KTM'in ilk otomobil denemesi olan, tuhaf tasarımlı otomobildir. İsmi X-Bow'dur ama 'x' harfinin İngilizce'de cross diye de okunmasından dolayı Cross-Bow olarak da adlandırılır.

KTM bu otomobil Audi ve Dallara ile birlikte geliştirmiştir. Zaten otomobilde 2.0 litrelik, Audi motoru yer alıyor.

Turbo beslemeli bu motor TT modellerinde bulunan güç ünitesinin 240 bg'lik versiyonu. Sadece 790 kg ağırlığındaki X-Bow 0-100 km/s hızlanmasını 3.9 sn'de gerçekleştirir.

Ortadan motorludur, 6 ileri manuel şanzımanlıdır.

Türkiye'de bir tane bulunmaktadır. 2011'de R versiyonu tanıtılmıştır. R ise 310 bg gücündedir.

Harika bir pist otomobilidir, manyak gibi yol tutar. Son derece egzotik görünür, üretimi hala devam ediyor bu arada.

Umarım KTM devamını getirir...
ağırlık güç oranı ve ortadan motorlu yapısına bakıldığında tam bir pist otomobili olduğu kesin. hafiften de açık teker yapısı ile caterham'dan çok daha zevkli olacağını düşünüyorum.

Tam bir zengin işi tabii ki, bunu çekiciye yükleyip piste getiricen halı sahada kullandığın ayakkabı gibi işin bitince tekrar çantaya atıp eve götürücen.
bir tanesinin istanbul park'ın sahibi olan vural ak'ta olduğu otomobil.
Ön camı olmayan X-Bow'u KTM fabrikası çevresinde kullanmıştım.
Tahmin ettiğim üzere tahta gibi bir sürüşü vardı. Karbon-Fiber gövdenin içine direkt oturuyorsunuz.
Direksiyonun ve koltukların ayarı yok. Onun yerine manuel olarak pedalları ileri-geri hareket ettirebiliyorsunuz.
Kask ya da kapsamlı bir gözlük kullanmak şart. Olmayan ön camdan ötürü felaket bir rüzgara maruz kalıyorsunuz.
Ön cam yapılan versiyona da çok güvenmeyin. Onu da denedim. Bu cam olsa da olmayan tavan iç mekanı çok sıcak bir hale getiriyor ve gelmeyen rüzgardan dolayı küre akvaryum içindeki balık gibi haşlanıyorsunuz.

Ancaaaaaaak!

Çok direkt bir yol tutuş karakteri var. Yere bütünleşik yapısı sayesinde devasa bir go-kart kullanıyorsunuz aslında.
Audi'den alınan motor kulağınız ardında harika homurtular çıkartıyor. Ancak ben sahibi olsam belki daha coşkulu bir egzoz uygulaması isteyebilirdim. Malum ses emisyonlarından dolayı KTM bunu yapamamıştır!

X-BOW'ı kullanırken öndeki (bkz: push-rod) amortisörleri görmek acayip keyifli. Özellikle virajlardayken tepkimelerini izlemek belki de bu aracın en güzel görsel hazzını veriyor.

Tasarım diğer son dönem KTM modellerinde olduğu gibi Kiska tarafından yapıldı.

2013'te kullanmıştım ve bu izlenimlerimi o tarihteki hatıralarımdan yazıyorum. O dönemde KTM yönetiminden X-Bow satışlarından memnun olmadıklarını ve tahmin ettikleri gibi operasyonun karlı gitmediğini öğrenmiştim. Daha da insider bilgi var da... Onlar da benim sırlarım arasında kalsın :p
kullanırken gözlük ve kask takılması gereken otomobil. önden gelen bir taşa 250 km/s ile saplanırsanız ölürsünüz bu bu kadar net. bu yüzden güvenlik ekipmanları takmak şart.
(bkz: ariel atom)
Avusturyalı motosiklet firması KTM'nin açık teker pist günü otomobili konusunda İngilizlere olan tokat gibi cevabı.

Sınıfının bana göre en radikal tasarımına sahiptir (Bac Mono forever alone olduğu için saymıyorum, Ariel Atom'da çok farklı tasarıma sahip ama X-Bow hem radikal hem fonksiyonel). Markanın ilk otomobili olmasına rağmen oldukça ilgi çekici, bunun yanında aerodinamik bağlamda başarılı tasarlanmıştır (belki de herhangi bir öncüsü olmadığından sıfırdan tasarlanması bunu mümkün kıldı). Böylece rakipleri Ariel Atom veya Caterham Seven varyasyonlarına göre çok daha iyi yol tutuşu sağlıyor. Zaten duruşundan bile yola yapışacağından şüphe duymuyorsunuz (hatta mavi-kırmızı renk kombinasyonu ayarlasanız Örümcek Adam yanında sırıtmaz swf).

Sitelerinde şu anda üç farklı seçeneği var:

X-Bow GT: En baz, aynı zamanda trafikte kullanmaya en müsait model. Yol lastikleri ile 1.5g'ye kadar yanal kuvvet direnci var. 285 beygir, ön camları (silecek de yanında geliyor swh) ve kapı gibi açılabilir yan camları var, arkada rüzgar deflektörü var, bez tavanı ve kliması var. Ayrıca jantları daha sivil duran beş bijonlu BBS CH serisinden. Ve en önemlisi 847 kilogram.

X-Bow R: 240 beygirlik ilk aracın yerine gelen model. Bütün lükslerden arındırılmış, downforce olarak daha başarılı. 300 beygir 790 kilogram.

X-Bow RR: Marka yarışları için hazırlanmış track only model. ön splitter ve tampon kanatçıkları ile daha da fazla downforce sağlıyor (400 kg yani standardın iki katı). Slick lastiklerle 2.0g'ye kadar yanal kuvvetlere direnç gösterebiliyor. Yolcu koltuğu iptal edilmiş, tek bijonlu jantları ile 12 kilo ağrlık tasarrufu sağlıyor. 360 beygir ve 810 kilogram.

Eğer paranız bolsa bundan daha iyisi:

(bkz: Lotus 3-Eleven)
türkiye'de olsa varımı yoğumu satıp alacağım otomobildir. sen ne güzel bir yaratıksın öyle, neden her yerinden buram buram mühendislik kokuyor allahsız?
yurtdışı fiyatı 80bin euro mertebelerinde olduğundan kendine yer bulmakta zorlanan pist oyuncağı. caterham buna yakın rakama çok daha hardcore lmp benzeri sunmakta. ariel atom ise yarı fiyata. iş zor.
Bir diğer muhteşem rakibi:
Lotus 340r
Lotus 340r
  • / 2
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri