Mercedes-Benz ile Mclaren ortak çalışması efsanevi otomobil. Kullanıcılar tarafından fren hissiyatı ve iç donanım kalitesi yönlerinden eleştiri alsada performans konusunda kusursuz oluşu ve bügün bile göze yeni gelen tasarımı sayesinde tarihteki en iyi süper sporlar arasındaki yerini almıştır.
isviçreli bir işadamının altın kaplamaya çevirip, 10 milyon dolar biçtiği bir versiyonu da vardır. rezilliktir. anca bir arap şeyhine yakışacak hareketin isviçreli bir zengin tarafından yapılması enteresan geldi.
işte o adam
ve işte arabanın içi
Egzoz çıkışları sürücü kapısının altında olan nadir otomobillerden bir tanesi. Kullanmayan bunun nasıl bir his olduğunu bilemez, her gaza bastığınızda sürücü kapısının altından canavar çıkar.
İlk ve son olarak İstanbul Caddebostan'da gördüğüm 34 MC plakalı araç. Hiçbir zaman bir hayranı olmamış olsam da canlı bir başka duruyormuş. Yanımdan o twin screw supercharger'ın kendine has vızıltısıyla geçince dilim damağım kurudu, bir 10 dakika kendime gelemedim.
Otomatik vitesli olan araçtır.
Döneminin süpersporları arasında en çok değer kaybeden otomobil. Temelde orta öne konumlandırılmış motoruyla FR düzeniyle modern süpersporların neredeyse standardı haline gelmiş MR düzenden ayrılır. Ayrıca çeviklik açısından da diğerlerinin gerisinde kalması değer kaybetmesinin baş sebeplerindendir.

Yine de sınıfından beklenmeyecek bir konfor seviyesi sunması ve yüksek hızlardaki stabilitesi ile döneminde farklı bir yere sahiptir. Diğer bir değişle Bugatti yeniden canlanana kadar Alman otoyollarının makas kralı SLR idi. Ne yazık ki bu Autobahn mermisi 3500 adetlik üretim hedefine yakın talebi bulamadığı için (2000 küsur toplam üretim adedi) markanın sonraki amiral gemilerinde daha küçük rakipleri hedeflemesine neden olmuştur.
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri