McLaren tarafından dün akşam tanıtılan, Road legal yeni hypercar. Sadece 500 adet üretilecek bu araç adını efsane yarışçı Senna’dan alırken, McLaren tarihinin yolda kullanılabilen en hızlı arabası olarak göze çarpıyor. Fazlasıyla agresif görüntüsüne bakınca aslında road legal olması beni şaşırttı.
4 litrelik twinturbo V8 tam 789 beygir güç üretirken tork değeri ise 800nm. İç tasarımı klasik McLaren tasarımından çok daha farklı görünüyor. O sadelikten özellikle kurtulmak istenilmiş sanırım. Benim en çok dikkatimi çeken detay ise kapılarda bulunan saydam alan. Gerçekte nasıl göründüğünü merak ediyorum ancak 500 adetlik sınırlı üretimi ve 750.000 poundluk fiyat etiketiyle kanlı canlı görme şansımız epey az gözüküyor.
şu meşhur arabaya çok benzettiğim ve göründüğü kadarıyla tek benzetenin ben olmadığı, müthiş görünen, görüntüsü kadar teknik verileri de müthiş olan otomobil..
Detaylarını aşağıda anlatmaya çalıştığım modeldir:

İngiliz üreticinin beş yıl önce piyasaya çıkarmış olduğu P1 modeli, markanın en güçlü modellerinin yer aldığı hypercar kategorisinde yer alıyordu. Bu modelden sadece beş yıl sonra yine hypercar kategorisinde yer alan ikinci model tanıtıldı: McLaren Senna. Ancak bu şekilde konumlandırılmış olsa da McLaren CEO’su Andy Palmer Senna’yı, P1’in yerini alan model olarak nitelendirmiyor. Bunun nedeni P1’in tamamen yeni bir proje olarak ortaya çıkması ve hibrit bir altyapıya sahip olmasıyken, Senna 720S modeli üzerine üretilmiş ve sadece benzinli-turbo bir motorla üretildi. Bunun nedeni otomobilin olabildiğince az ağırlıkla en hızlı tur derecelerini elde edebilmesi. Evet, Senna adının hakkını verebilmek için sadece hızlı tur atmaya odaklanmış bir otomobil.

Zaten, son derece agresif bir tasarıma sahip otomobil için McLaren’in yapmış olduğu tanım buna tam olarak uyum sağlıyor: ‘Yol kullanımı için legal olan pist otomobili’.

Otomobilin isminde ikonik Senna adının yer almasıysa dünyanın en iyi Formula 1 pilotu olarak adlandırılan Ayrton Senna’nın, kazanmış olduğu tüm şampiyonlukları McLaren ile elde etmiş olması nedeniyle efsanevi Brezilya’lı pilotu anmak adına yapılmış bir jest. Aynı zamanda eski F1 pilotu ve McLaren adına farklı şampiyonalarda yarışan, Ayrton Senna’nın yeğeni olan marka temsilcisi Bruno Senna ile yapılan ortaklıktan da kaynaklanıyor.

Otomobilin şimdilik performans verileri paylaşılmadı (Ocak ayında yayınalacak) ama teknik verilere bakarak bir takım çıkarımlar yapabiliriz. 720S modelindeki 4.0 litrelik v8 motor modifiye edilerek 800 bg güç üretir hale gelirken aracın tasarımından da anlaşılacağı gibi McLaren çok ciddi bir şekilde ağırlık tasarrufu yapmaya odaklanmış. 720S’e göre tam 220 kg hafif olan otomobilin boş ağırlığı 1198 kg olarak veriliyor. Buradan yol çıkacak olursak Senna’nın 0-100 km/s hızlanması için yaklaşık 2.5 saniye, maksimum hızı içinse 350 km/s’den biraz daha hızlı değerler paylaşılacağını düşünüyoruz. Bunun dışında P1 ve 720S’e göre çok daha hızlı tur süreleri de bizleri bekliyor olacak. Ton başına 660 bg güç üreten otomobil bu konuda da McLaren’in ürettiği en iddialı model konumunda.

Senna’da kullanılan şasi 720S’de yer alan, Monocage II adı verilen karbon şasinin geliştirilmiş haliyken, bir McLaren yol otomobilinde kullanılan en güçlü şasi olduğu açıklanıyor.

Otomobilin süspansiyon sistemi P1’deki tamamen bağımsız tasarımın biraz daha gelişmişi. Dört aksta da çift salıncaklı bir yapı içeren sistemde amortisörler hidrolik olarak birbirine bağlantılı olarak tasarlanmışken farklı bir hidrolik yapı da viraj demirleri yerine kullanılıyor. Tüm sistem Race Active Chassis adı verilen bir altyapı aracılığıyla kontrol ediliyor ve tamamen otomatik olarak yol şartlarına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bunun dışında sürücü orta konsoldaki ayarlardan istediği gibi sistemi ayarlayabiliyor: Comfort, Sport ve Track modları orta konsoldan seçilebilirken, Race modu için tavanda yer alan düğmeye basılması gerekiyor.

Bunun yanında otomobilin her noktasından olabildiğince ağırlık atılması McLaren’in detaylara verdiği önemi gösteriyor. Mesela ön kanat yere basma gücünden ödün vermeden 2.2 kg’dan sadece 650 g ağırlığa düşürülmüş, kapılarda kullanılan cam parçalar sayesinde kapıların ağırlığı sadece 8.8 kg olarak veriliyor, bu değer 720S’dekilere göre %50 daha hafif.

Aktif aerodinamik özelliklerse otomobilin üzerinde en çok çalışılan noktalarından: Tamamen karbon fiberden üretilen arka kanat 20 dereceye kadar ayarlanabilir bir yapıdayken, yere basma gücünü ciddi şekilde arttırıyor, frenajda ‘air brake’ olarak kullanılabiliyor, düz yol performansını arttırmak içinse DRS sistemiyle sürtünmeyi minimuma indiriyor. Bütün bunlar sürüş modlarının değişmesiyle gerçekleşebiliyor.

Ön splitter’ın üzerinde bulunan kanatçıklar öndeki havayı arka kısma yönlendirerek virajlarda yere basma gücünü dengelemek için kullanılıyor. Arkadaysa büyük kanadın dışında Gurney kanatçıkları, ortada konumlandırılmış egzozlar gibi detaylar yine aerodinamik kaygıların getirdiği tasarımlar olarak görülüyor.

Senna’nın kabininde ultra hafif koltuklara yer verilmesi şaşırtıcı değil. Ortada her McLaren modelinde görülen dik yerleşimli ekran dikkat çekerken kontrol düğmelerinin bir kısmı tavana monte edilmiş. Sürüş pozisyonu ise tamamen sürücüye uyumlu olması için fabrikada tamamen sürücüye özel olarak ayarlanabiliyor. İkinci koltuksa bu ekstrem otomobilin performansını deneyimlemek isteyen yolcular için korunmuş.

Sadece 500 adet üretilecek McLaren Senna’nın resmi tanıtımı Cenevre Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirilecekken otomobilin teslimatları 2018 bitmeden gerçekleştirilmiş olacak.

Şimdiden söyleyelim tüm 500 adet satılmış ve üretilen son otomobilden elde edilen müzayede geliri olan 3 Milyon Euro, Senna Vakfı’na bağışlanmış durumda.
Underground 2'de modifiye edilmiş gibi görünüyor tasarım rezalet
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri