa 15 dakika yürümek ya da 3 vesait değiştirmek zorunda kalmazsın. arabanda harcadığın yakıt, sabır ve vakti başka yerlerde değerlendirirsin, iş yerinden çıkarken trafik durumunu kontrol edip, köprü sıkışmadan çıkayım hemen veya biraz mesaiye kalayım trafik rahatlasın öyle gideyim gibi sorunların da kalmaz. çarşıya pazara kalabalık yerlere giderken para vererek bırakacağın otoparkı aramaya yarım saat harcamaz bir de kapısında sıra beklemezsin, gideceğin yerin kaldırımına kadar çeker işini halleder basar gidersin.
bu saydıklarım insana öyle bir rahatlık sağlıyor ki asla anlatılmaz. sadece hayal etseniz bile yeter. düşünün ki yarın alarmınızı bir saat geç saate kuruyorsunuz ve akşam her zaman geldiğiniz saatten bir saat önce dönüyorsunuz. illa gidip 30-40 bin liralık motora binmenize gerek yok hatta büyük motosiklet saydığım bu avantajları biraz daha az sağlayabilirler. abi alın 3-5 bin lira arası ikinci el temiz bir ybr 125 ya da cbf 150 1500-2000 de kaliteli kask mont ve koruma malzemelerine yeter de artar bile. biraz şekilli bişey olsun, vitesle uğraşamam ben mi diyorsun paşam, az da paran varsa 13.000'e sıfır Xmax 250 aldın, çiçeeekk. bin git. dönüp kimse size kurye de demez, ki bana göre deseler ne olacak, kuryeler de senin benim gibi ekmeği peşinde koşan insanlar sonuçta. adam akıllı giyindiğin zaman üşümezsin de emin ol. ben dizel arabamda vallahi daha çok üşüyorum, motor ısınıp kaloriferi açana kadar yarım saat titriyoruz.
avrupada scooterlara terlik diyorlar düşünün, hani çöp atmaya ekmek almaya giderken ayakkabı giymeye üşenirsin de kapı da kimsenin tenezzül etmediği terliği geçirip gidersin ya o sebepten dolayı. o kadar pratik.

he işin bir de büyük motor kısmı var, orası zaten apayrı bir diyar. ferrari, bugatti alacak paran yoksa aga 30 milyarlık motorun ivmelenmesini hiç bir araba sana veremez, yanına yaklaşamaz. hatta o yüzüne bakmadığın kurye motorlarına emin ol şu an bindiğin arabayla 0-60 arasında da yetişemezsin. atlarsın endurona o yol senin bu köy benim gezersin. gittiğin yere gittiğini anlarsın. dinlediğin radyo değil, etrafın sesi, kokladığın araba kokusu değil doğanın kokusu olur, bir yere yol alırken yol külfet gelmez.
hee bu arada istanbullu kardeşlerim, havalimanlarının otoparkları da ücretsiz motosikletlere haberiniz olsun. ben bayrama seyrana giderken 4 saat trafik çekmeden havalimanına bırakıyorum, dönüşte de binip geliyorum evime.

işin belki de en tedirgin eden kısmı belki de güvenliktir. sırf bu sebepten çekinir çoğu insan. tabiki de bir otomobilden kat be kat daha tehlikeli. amiyane tabirle kaporta sensin usta. tabi bu söylediklerim dikkat etmediğin takdirde. bu işin şakası yok. hep söylediğim bir söz vardır motosiklet için haklı ama ölü olmak diye, bunu düstur edineceksin. yol senin hakkın olabilir sen yine de yol ver, kavşaklarda iki kere üç kere kontrol et. aslında sarfetmen gereken dikkati tanımlarsak, otobüs durağında otobüs beklerken dikkat katsayın 1 olsun, otomobil kullanırken 5 diyelim, motosiklet için 20 olmak zorunda, en az hem de. sen bu 20 dikkati verirsen motosiklette otobüs durağında 1 dikkati vermeyen insandan daha güvendesin. şahit olmadık mı otobüs durağına dalıp yolcuları öldürenleri. bir senede otomobile verdiğimiz kurban çok daha fazla, hemen otomobil sayısı daha fazla oran lazım diyenleri duyar gibiyim, 2014 rakamlarını açıklamıştı tüik, tam kesin rakamları hatırlamamakla birlikte oran bakımından bile motosiklet daha güvenliydi geçtiğimiz yıl. yani 100 otomobil kazasında ölen sayısı 100 motosiklet kazasından ölenden daha fazlaydı.
neyse ölüm felan konuyu uzatmayayım siz anladınız olayı.

motosiklete başlamak isteyip de yol yordam bilmeyen herkese elimden geldiğince özelden yazsın yardımcı olmaya çalışırım.
tümünü gör
ilgili galeri