metronun karada giden halidir. adından da anlaşılacağı gibi metro ile otobüs kavramlarını bir potada eriten toplu taşıma aracıdır. aracın kendisi bildiğimiz körüklü otobüs olup, bundan 3-4 tanesini arka arkaya dizmek suretiyle metroya benzeterek ve metro gibi kendine ait bir yol oluşturularak yapılmıştır.

ülkemizde sadece istanbul'da bulunan bir toplu taşıma biçimidir. d-100 karayolunda kendisine ayrılan gidiş ve geliş olmak üzere iki şeritli yolu 40 km'dir. beylikdüzü-söğütlüçeşme durakları arasında çalışan sistem, boğaziçi köprüsü'nden geçerek avrupa ve anadolu kıtalarını birbirine bağlar.
avrupa yakasında 37, anadolu yakasında 7 olmak üzere toplam 44 duraktan oluşan bir hatta sahiptir. baştan başa gitmek 1,5 saatten fazla sürer. zincirlikuyu metrobüs durağı ise sadece bu sistemin değil, cehennemin de merkezi olarak görev yapar.
insanların balık istifi şeklinde seyahat ettiği toplu taşıma aracı.
Çok sayıda yolcuyu taşıyabildiği için insanlarımızın vazgeçemediği toplu taşıma aracı türü.
İnsanımız çok seviyor bu makinayı, özellikle trafiğe takılmamak için toplu taşıma araçları kullananlara biçilmiş kaftan.
Bir kadın olarak binmemek için her yolu deneyeceğim toplu taşıma aracı.
istanbul trafiğinde vakit kaybetmemek için mecburen kullanılan, kimsenin de öyle ayıla bayıla binmediği istifleme aracıdır.

vatandaşını buna mahkum bırakan belediyenin ise bunu bir nimet, bir hizmetmiş gibi sunması komik iken; halkın neredeyse yarısının bunun gerçekten hayırlı bir hizmet olduğunu savunması trajiktir.

özetle trajikomik bir ulaşım yöntemdir.

edith piaf: allah aşkına hangi ibb çalışanı frenledi bu entry'yi. bi oturup tartışalım nolur lan :)
çoğu kez istemeden binilen ulaşım aracı.

şöyle ki;
1. işte çıkar, yandex navigasyona bakar, "lanet olsun böyle trafiğe" der, araç trafiğinden kurtulmak için istemeye istemeye metrobüsün yolunu tutarsınız.

2. merhaba, artık zincirlikuyu metrobüs durağındasınız. bilet basıp turnikelerden geçtikten sonra arkanızdan gelenler sizi zaten sıraya sokarlar mecburen. sıra metrobüse binmeye geldi. hiç zahmet etmeyin, ilk başta inenlerle binenler arasında oluşan harekette biraz dalgalanırsınız ama sonra alışıyor insan. zorla ite kaka, istemeseniz de sizi metrobüse bindirirler. hatta içerde özgür iradenizle ilerlemenize bile gerek kalmaz. onu da metrobüs otomatik olarak halleder.

3. ineceğiniz yere geldiniz. şimdi insanları döverek kapıya ulaşma sırası sizde. o hengamede, o durakta inmeyecek birini de istemeden de olsa indirdiyseniz çok da takılmayın, metrobüs böyle bir yer.

her şey 'istemeden' gerçekleşir.
Kendisine ulaşabilmek bile ayrı bir eziyet olan ulaşım aracı.

Örnek vermek gerekirse kavacıktan metrobüse gidip oradan zincirlikuyu'ya gitmek ölüm. İkinci köprü trafiği malum, kavacık durağına gelen otobüsler de ağzına kadar dolu geliyor.

Tüm sistemleri birbirine bağladığımız gün bu eziyetlerin çoğu bitecek ama ne zaman göreceğiz.
hat üzerindeki eski otobüs seferlerini kaldırarak mecburi yönlendirme yapanların 'bakın herkes metrobüse biniyor, metrobüs şahane, metrobüs süper uygulama' dediği trafik keşmekeşine bir çözüm getirmeyen araç. sen adamın bindiği otobüsü kaldırıp yerine bunu koyarsan adam n'apsın, buna binmek zorunda kalacak tabi.

normal trafik akışını baltalayıp metrobüse ek şerit açarak bakın metrobüs çok hızlı gidiyor demek de ayrıca dahiyane. alternatif yoldan anladıkları bu kadar demek ki, aynısını emniyet şeridi olarak kullananlar da var sonuçta.
Araçtan araca değişmekle birlikte, genel olarak 65-75 lt./100 km. gibi bir ortalama yakıt tüketimine sahip ulaşım aracı.

Anlık tüketim rolantide bile 15 litrenin altına düşmüyor. Gerçi koca araç, bir otomobil kadar az yakmasını bekleyemeyiz herhalde ama insan gene de şaşırıyor. Bu arada bomboş metrobüste şoförün arkasında dikilip meraklı gözler ile göstergeleri izleyen birisini görürseniz bilin ki o benim.

Ayrıca (bkz: mercedes-benz citaro)
  • / 2
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri