Sevgili sözlük size,
Kamyon garajında dayımın çay ocağında askıcılık yaptığım yaz tatillerinde öğrendiğim Türkiye kamyoncuları işletme sisteminden bahsetmek istiyorum.
Sistemden önce size yapıyı anlatmam lazım.

Bir yanında kamyonların park edilmiş olduğu, büyüklüğüne göre yazıhane sayısının arttığı bir yer hayal edin. Öyle ki esnaf lokantasından parçacısına, tuvaletinden,
leziz tost büfesine, bayat çay satma şansı olmayan çay ocağından, hamamına kadar mevcut olan bir yer.
Tabi iyisi ve kötüsüne göre koşullar değişiyor.
Şuan araştırdığım kadarıyla içerisinde play station barındıran tesisler bile varmış. Ama sanırım o küçük sandalyelerde oturup döndürülen muhabbetlerin olduğu zaman ki kadar samimi değildir.

Neyse fazla uzattım. Şimdi size yük alma sistemini anlatayım.

Sistem söyle işliyor.
Örneğin bir yük için bir yazıhane (nakliye firması) aranıyor ve yük hakkında bilgi verip ne kadar tutacağını soruyor. Firma kendi komisyonunu da ekleyerek sürücülere duyuru geçiliyor.
-Antalya tonajlı isteyen x-nakliyata gelsin!
Şimdi burada anlamanız gereken şeyler yükün Antalya ya olduğu ve tonajlı yükü kaldırabilecek bir kamyon olması gerektiğidir. Bazen bu tabirlere değişik kelimeler eklenir.
10 Teker – 40 ayak – Tır vb sözcükler ile ihtiyaçları olan kamyonların bilgilerini verirler.

Hepsinde bir man ve Mercedes kıyaslaması vardır. Android ios gibi… Alman vs Japon gibi Tüm rekabetler onlarda da vardır.

Parça yük (Bunu duyduğunuzda kamyonunun tam dolu olmayacağını anlayın. Mesela Eskişehir’den İstanbul'a gidiyorsunuz kamyonun yarısı dolu ve Sakarya kamyoncu garajına giriyorsunuz. Amacınız yarım olan yükü tam yapıp aynı mesafede fazla para kazanmak.
Sakarya ya giren yarısı dolu olan kamyoncu parça yük sözünü duyduğunda koşarak o firmaya gider. Koşar çünkü aynı işe başka talip olan birisi de olabilir. Lakin zaten gideceği yöne ekstradan yükleme için zaman ayırıp daha fazla para kazanması kadar güzel bir şey yoktur. Yazılı olmayan bir kanun ile ilk soran ilk kabul etme hakkına sahiptir. Kimse onun üzerine çıkamaz. Örneğin biri yük hakkında konuşurken diğeri soru sormaz. Ancak ilk konuşan yükü almaz ise ikinci ye şans doğar. Öyle sıraya kaynayamazsın döverler. Parça yüklerin ne olduğuna gelince parça yükler Genellikle ev eşyası veya galvanizdir. (sanırım galvaniz bizim oralara özel birşeydi sürekli galvaniz nakilyesi gelirdi :)

Kapak yük: Bu da parça yükten biraz daha net bir bilgidir. Kamyon kasaları genellikle 3 veya 4 kapaktır. Yani ne kadar alan kaplayacağı konusunda bilgi paylaşımı sayılır.

Neyse yükü kabul ettiniz diyelim. Parası için pazarlık edebiliyorsunuz tabi sonra firmaya komisyonu cebinizden ödeyip yükü alacağınız yere doğru ilerliyorsunuz, bu sırada bazı illegal şeyler de dönebiliyor. Örneğin fatura kesme irsaliye kesme vb. Çünkü kesilen her irsaliye kamyoncunun cebinden vergi olarak çıkıyor.
Fakat irsaliyesiz yük eğer bir polis tarafından yakalanırsa aman Allah’ım şoföre fena şeyler oluyor. Aldığı yükün 3 katı 4 katı paha da cezalar geliyor. Çorba parasıyla yırtanlarda oluyor ama tabi biz bilmiyoruz.

Yazarken o kadar çok anı geliyor ki aklıma, aman şunu da yazayım bunu da yazayım derken unutmaya başlıyorum.
Kamyoncular için çok fazla şey söylenir.
İyi yerlerde yemek yerler iyi çay içerler tek keyifleri budur sanki onun dışındakiler önemsemezler küçücük yataklarda uyurlar dert etmezler ama çay ve yemek onlar için önemlidir.
Çay dışında bir içecek istediklerinden sanki kendilerine keyif yapıyorlarmış gibi hissederek "şşş sarı pipi abim ver ordan bi limon beee" diyerek ne kadarsa ne kadar lan içicem bu limonatayı diye içerinden geçirirler. Bu arada kişisel bir tüyo vereyim sizlere, nerede kamyonu bol bir restaurant gördünüz o arada gidin korkmadan yemek yiyin. Yediğiniz her ne ise en güzeli değilse adımı değiştiririm. Hala aynı lezzeti aradığım eski bolu yolunda kamyoncuların yemek yediği yerde bir tereyağlı tavuk yemiştim. Unutamam.

Fazla dağıldım sanırım. Neyse toparlıyorum.
Elimde çay tepsisiyle gezdiğim dönemlerde o kadar çok şey öğrendim ki bu abilerden.
Yemin ederim dünya da en komik insanlarının toplandığı bir meslek var ise o kamyonculuktur.
Tek tek hepsinin incelenmesi gerekir. Belden aşağı ne kadar mevzu varsa bunlardadır.
Sansürsüz bir zamanlarda olursak editleyerek buraya anlattıkları olayları anlatabilirim.
Zenci bir kadınla birlikte olmuş kamyoncu abimizin anısını anlatmak isterdim mesela :)
Çocuk yaşta olduğunuz için “guş ötüo mu laa, var mı manita vuruon mu mala ahahaha” diye dialogları yadırgamadan dinliyorsunuz.
Sonra cevap verme süreniz başlıyor. Tabi bu yeti hemen gelişmiyor. Orada en az 1 ayı devirmiş olmalısınız.
40 yaşında adama “ne kuşu la, kuş değil bu gergedan boynuzu” diye belden aşağı iğrenç espriler yapabilecek kıvama geliyorsunuz.
Ortamda hep bi “koydum, koyuyorum” sözleriyle şenleniyor. Herkesin yol kenarında bir anısı var.
“Sarmışım 40 tonu almışım takviyeye gavur dağını tırmanıyom olmuşum lahmacun gibi”
Cümleleri çok sık duyarsınız. 5 kişi oturmuş birbirilerine en kötü yolculuklarını anlatırlar.
Bir diğeri atlar “hassssss la o saatte o yükü saramazsın” Yok o bayırı o viteste o ağırlıkla alamazsın vs gibi.
Her birinde ayrı macera ayrı anı ayrı çile ve aynı özlem vardır.
Hangisine sorarsan sor çocuklarını 1 ayın üzerinde görmemiştir. Sırf çocuklarını görebilsin diye mazot parasına yük alıp yaşadığı şehre giden kamyoncular var.
Evet sadece mazot parasına yani 40 ton yükü götürdüğü mesafedeki paraya denk gelecek bazen de üstüne cebinden para ekleyecek şekilde gidiyor. Sırf oğlunu kızını eşini dostunu görsün diye.. 6 aydır görmediği sevdiklerini gece 2 de vardığı saat 6 da yük var diye gittiği 4 saat için yol çekiyorlar.
Kısacası kamyon garajında böyle sohbetlere çok tanık olursunuz. Gençleri severler yeni başlayan meslektaşlarına racon öğretirler.
Bizlerin kuruş ile yaptığı hesapları onlar depo ile yapar :) Mesleğin için çok düzgünleri olduğu gibi çok yamukları da vardır.
Öyle gevşekleri vardır ki, dinlenme tesisinde uyuyan kamyoncunun tekerini krikosunu mazotunu çalanlar onları başka şehirlerde satanlar vs.

Kısacası sözlük, kamyoncular iyi insanlardır. Güzel abilerdir. İtleri uğursuzları vardır. Üzerinize sürende vardır. Dar yolda arkasında ilerleyip sıkılmayın diye size yol verme uğruna bariyerlere sıfır araç sürenleri de...
bunlar da ilginizi çekebilir