Avusturyalı motosiklet firması KTM'nin açık teker pist günü otomobili konusunda İngilizlere olan tokat gibi cevabı.

Sınıfının bana göre en radikal tasarımına sahiptir (Bac Mono forever alone olduğu için saymıyorum, Ariel Atom'da çok farklı tasarıma sahip ama X-Bow hem radikal hem fonksiyonel). Markanın ilk otomobili olmasına rağmen oldukça ilgi çekici, bunun yanında aerodinamik bağlamda başarılı tasarlanmıştır (belki de herhangi bir öncüsü olmadığından sıfırdan tasarlanması bunu mümkün kıldı). Böylece rakipleri Ariel Atom veya Caterham Seven varyasyonlarına göre çok daha iyi yol tutuşu sağlıyor. Zaten duruşundan bile yola yapışacağından şüphe duymuyorsunuz (hatta mavi-kırmızı renk kombinasyonu ayarlasanız Örümcek Adam yanında sırıtmaz swf).

Sitelerinde şu anda üç farklı seçeneği var:

X-Bow GT: En baz, aynı zamanda trafikte kullanmaya en müsait model. Yol lastikleri ile 1.5g'ye kadar yanal kuvvet direnci var. 285 beygir, ön camları (silecek de yanında geliyor swh) ve kapı gibi açılabilir yan camları var, arkada rüzgar deflektörü var, bez tavanı ve kliması var. Ayrıca jantları daha sivil duran beş bijonlu BBS CH serisinden. Ve en önemlisi 847 kilogram.

X-Bow R: 240 beygirlik ilk aracın yerine gelen model. Bütün lükslerden arındırılmış, downforce olarak daha başarılı. 300 beygir 790 kilogram.

X-Bow RR: Marka yarışları için hazırlanmış track only model. ön splitter ve tampon kanatçıkları ile daha da fazla downforce sağlıyor (400 kg yani standardın iki katı). Slick lastiklerle 2.0g'ye kadar yanal kuvvetlere direnç gösterebiliyor. Yolcu koltuğu iptal edilmiş, tek bijonlu jantları ile 12 kilo ağrlık tasarrufu sağlıyor. 360 beygir ve 810 kilogram.

Eğer paranız bolsa bundan daha iyisi:

(bkz: Lotus 3-Eleven)
tümünü gör
ilgili galeri