Hayalet göstergelerle başlayan gösterge tablolarındaki değişim, sonunda navigasyon ekranı, radyo vs. hepsinin oraya taşınmasıyla boku çıkmış oldu.
Bütün ruh gitti bence. O Audi TT'nin hali ne öyle.
belki çok kullanışlıdır bilemiyorum ama ruh da önemli sonuçta.

sonra konsollardaki dokunmatik ekranlardaki sonsuz alternatifler, biraz lüzumsuz gibi araba lan bu.

son olarak da klima düğmelerinin dokunmatik ekranlara entegre edilmesi de saçmalık, kullanımı zorlaştırır, klima dediğin düğmesi olur açarsın kaparsın sık sık, camlara verirsin falan.
ne oluyor o araçlarda radyodan önce klima ekranına geçiyor oradan kısıyor açıyor falan, kötü.

yerinde bir tespit, hayalet göstergeler bile benim için fazla ama alışmak lazım artık.
genel olarak katılmakla beraber audi tt'yi ayrımak istiyorum, bence şık olmuş, araba ve konsol zaten küçük radyo için ayrı bir ekran koymamak iyi fikir.
klima göstergeleri ve düğmeleri bile havalandırmanın ortasına monte edilmiş. bence orada bir tasarım harikası var.
%100 katıldığım durumdur, arabamı kullanıyoruz oyuncakmı.
Benim için konsol dediğin sade olur. Oraya 50 tane tuş koymana gerek yok.
Konsol dediğim benim için buradaki gibi yani Mitsubishi Lancer Evo 9 konsolu olmalıdır.
artan düğme sayısının dokunmatik ekrana kayarak iyice uzay çağı hissiyatını yaşattığı gelişim.
doğru tespittir. fakat bir dönüşüm çağında olduğumuz için normaldir.

otomobillerin baştan aşağı yenilendiği bir döneme denk geldik ve kabul edelim istesek de istemesek de bu dönüşüm gerçekleşecek. ister batı'yla birlikte ister batı'dan 50-60 yıl sonra, hepimizin altında otomatik şanzımanlı, elektrikli, binlerce asistanla, kamerayla ve sensörle donatılmış otomobiller olacak.

sürüş keyfi diye bir şey kalmayacak diye hayıflanıyoruz. sürüş keyfi dediğimiz şey de esasen kökten değişecek zaten. bu sözlükte bulunan herkes başka bir şey düşünürken onların torunları sürüş keyfini bambaşka algılayacak.

dolayısıyla bu maalesef maruz kalmak zorunda olduğumuz bir süreç. çok zorlanacağımız kesin. nerede o eski arabalar diye torunların başının etini çok yiyeceğiz daha. düz vites bir efsane olacak mesela.

mühim olan işte türkiye o zamanlarda da hala ithal mi ediyor olacak, yoksa "gerçekten" yerli arabasını mı üretiyor olacak?
sürüş dinamiklerinde ve müdahale eden elektronik sistemlerin de tamamen bu piyasayı ele geçirmesi ile aslında kaçınılmaz olan hede. Mecburen her şey gelişiyor. Bundan 20 sene önce otomobillerin konsollarında tablet olacağını hatta yeryüzünde tablet diye bir şeyin olacağını dahi kimse kestiremiyordu. Kim bilir bizler şuan neleri kestiremiyoruz ve 15-20 sene sonra başımıza neler gelecek otomobil anlamında.

Klima radyo multimedya falan dahil bütün kumanda elemanlarını ise bir dokunmatik ekrana koymak tamamen ergonomi hatası olarak geliyor bana. Şimdilerde çok meşhur olan bu sistem fazla değil 4-5 sene sonra herkesin kötülediği ve değişmesini istediği bir sistem olacak. Bu cep telefonu evriminde de böyleydi. İlk cep telefonları çıktı öküz gibiydi antenli kaba büyük. Hal böyle olunca cep telefonlarından önce anten çıkarıldı ve tek amaç cep telefonlarının küçültülmesi idi. Küçük cep telefonu bildiğiniz lükstü. Sonraları kameralar çıktı, telefonlar büyümeye başladı. Dokunmatik sistemin gelişi ile telefonlarımız salata tabağı boyutuna geldi ve bu sefer lüks yine büyük telefon oldu. Bunlar da aynı sistemin tohumları işte.
Bence iç dizayn, db11 haricindeki aston martin'ler gibi olmalı. Abartıdan uzak, amacına odaklı.
Otomobil dünyasında en çok korktuğum durum olan "I Robot sendromu" nun başlangıç evresi.
Sendromu ben adlandırdım, bildiğin salladım.
amaç odaklı teknolojik ise sevdiğim ama aşırıya kaçıldığında tiksindiğim konsollar. bu elektronik oyuncakları göze sokmanın bir anlamı olmadığını ve işleri karışık hale getirdiğini düşünüyorum.
  • / 2
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri