iki şampiyon pilot. griddeki pilotlar arasında gerçek arkadaşlığa sahip nadir ikilidir.

sürüş stilleri arasında oldukça küçük farklar yer almasına rağmen genel olarak benzer stile sahiptirler. araç içerisindeki rahat hissetmeleri sonucu ortaya çıkardıkları performans düzeylerinin artması ya da azalması oldukça benzer.

sürüş stillerine uyumlu ve aracın ön tarafının sağlam ve istedikleri gibi olması bu ikilinin araçtan ve kendilerinden iyi performans çıkarmayı çok iyi bir şekilde başarmaktadırlar.

bu ikilinin en sağlam özelliği ise, altlarında istedikleri türden bir araç olduğu zaman pist üzerinde yenilmez olmalarıdır.

bunun yanında en zayıf noktaları ise, sorunlu ve kullanımı zor araçlarda yeteneklerini zirve performanslarıyla ortaya koyamamalarıdır. zaten bu iki pilot bu zayıf noktalarını geliştirdiği takdirde kusursuza yakın pilotlar olacaktırlar. bunu yapmayı başarmaları için vettel'in önünde uzun yıllar var. raikkönen'in ise pek umrunda değil.
Araçlarıyla uyumlu olmalarıyla doğru orantılı olarak artan başarı düzeylerine katıldığım ancak sürüş stillerinin benzerliğine katılmadığım karşılaştırmadır. Benim yıllardır izlediğim yarışlara bakacak olursak iki pilot aslında son derece farklı stillere sahiptir. Mesela ben Vettel'in tarzını Schumacher'e çok benzetirim ki zaten kendisi onu örnek aldığını pek çok kez dile getirmiştir. Vettel minimum hata, maksimum verim tarzında sürüş yapar. Kimi ise aksine düzlük hızına önem verir, fren noktasını çok umursamaz. Örnek vermek gerekirse yarış sonucu istatistiklerde, Kimi en yüksek süratte Vettel'in her zaman önündedir ama hızlı turu daima Vettel atar.Tamamen kişisel görüşüme göre konuşacak olursak Vettel en iyi şasiyi, Kimi ise en iyi motoru şampiyon yapar. Şuan ne en iyi şasi ne de en iyi Scuderia'da olduğuna göre uzun süre daha Kimi Ferrari'nin çıkardığı son şampiyon olacak gibi gözüküyor.
İkili sürüş tarzı anlamında pek benzemezler evet. Vettel otomobilin önünün çok iyi tutunmasını sever ve tüm dikkatini ön tarafa vererek aracı kullanır. Red Bull yıllarında Newey'in en çok dikkat ettiği noktalardan biri buydu, ardından 2014'te turbolara geçildiğinde Red Bull önü iyi tutunamayan bir otomobil üretti ve Vettel, yeni takım arkadaşı Ricciardo'nun gerisinde kaldı. Şampiyonluk yıllarındaki sürüşlerini iyi analiz ederseniz viraj çıkışlarında ne kadar erken gaz verdiğini ve otomobili nasıl kontrol altında tuttuğunu görebilirsiniz. Önü hissetme ve otomobili ön ile manipüle etme konusunda Vettel'in üzerine yoktur.

Seb'in başarılı olması için aynı zamanda sıralama turlarında da iyi olması gerekiyor, kazandığı tüm yarışları en geriden 3. sıradan kazandı. Yani; sıralamalarda iyiyse ve otomobil genel şasi anlamında ön tarafta sıkı tutunuyorsa Vettel sizi şampiyon yapar.

Kimi ise biraz daha hissi bir pilot Seb'e göre. Otomobili tamamen hissiyatıyla kullanıyor ve içgüdüsel hareket ediyor. Ferrari'de şampiyon olduğunda en hızlı otomobile sahipti ama bu her zaman en hızlı otomobille başarılı olacağı anlamına gelmiyor. McLaren'da en hızlı araca sahip değildi ama dayanıklılık sorunları nedeniyle şampiyon olamamıştı. Lotus'teyse iyi bir şasi ve fena olmayan bir motorla yarış kazanabilecek kapasitede olduğunu gösterdi.

Kimi için fren hissiyatı çok önemli, eğer bunu çözebildiyse ve frenajda otomobiline güvenebiliyorsa iyi turlar atıyor. Geçen yılki Ferrari ile bu seneki otomobil arasındaki en büyük fark frenlerde. Kimi'nin bu yıl daha başarılı olduğunu ve ön sıralarda yer aldığını görüyoruz. Çok değişken bir sürüş stili yok ve saf hız anlamında gerçekten olağanüstü. Değişken derken otomobilin zayıf olduğu noktaları sürüş stiliyle yok edemiyor ve otomobili geliştirme konusunda iyi bir pilot değil çünkü takımla etkileşime giremiyor ya da girmiyor.

Kimi kötüyse çok kötüdür (Ferrari'den atılacak kadar) iyiyse çok iyidir (Lotus'la yarış kazanacak kadar). Ona fena olmayan bir otomobil verin, frenleri iyi olsun yarış kazansın. Üstelik yarışta iyi olması için sıralamalarda da iyi olması gibi bir şart yok...

Efektiflik anlamında Vettel daha iyi bir pilot, onun ne zaman iyi olacağını görebilirsiniz. Raikkonen ise hiç ummadığınız bir anda size yarış kazandırabilecek kadar yüksek kapasiteli ve biraz (ama çok az) beklenmedik (tutarsız demek istemiyorum) ve sürprizlere açık bir isim...
Raikkonen de Vettel de aracın ön tarafının keskin olmasını seven yani diğer bir deyişle, aracı oversteer ile yönlendiren pilotlardır. Vettel'in Red Bull yıllarındaki erken gaza oturma eğilimi EBD yani exhaust blown diffuser nedeniyledir. Adrian Newey, pilot gaza bastığında egzozdan yüksek basınçla çıkan havayı difüzöre gönderen bir sistem bulduğu için pilot gaza ne kadar erken basarsa araba o kadar erken downforce üreticek yani viraj çıkışlarında güzel bir çekişle hızlanacaktır. Ferrari dönemine gelirsek iki pilotun da benzer tarzda araba kullanması Ferrarinin işini kolaylaştırmıştır, arabayı aynı anda iki pilotu için de tasarlayabilmekteler. Biraz daha detaya bakarsak eğer, Raikkonen çok keskin bir ön taraf sevdiği için Ferrarinin bu yıl yeniden ön tarafta push-rod süspansiyona dönmesiyle Vettel ile olan farkı özellikle yarışlarda kapamıştır.

Vettel Schumacher benzeri bir disiplinle çalışıp, fabrikadaki insanlarla zaman geçirip, Schumacher zamanındaki takım havasını yaratırken, Kimi sadece gelir ve arabasını sürer ayrıca araba gelişimi gibi konularda çok iyi olduğu söylenemez.

Kimi yarış kazanabileceğinin yada şampiyonluğun kokusunu aldığı zaman potansiyelinin tamamını gösterip sürüşünü başka bir seviyeye getiriyor. Vettel de multi21 gibi olaylarla ne kadar hırslı olduğunu kanıtlamıştı. Bu ikilinin Ferrari hızlı bir araç yapabilirse ciddi bir şampiyonluk savaşına gireceklerini düşünüyorum tabi eğer Ferrari iki pilotunun yarışmasına izin verirse.

Sonuç olarak Ferrari şampiyonluk savaşı verebilecek bir araç yapabilirse, iki pilot arasında izlemesi çok keyifli, sonucu küçük farkların belirleyeceği, sert ama adil bir mücadele olacağından eminim.

Versus için konuşucak olursam, eğer takım patronu olsaydım ve bu iki pilottan birini seçmem gerekseydi Vetteli seçerdim.
ferrari takımında takım arkadaşı olan ikilidir. basit olarak kısmen değinilecek olunursa;

- iki pilot da ön tarafı, keskin,sağlam, tutarlı olmasını sever. bir defa burada anlaşalım. farklı görüşler var. farklı görüşlerin olması çok güzel fakat durum bu. her pilot ön tarafta sağlam bir hassasiyet ister. hiçbir pilotun understeer sevdiğini veya istediğini duymadım şimdiye dek. zaten en hızlı olmak için de understeera kalmayacak araç gerek. bu ikilinin ayrıştırıcı özelliği ise kendi pilotajlarını ortaya koyabilmek için ön tarafın sağlam olması gerekir. karşılaştırma yapılırsa alonso 'nun raikkonen'den daha iyi pilot olduğu burada anlaşılmaktadır. alonso var olan aracı en iyi şekilde kullanırken raikkonen bunu yapamamaktadır. keza vettel de aynı şekilde.

- sadece bu iki pilotun değil her pilotun kazanması araç bileşiminin iyi olması ve ön sıralarda yarışması gerek. vettel önden başlayıp kazanıyor. diğerleri geriden başlayıp kazanıyor vettel kazanamıyor gibi düşünce pek manalı değil. her pilot iyi araçlarla pilotajını bütünleştir ise kazanması olağan olur. keza vettel'in de gerilerden,gridin arkalarında başlayıp ön sıralara kadar tırmanıp podyum veya şampiyonluk kazandığı yarışlar da vardır. vettel'in "önden başlayıp kazanması" bir ölçüt değil.

- vettel sıralama turlarında gayet iyi performanslar ortaya koyarken, raikkonen ise sıralama turlarında a klas pilotların yanına yaklaşamamaktadır. 2012, 2013, 2014, 2015 sezonlarında açıkça görülmektedir bu durum. mclaren ve ilk ferrari yıllarında da pek iyi değildi de neyse.

- vettel yağmurlu havalarda aracından maksimuma yakınını alarak ortalamanın biraz üzerinde sürüş kalitesine sahipken, raikkonen yağmurlu havalarda genel olarak rezalet bir pilotaja sahiptir. bunun da bir çok örneği mevcuttur. 2016 monaco gp veya 2008 belçika gp vs vs.

- vettel baskı altındayken hatasıza yakın olabilmektedir. 2012 ispanya gp, 2012 brezilya gp gibi örnekler çoğaltılabilir. raikkonen ise baskı altında bir çok hata yapmaktadır. sıralama turları örnek olarak verilebilir.

-vettel formasyon turunda veya güvenlik aracı arkasında genel olarak verilen görevleri yapan bu iki durumda aracın suyunu çıkaran bir pilottur. (gerçi bu durumu hemen her pilot yapmaktadır) raikkonen ise hem formasyon turlarında hem de güvenlik aracı ardında genel olarak lastiklerini ısıtamayıp ve konsantre olamamasıyla kötü start almaktadır. bu da baskı altında sürüşünde hata yaptığına delil olarak gösterilebilir.

- raikkonen ile vettel şampiyonluk yarışında olması. imkansıza yakın bir durumdur. ferrari takımının lider pilotu vettel'dir. takım vettel'i dolayısıyla daha dikkatli ön planda tutar. raikkonen ise ferrari takımının 2. pilotudur.bu durumu da daha önceden ortaya koyan açıklamalar var olmuştur. var oluyor da.

- son olarak, pilotaj açısından vettel klas dünya şampiyonudur. raikkonen ise vasat bir pilotaja sahip dünya şampiyonudur.


Şuna da açıklık getirelim; önden kayma oversteer değil understeer'dir, sanırım yukarıdaki entry'lerden birinde ynalış bir ibare var ya da ben yanlış anladım. Bunun dışında önden kaymayı seven ve bunu isteyen pilotların başında Jenson Button gelir. Button'ın ayarları hep hafif önden kayma üzerine yoğunlaşmıştır.

Red Bull'da blown diffuser konusu doğrudur tabii ama asıl fark iki aynı otomobili kullanan Webber ile Vettel'in arasında görülebilir, ki bu da tamamen öndeki hissiyattandır.

Ferrari'nin push rod'a dönmesinin nedeni Vettel'in bu şekilde daha rahat kullanmasıydı, öte yandan Raikkonen'in de işine yaradı bu.
Süper star olan iki pilotun karşılaştırması. İkisinin de understeer seviyor olması en büyük ortak noktalarıdır, keza normalde pek sevilen bir mevzu değil kendisi.
Yukardaki entry'imde tam olarak ifade edemedim sanırım ama ön tarafı keskin araç seviyorlar kısmında understeer eğiliminde değil oversteer eğiliminde olan pilotlar demek istemiştim. F1 driving styles Martin Brunde'ın da videoda gösterdiği gibi Button nötr viraj alırken, Alonso understeer kullanarak viraj alıyor, Schumacher ve Kimi ise oversteer kullanarak viraj alıyorlar. Aynı videoda gösterildiği üzere oversteer ile viraj alırken fren dengesi arkada olmakta ve sürücü aracın burnunu viraja sokup arkayı kaydırararak viraj alma işlemini hızlandırmakta ve viraj çıkışında gaza olabildiğince erken oturup kaymayı kontrol ederek virajdan çıkmaktadır. Bu da Vettel'in de oversteer eğilimiyle viraj aldığını göstermektedir. Bu tekniği uygulayabilmek için çok iyi bir setup gerekmekte ve sürücünün araca güvenmesi gerekmektedir. Ferrari de önde pull-rod süspansiyonu Alonso'nun sürüş tekniğinden dolayı kullanmıştır, takımdan ayrılınca da bütün gridin kullandığı push-rod a dönmüşlerdir.

Kimi hakkında konuşmak gerekirse; adanmışlık ve konsantrasyon eksiklikleri olduğu bir gerçek ve takımla da çok fazla iletişim kurmadığı da bir gerçek ama sürüşü vasat demek bence yanlış. Hiçbir dünya şampiyonu için sürüşü vasat denilemez, her pilotun zayıf ve güçlü olduğu noktalar vardır. Kimi daha çok old school diyebileceğimiz bir pilot, bugünün fazla karmaşık kuralları ve arabaları ona pek uygun değil. Kendisininde belirttiği şekilde idolü de James Hunt ve kariyerleri de çok benzemektedir. Kimi de kendisini kanıtladığı şampiyonluğu kazandı ve şampiyonluk takıntısı olmadığını düşünüyorum fakat şampiyonluk savaşı verebilecek bir arabaya oturursa eski günlerdeki Kimi'yi izleyeceğimize eminim.
Bir pilot oversteer ile otomobil kullanacaksa ki videoda anlatıyor, bunun için otomobilin ön kısmının iyi tutunması şarttır. Yani ön taraf çok sıkı olup virajın içine girebilecek ki aracın arkası onu izlesin hatta hafif kayma eğimine başlasın. Arka hafif kaydığında, bu çok abartılmamışsa otomobilin viraj içindeki burunun da çizgisini daraltacak, otomobilin dönmesine izin verecektir. Bu yüzden oversteer'i otomobili yönlendirmek isteyen tüm pilotların ilk yapacağı şey önün çok ama çok iyi tutunmasını sağlamaktır, benim de aslında ön kısmındaki tutunmayı seviyor diye söylemek istediğim bunun tamamen aynısıdır. Zaten aslında ön sıkı tutunduğunda bu biraz da otomatikman gerçekleşiyor...
bunlar da ilginizi çekebilir
ilgili galeri